Archive for the ‘life coaching’ Category

Uçak kullanmakla yaşamak arasındaki benzerlikler

Sunday, December 2nd, 2007

Uçak kazalarından bahsetmeyeceğim, konumuz o değil.
Yaşamayı oldum olası uçak kullanmaya benzetirim. Daha doğrusu yaşarken karar alma sürecimizi uçakların manevra yapış biçimlerine benzetirim. Uçaklarda olduğu gibi hayatta da aşırı keskin dönüşler felaket getirebilirler. Elbette hayatta bazen bazı konularda radikal değişiklikler yapmak gerekebilir. Ama bu zaten uçak kullanırken de yine böyledir.
Yaşamlarında keskin dönüşler, ani iniş çıkışları kendi [...]

Az düşünebilmek

Sunday, December 2nd, 2007

Hayatta birçok yanlış karar, yanlış dünya görüşü, kişinin kendi çıkarlarına aşırı aykırı davranışı vs. gibi şeyler haddinden fazla düşünmekten ileri geliyor. Bu yaşıma kadar gözlediğim en önemli şeylerden biri bu.
Çok bilen çok yanılır lafının yanına bir de çok düşünen çok yanılır diye bir söz eklemek lazım belki de. Tabii ki hayatta birçok konuda karar vermek [...]

Tipik bir psikoterapi seansı nasıl geçer?

Friday, November 9th, 2007

Cross-post demişken… Hayatkisa.com, 21 Mayıs 2007, Tipik Bir Psikoterapi Seansı Nasıl Geçer?
Bir psikoterapi seansı için tipik sıfatını kullanmak biraz yanlış çünkü herkes birbirine hem benzer hem de apayrıdır o yüzden bir kişinin psikoterapi seansı her zaman bir diğerininki gibi olmaz. Hatta çoğu kez farklıdır. Ama yine de herhangi bir terapi seansından bahsetmek, kısaca özetlemek, konuyu [...]

Psikoterapide ölüm

Friday, November 9th, 2007

Cross-post zamanı. Hayatkisa.com, 31 Mart 2007, Psikoterapide Ölüm
Psikoterapide ölüme dair bir çok konu değerlendirilir. Kabaca sınıflamak gerekirse bunları ikiye ayırabiliriz; bir yakının kaybından doğan yas ve acı sürecinin değerlendirilmesi, ve kişinin kendi ölümüne dair duygularının, korkularının ve bunları bastırmaktan doğan rahatsızlıklarının değerlendirilmesi. Bir de, psikoterapide ölüm kavramının kullanımı söz konusudur. Teori, ölüm farkındalığının kişinin terapi [...]

İş hayatına hazırlık dersi

Saturday, October 27th, 2007

Tunç Kılınç Fikir Atölyesi’nde kaydadeğer bir soruyu ele almış. Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi neden yok diye soruyor. Okunmaya değer bir yazı.
Ben de kendimce bu sorunun cevabını vermeye çalışayım.
Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi olması imkansız. Başarıya giden yolda şeytana pabucunu ters giydirecek oyunlar oynamanın dersi bu. Tunç konuya iyimser / olumlu yönüyle yaklaşmış. O böyle [...]

Terör gündeminin yarattığı travma

Monday, October 22nd, 2007

Arkadaşlar, acılı olduğumuz şu günlerde terör haberlerinden ruhen nasıl etkilendiğimizi zaten hepimiz biliyoruz. Ben kısaca bu konuda alınması gereken ruhsal (psikolojik) önlemlerden bahsetmek istiyorum.
17 Ağustos 1999 depreminden sonra uzmanlar genel olarak Türk halkının ruh sağlığı açısından nasıl davranması gerektiğine dair görüş beyan ettiler. Bu görüşleri medya sayesinde dinledik. Deprem medya için elle tutulur somut bir [...]

Askerlikte ve yaşamda sonu beklemek

Friday, October 19th, 2007

Geçenlerde aklıma geldi, askerdeyken özellikle son bir ay çok zorlanmıştım. Herkes çok zorlanmıştı. Kime sorsanız askerliğin en zor bölümü olarak son günleri anlatır. Bu zorluğun, zaman yaklaştıkça zamanın durması biçiminde bir açıklaması vardır. Gerçekten de benim de askerliğimin son günlerinde zaman durmuş gibiydi. Saatler geçtiğini sandığım ama daha bir saat bile zaman geçmemiş olduğunu farkedip [...]

Prezentabl olmak

Wednesday, October 17th, 2007

Cross-post:
Psychology Blog, 7 Mart 2006, Being Presentable
Hayatkisa.com, 27 Şubat 2007, Prezentabl Olmak
İnsan Kaynakları kitaplarında, gazetelerdeki iş ilanlarında sıkça rastladığım birşey bu. Toplumun genel algısında bir yeri var ki hiçbirimiz anlamını sorgulamaya gerek görmeden ne demek istendiğini anlayabiliyoruz. Ancak, günümüz dünyasında birçok konuda olduğu gibi prezentabl olmak konusunda da muazzam aldatmacalar söz konusu.
Kelime anlamı olarak prezentabl [...]

Ferrari’sini geri almak isteyen bilge

Monday, October 15th, 2007

Bayram ziyaretleri sırasında Ender Saraç’ın Ruhsal Gelişim ve Kader adlı kitabına göz gezdirme fırsatım oldu. Kitabın alt başlıklarından birini çok beğendim: Ferrari’sini geri almak isteyen bilge.
Ender Bey bu kısımda yeni çağ düşüncelerinden etkilenerek maddi dünyadan elini eteğini çekmek için çaba sarfeden, ancak bu hayatın geneli açısından dengesiz bir davranış olduğu için bu konuda çok zorlanarak [...]

Diğer insanlar ve zaman

Friday, October 12th, 2007

Bazen olgunluğu, huzuru insanlara hap gibi verebilecek birşeyler olmasını temenni ederim. Bir simyacının ütopyası gibi bunları düşünürüm. Elbette, öncellikle herkes birbirinden farklı olduğu için böyle bir hap bilgisi, iki sayfalık bir broşür oluşturup kişinin kendini birkaç saatliğine iyi hissetmesini sağlayarak gerçeği yakalaması ve sorunlarını bizzat kendi başına çözecek enerjiyi bulması mümkün olmayabiliyor.
Yine de; yemek, içmek, [...]

Düşünce süreçlerine gereken zamanı tanımak

Wednesday, October 10th, 2007

Cross-post günleri tam gaz: Hayatkisa.com, 11 Mart 2007. İyi okumalar.
Lisedeki psikoloji derslerinde kısaca anlatılan, beynin işleyiş biçimine dair bir konu vardı. Hatırlatmak gerekirse; özellikle yaratıcılık gerektiren işlerde kişi belli düşünce süreçlerinden geçer, dışarıdan bakıldığında hatta kendi kendine düşündüğünde birşey yapmıyormuş gibi görünür ancak bir süre sonra aniden üzerinde çalıştığı sorunun çözümü kişinin aklına gelir.
Aslında aniden [...]

Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu

Tuesday, October 9th, 2007

Cross-post haftası coştu. Hayatkisa.com, 14 Mayıs 2007.
GIRGIR dergisini hatırlayanlarınız vardır diye tahmin ediyorum. Zamanında dünyada en çok satılan ikinci mizah dergisiydi. Orada çok sevdiğim, üzerinde yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen hala dün gibi aklımda olan bir karikatür var. İdam cezası almış bir mahkuma ipi boynundan geçirmeden evvel “son arzun nedir” diye soruyorlar. O da “tıp [...]

Şüpheleri gerçek kılmak için harcanan çabalar

Tuesday, October 9th, 2007

Cross-post, Hayatkısa.com, 26 Mayıs 2007
Kişinin kendisini sabote etmesi, kendi yıkımını hazırlaması açısından hatırı sayılır çabalardır.
Örneğin bir dersten asla geçemeyeceğini düşünen birinin o dersten geçmek için bir çaba göstermemesi bu alanda sık rastlanan örneklerden biridir.
Toplum içinde dışlandığından şüphelenen birinin herkese ters ve soğuk davranarak bunu garanti altına alması da örnek olarak gösterilebilir.
Sevgilinizin sizi sevmediğini düşünüp onun [...]

Sürekli bir dakika sonrasını beklemek

Tuesday, October 9th, 2007

Cross-post: Hayatkisa.com, 28 Mayıs 2007
Bu başlık geliştirilebilir, varyasyonları üretilebilir. Mesela sürekli geleceği beklemek, sürekli bir hafta sonrasını beklemek, sürekli bir gün sonrasını beklemek.
Bir çay içerken tadını almak yerine çayın bitmesini ve bir sonraki çaya geçmeyi beklemek. Yemek yerken bitirmeyi beklemek, öpüşürken sevişmeyi beklemek, kitap okurken sonunu beklemek.
Her geçen gün daha da sonuç odaklı bir hal [...]

Bir iletişim biçimi olarak kıskançlık

Monday, October 8th, 2007

Günün cross-post’u, Hayatkisa.com‘dan, 30 Mayıs 2007′de yazdığım bir yazı.
Bazı insanlar iletişim kurmakta güçlük çekerler. İletişimsiz yaşanamayacağı için de kurulamayan iletişimin yerine birşeyler koymak gerekir. İşte bu bazen kıskançlık olur. Bazı insanlar kıskançlık üzerinden iletişirler.
Kıskançlığın özünde kıskanan kişinin karşı tarafın zihnindeki değerini görme çabası vardır. Üzerinde ikiden fazla canlının yaşadığı bir gezegende bulunduğumuzu unutarak kıskanan kişi, [...]