Category Archives: Sağlık
Tipik bir psikoterapi seansı nasıl geçer?
Cross-post demişken… Hayatkisa.com, 21 Mayıs 2007, Tipik Bir Psikoterapi Seansı Nasıl Geçer?
Bir psikoterapi seansı için tipik sıfatını kullanmak biraz yanlış çünkü herkes birbirine hem benzer hem de apayrıdır o yüzden bir kişinin psikoterapi seansı her zaman bir diğerininki gibi olmaz. Hatta çoğu kez farklıdır. Ama yine de herhangi bir terapi seansından bahsetmek, kısaca özetlemek, konuyu [...]
Türkiye umumi tuvalet olur mu?
Olur tabii neden olmasın? Yeteri kadar kurumda kadınlara ve erkeklere ayrı yerler ayrılırsa uzaydan bakıldığında Türkiye umumi tuvalet gibi görünür.
Sene olmuş 2007. Kendimizi külliyen sekse vermemiz gerekirken birçok yerde kadın erkek ayrımcılığı yapıyoruz. Bunu anlamak zor. Kadınlar da erkekler de tanışıp sevişmek istiyor. Neden mevzuyu bu kadar zorluyorsunuz ki?
Spor salonunda, restoranlarda, düğünlerde, cenazelerde, okullarda, kurslarda [...]
Gelecekte bir gün değişeceğim
Hayatkısa.com‘dan bir cross-post. Altı ay önce kişisel gelişim üzerine yazdığım bir yazı.
Değişimi arzulayan bir çok insanın gönlünde yatan bir cümle. Hiç bir zaman gelmeyen bir gelecek. Bir gün değişimini gerçekleştireceğini bilmenin rahatlığıyla uyuyan ruhlar. Tanıdık geliyor mu?
Sahibini şimdi hatırlayamadığım bir Kızılderili sözü vardı, “aptallar yaşam ve ölüm için uzağa bakarlar ama her ikisi de onların [...]
Bağışlamak: Asmayalım da besleyelim mi?
Hayatımız, kendi elimizle yarattığımız engeller nedeniyle her zaman istediğimiz gibi akmaz. Kendi ellerimizle yarattığımız engellerden biri de öfkedir.
Öfke muazzam bir enerjidir ve insanı, gerçekte istediğini yaşamaktan alıkoyar. Çevrenize bir bakarsanız kendi yaşamını her geçen gün daha güzel bir hale getirmek yerine başkalarının kendisine yaptıklarından, söylediklerinden, hayal kırıklıklarından bahsederek vakit kaybeder.
Babam bana engel olmasaydı şöyle olmazdı, [...]
Yaşam koçluğuna başka ne isim konamaz?
GÜNCELLEME!
Bu yazıyı yazdıktan bir süre sonra koçluk temel becerileri eğitimi aldım ve ardından dünyanın dört bir yanından 2000 sayfanın üzerinde coaching eğitim materyalini okudum ve gözden geçirdim. Bu materyaller içerisinde yaşam koçluğu alanında kullanılan yüzlerce çalışma formu da var.
Görüldüğü gibi yazının başlığını değiştirdim. Koçluk eğitimi aldıktan sonra koçluğun kendini içine koyduğu disiplini ve limitlerini gördüm.
Yaşam [...]
Çekim yasası sendromu
“The Secret”ın yayınlanmasıyla beraber iyice ayyuka çıkan çekim yasası konusunda birçok insanın şaşırdığını, bir tür zihinsel karmaşa yaşadığını gözledim. Bu konuya kendi çapımda elimden geldiğince bir açıklık getirmek isterim.
Düşünceleriniz gerçeğe dönüşür. Buna inanmanız gerekmiyor. Nasıl böyle olabildiğini bilmeniz gerekmiyor. Geçmiş yaşamınız bunun örnekleriyle dolu. Sakınan göze çöp batar, korktuğunuz başınıza gelir, birine 40 kere deli [...]
Empati Seviyeleri
Empati, duygusal zekanın bileşenlerinden biridir. Kendi duygularını anlayabildikten sonra başkalarının duygularını da anlayabilme özelliğine empati diyoruz.
Bir arkadaşımız bizi arayıp ağlaya ağlaya üzüldüğü birşeyleri anlattığında onun neler hissediyor olabileceğini gerçeğe yakın bir biçimde algılayabiliyorsak o zaman empati sahibiyiz demektir. Ya da yine bir arkadaşımız bizi arayıp kendisi için çok sevinçli olan bir haber verdiğinde onun sevincini [...]
Sen Zen’i bil Zen seni
Dün akşam Gaykedi ve Nakhar balkonumuza misafir oldular, şen şakrak sohbetleştik. Bize bir kitap hediye ettiler: Zen’in Eti, Zen’in Kemiği. Bu kitap çeşitli Zen öykülerinden oluşuyor. Paul Reps derlemiş, Nevzat Erkmen çevirmiş. Lafı uzatmadan hemen konuya dalmak amacıyla kitaptaki ilk öyküyü aktarmak istiyorum:
Çay Fincanı
Meiji döneminde (1868-1912) Japon Usta Nan-in, Zen incelemeleri yapmaya gelen bir üniversite [...]
Buda ve Sartre’ın ortak yönü
Bu konuyu psikoloji konulu başka bir blogumda İngilizce olarak ele almıştım.
Buda ve Sartre’ın ortak yönü, çağdaş psikoterapiyi etkilemiş olmalarıdır. Çağdaş psikoterapide ön plana çıkan iki önemli kavramdan bahsedebiliriz: “Burada ve şimdi” ve kişinin kendinden sorumlu olması kavramları.
İyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla başınıza gelen her şeyden sorumlu olduğunuz gerçeği, psikoterapistlerin özümsemenizi istedikleri gerçektir. Eğer soyulduysanız bu sizin [...]
Yaz mevsiminde aşk tavsiyeleri
Günlerdir hem Goddess Artemis‘in hem de benim gözlerimize takılan bir şey var. Özellikle belli bir yaşın altındaki genç blog yazarlarının akılları aşkla biraz karışmış durumda. Ben belli bir yaşın üstündekilerin de aşkla akıllarının karıştığından eminim ama bence onların eli yazmaya gitmiyor, tek fark bu.
Bu konuyu dar bir zamana sığdırmaya çabalamak faydasız olur ama ben yine [...]
Engin Ardıç’ı Engin Ardıç usulü eleştirmek
Az evvel Engin Ardıç’ın bugünkü yazısını okudum.
Engin Ardıç’ın yazılarını takip etmek Brezilya dizisi izlemek gibi. Birkaç bölüm kaçırmış olmanız olayları yeniden yakalayabilmenize engel olmuyor. Adam sürekli aynı şeyleri yazıp duruyor.
Bu arada bu adamın eleştiri tarzı beni çıldırtıyor. Aslında kendisinin eleştiri tarzı dışında herhangi bir tarzı yok. Kendisi tam bir batacak yer arayan insan modeli.
Son ayların [...]
Hiperaktiviteme uygun bir yöntem buldum
Son günlerde yazamamaktan şikayetçiyim. Okurlarımın gözünde bir günlük, iki günlük durgunluk veya az yazmak bir şey ifade etmeyebilir ama benim gözümde ediyor çünkü gündem kaynıyor. Görüş belirtecek ve hakkında bilgi verecek sayısız olay var.
Böyle bir ortamda ben arzu ettiğim kadar yazamıyorum çünkü fikirler aklımda birbirini kovalarken elimdeki tüm teknolojik imkanlara rağmen bir konuyu düşünürken diğerini [...]
Ateşinin çıktığına değil, huyunun değiştiğine yanarım
Sıcaklar uyutmuyor.
Bize Afrika sıcağı diye yutturulan küresel ısınma etkisi insanı fiziksel olarak hakimiyeti altına aldığı gibi ruhsal olarak da sınırları zorluyor.
Anadolu’da derler(miş) ki “Ateşinin çıktığına değil, huyunun değiştiğine yanarım”. Anneler ateşlenen çocukları için söylermiş bunu.
Ben de şimdi küresel ısınma için söylüyorum ya da moda adıyla Afrika sıcakları için.
Normalde geceyarısından hemen sonra serinleyen hava şu anda [...]
Selim Tuncer, Gaykedi ve Mahallenin Delisi’ne Notlar
Blogspot üzerindeki üç bloga yorum yapmaya çalıştım son 15 dakikadır ama nedenini bilmediğim bir sorundan ötürü yorum penceresi bir türlü yüklenmek bilmedi. Ben de çareyi yorum yapmak istediğim yazılara link vererek fikirlerimi blogumda yazmakta buldum.
Bu yazılardan biri Selim Tuncer’in, boğaz köprülerinin yaya trafiğine açılması ile alakalı yazısı.
Kadir Topbaş böyle bir proje planlıyormuş. Selim Tuncer de [...]
Hayvan Gibi Yaşamak
Saatlerdir ne yazsam diye düşünüyorum. Elimde konu olmadığından değil, üzerine yazacak yığınla şey var ama insanların bir Pazartesi sabahı okuyacakları tarzda, haftalarını aydınlatabilecek, Pazartesi sendromunu hafifletecek, anlam ve mesaj değeri gerçekten yoğun birşey yazmak istediğim için düşünmek saatlerimi aldı.
Az önce aniden buldum. Anlatmak istediğim birçok şeyi en iyi yansıtacak başlığı buldum. Yazı başlıkları bazen yazmaya [...]
Son yorumlar