alemlerin aslı hayaldir

Blograzzi Google’ın, Yahoo’nun, Amazon’un Bilmediği Birşey Biliyor

Blograzzi beta yayınında, kendilerini tebrik ediyor ve uzun bir yaşam diliyorum.

Türkiye’nin gerçekten çok ihtiyacı olan ve Türkiye’nin Technorati’si diyebileceğimiz bir platform blograzzi. Bu açıdan çok ümitliyim.

Ancak beni şaşırtan birşey oldu. Blograzzi, web sunucuları hakkında Google’dan, Yahoo’dan, Amazon’dan, Technorati’den Digg’den, delicious’tan, Youtube’dan, Flickr’dan ve daha birçok başarılı web ortamından daha çok şey biliyor. Bu nedenle sunucu altyapısı olarak Windows işletim sistemini seçmişler. Kodlamayı da asp.net ile yapmışlar.

Kendilerini bu riski aldıkları için de ayrıca tebrik ediyorum. Bu büyük şirketlerden daha iyi ne bildiklerini zaman içinde göreceğiz.
logo_beta.png
Ayrıca blograzzi’nin kurumsal kimliği ve logosu da son derece özgün olmuş. Onu yapanı da tebrik etmek lazım.
technorati.jpg

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

33 Comments to Blograzzi Google’ın, Yahoo’nun, Amazon’un Bilmediği Birşey Biliyor

  1. 5 June 2007 at 18:17 | Permalink

    Hakikaten insanların işi gücü, ya taklitçilik ya da papağanlık. Özgün bir şey yaratmak mı? Hey, dostum, bu iş çok zor! O da olmazsa, sevgili Gulfi‘nin son derece başarılı bir tespitle dediği gibi, devir “copy-paste nesiller”in devri olduğundan, bloğu telefon defterine döndürmece.

    Sunucu altyapısı olarak Windows’u seçmekse, kendi kendini sabote etmeye çalışmakla aynı anlama geliyor benim kitabımda.

    Arkadaşlara “hayatta başarılar ve hadi size iyi günleeeeerrrrrr!” diyorum.

  2. 5 June 2007 at 18:37 | Permalink

    Asp.net görünce tiksiniyorum artık nedense. Bence bunun böyle yapmalarını nedeni bu ortama hakim olduklarıdır. Diğer türlü siteyi bile açamayacaklardı belki.

  3. 5 June 2007 at 19:12 | Permalink

    Arkadaşlar yanıldığınız bir nokta var :) sistemi Arda Kutsal kendisi kodlamamış ki innova adlı bir yazılım firmasına yaptırmış ki orasıda asp.net kullanarak yapmış. ASP.NET’i daha doğrusu .net ‘i bende sevmiyorum ancak bu tür projelerde önemli olan mantık diye düşünüyorum yani tüm web 2.0 manteliteli projelerin dili ruby,php yada python olmak zorunda mı? Logo ise gerçekten bu kadar da olmaz dedirtecek cinsten olmuş..

  4. 5 June 2007 at 19:24 | Permalink

    estağfurullah :) (bunu yazmasıda ne zor ya, ne acayip bir sözcük) performans açısından windows sunucuları kullanmak mantıksız tabi..

  5. 5 June 2007 at 19:27 | Permalink

    Bayılıyorum bunlara ya. Yaşam ne kadar kolay böyle.

  6. 5 June 2007 at 21:27 | Permalink

    Ben biliyordum kodlamadığını. Fakat böyle bir kodlama olacağını sanmıyordum. Uzun vadeli hiç bir şeye dayanmaz. Dünya’da hiç bir sistem bu kadar gücü kaldıramaz. Ki Microsoft hotmail’i satın almadan önce de , hotmail sunucuları bds üzerindeydi(linux da olabilir tam emin değilim). Herneyse ne diyelim umarım iyi yerlere geldim, çünkü sistem olarak beğendim.

  7. 6 June 2007 at 1:20 | Permalink

    Blograzzi Arda Kutsal’ın yaptığı açıklamaya göre daha lansmanı yapılacak kadar hazır değil. Oyyla’nın da başına aynı şey gelmiş ve biz daha siteyi açmadan bloglar arasında Oyyla haberleri dönmeye başlamıştı. Çok zor bir durum. Sunucuları bile yeterince hazır değilmiş. Arda Kutsal’dan siteyi hazırlamadan yayınlama gibi bir hata beklemezdim.

    Bence lansmanı yapılacağı zaman tasarımı ve logosu değişecektir. Şu anki logosu ve genel yapısı altyapı çalışmalarını basit düz tasarımdan kurtarmak için öylesine yapılmış gibi duruyor.

  8. 6 June 2007 at 6:12 | Permalink

    @ Gökhan Çeliker:

    “Şu anki logosu ve genel yapısı altyapı çalışmalarını basit düz tasarımdan kurtarmak için öylesine yapılmış gibi duruyor.”

    demişsiniz. Size katılmıyorum. “basit ve düz” tasarım yoktur, “sade ve zarif” tasarım vardır! 90′larda ilk örnekleri görülen, her tarafından ayrı bir banner fırlayan, ışıklar yanıp sönen, saçma sapan müzikler çalan, bilmem nere minibüslerine benzeyen abartılı sitelerdense, gerçekten “sade ve şık” hatta “minimalist” siteler çok daha ilgi çekici ve başarılı bana göre.

    Bir de şu var: Technorati varken Blograzzi’ye (bu isim de ayrı bir “yaratıcılık” örneğiymiş!) ne gerek var?! Herhangi bir şeyin (filmin, romanın, şarkının, resmin, şiirin…) orijinali varken neden çevirisini okuyayım ki?! Dünya çapında nerede olduğumu (ki tüm samimiyetimle söylüyorum, buna cidden aldırmıyorum!) bildiren/belirleyen ve beni uluslararası arenada tanıtan Technorati varken, neden Türkiye çapındaki Blograzzi’yle ilgileneyim? Ya da -kusura bakmayın ama- Digg varken neden Oyyla’ya bakayım?

    Belki de, Türk Blog Community’lerine hitap eden şeyler yazmak gibi bir kaygım olmadığından, sadece ve sadece kendi zevkim için yazı yazdığımdan böyle düşünüyor olabilirim.

    Sürç-i lisan ettimse affola!

  9. Deniz's Gravatar Deniz
    6 June 2007 at 10:54 | Permalink

    Osman kardeşim, kaftasçı unixci olabilirsin, hatta webde php daha hızlı çalışabilir. Ama şunu bil ki Türkiye’de kurumsal php çözümü sunan firmalara ve developerlara kolay ulaşılamıyor.

    Türkiye’de özgün veya özgün olmayan web2.0 projeleri zaten kolay çıkmıyor, önüne gelen bedava biryerden blog alıp yazı yazıyor. Bunun yanında kafa patlatıp bişeyler yapmaya çalışan 10-15 insan var.

    Kimseye başkalarının projelerine destek olun falan demem ama, en azından köstek olmayın derim.

    Haydi şimdi gidip meydanlara firefox bayraklarımızla çıkıp “laik türk interneti” ni kurtaralım.

  10. 6 June 2007 at 14:55 | Permalink

    @Osman S. Börütecene

    Hiç sıfırdan site tasarladınız mı bilmiyorum. Ama eğer tasarladıysanız siz de bilirsiniz ki altyapı tasarımı (php, asp vs.) ve kabuk tasarımı (sitenin nasıl görüneceği) birbirinden bağımsız, ama bağlıdır.

    Altyapıyı tasarlarken güzel görünmesi için uğraşmazsınız, verileri veritabanından düzgün alması, düzgün göstermesi için yazarsınız. Eğer bir sitenin sadece altyapısı çalışmaya başlamışsa o site Times New Roman’lı, linkleri mavi, arkaplanı beyaz şeklinde görünür. “altyapı çalışmalarını basit düz tasarımdan kurtarmak için öylesine” tasarım yaparsınız. Böylece arkaplanınız yeşil, yazılarınız beyaz, yazıyla Blograzzi yazan yere öylesine çizdiğiniz logonuzu koyarsınız.

    Sanırım basit-düz tasarımdan kastettiğim şeyi anlatabilmişimdir: Daha asıl tasarımı yapılmamış, altyapı çalışmalarının görünür hali.

    Yabancı servislerin Türkçeleştirilmesi konusuna gelince:

    Bunu en iyi ulusal gazete ve yerel gazete örneğiyle anlatabilirim. Ulusal bir gazetede dün gece yanıbaşınızdaki evde çıkan yangın “Osmaniye’de yangın” haberiyle verilir ve çok fazla önemli değildir, çünkü ülkenin başka bir köşesinde 3 gündür süren bir yangın haberi manşettedir. Ama sizin için önemli olan haber yanıbaşınızdaki yangında yaralananlardır. Bu yüzden yerel gazeteler vardır: Bölgesel öneme sahip haberlerin ulusal öneme sahip haberler arasında boğulmasını engellemek için.

    Digg’e dönecek olursak, daha önce Digg’e bir yazı gönderdiniz mi bilmiyorum ama, Digg’e gönderdiğiniz yazılar yabancı kaynaklı yazılar arasında boğulur ve kaybolur. “Upcoming” sayfasında sadece birkaç saat durur ve o esnada yeterince Türkçe bilen insan tarafından digg’lenmediği için arkasayfalara düşer. Benim bildiğim kadarıyla anasayfaya çıkabilmiş Türkçe haber şu an mevcut değil. Çıksa bile bury’lenecektir. Çünkü Digg kullanıcıları yabancı içerik sevmez.

    Bu yüzden Türkçe yazıları Digg mantığıyla sunabileceğiniz bir platforma ihtiyaç vardır. Bu nedenle Oyyla’yı kurdum. Bu yüzden halen Oyyla ilgiyle takip ediliyor.

    Technorati ise aynı şekilde dillere göre sıralama yapmadığından bu hizmetin Türkçe’sini kurmak mantıksız olmayacaktır.

    Ama mesela Alexa’nın Türkçe’sinin kurulmasına gerek yok, çünkü zaten Alexa Türkiye’nin en iyileri şeklinde bir sıralama yapabiliyor.

    Sizin deyiminizle “Türk Blog Community”e hitap etme kaygısı taşıyan bir yazar tanımıyorum. Belki bu konuda bir yazı yazarak bizi bilgilendirebilirsiniz.

  11. 6 June 2007 at 15:19 | Permalink

    @Osman S. Börütecene Oyyla’yı beğeniyor oluşunuza sevindim, yorumumun bir kısmını “Goddess Artemis”e atmıştım ama neresinden bölsem bilemedim, hepsi size yazılmış gibi olmuş, kusura bakmayın.

  12. 6 June 2007 at 16:44 | Permalink

    Blograzzi için “Türkiye’nin Technorati’si” şeklinde bir tanımın ve kopya site anlamındaki yorumların bilgi eksikliğinden veya önyargıdan kaynaklandığını düşünüyorum. Technorati’ye sıralamaları bloglara verilen bağlantılara göre yapan bir blog arama motoru diyebiliriz.

    Blograzzi’nin “Türkiye’nin Technorati’si” olması için Türkçe blogların birbirlerine verdikleri linkleri hesaplaması gerekir ki, Technorati bunu gayet güzel bir şekilde yapıyor, Blograzzi’nin bunu yapacağını sanmıyorum. Blograzzi’de blogların farklı servislerdeki sıralamaları ve her blogun favoriye alınma ve yapılan yorum sayısı gibi kriterler belirli bir algoritma ile Blograzzi puanını oluşturuyor.

    Blograzzi, şu an için eksikleri olsa da Türk blog dünyası için yararlı bir oluşum bence. Eğer “yapıcı” eleştirilerimiz varsa Blograzzi’nin iletişim sayfasından önerilerimizi ileterek daha yararlı bir iş yapmış oluruz.

  13. 6 June 2007 at 18:28 | Permalink

    konuyu saptırmak gibi olmasın ama biz kimi eleştirsek, eleştirilenler iyi birşeyler yapmaya çalışanlar, bizde köstekçisi durumuna düşüyoruz.
    Şimdi o zaman şöyle bir durum var, biri digg taklidi bir site yapıyor, ama onu da yapmayı bilmiyor, bizden destek olmamızı mı bekliyor? Çünkü eleştirince köstek oluyormuşuz, halbuki gidip siteyi yapana “bak güzel kardeşim, şunu şunu yanlış yapmışın, düzelt” dememiz gerekiyormuş. Yani bir grup insan, bilmediği işleri yapıyor, onlara da “git kardeşim sen web sayfası yapma, ayakkabı falan tamir et” dediğimizde biz ayıp ediyoruz.
    Bana kalırsa yok öyle yağma. Bak ben de bilmiyorum php asp vs, insan gibi kurmuşum wordpress’imi yazıyorum kafama göre.
    Ha içimizden gelir, anlayan arkadaşlar yardımcı olur. Ayrı, ama yapıcı olmayan eleştiri de yaparız yani, kusura bakmayın.
    Doctus’dan örnek verecektim de neyse kılım bu aralar oraya da:)

  14. 6 June 2007 at 20:17 | Permalink

    Blograzzi, Technorat’den farklı işliyor. Bir çok istatistik verilerini bir araya getirip, bunlardan kullanıcıların yorumlarını, favorilerini de toplayıp genel bir puan çıkarmaktır. Yani hep şikayetci olduğumuz Alexa gibi şeyler çözüm arıyor.

    Çünkü burada Pagerank, Technorati, Alexa, kullanıcı yorumları herşey bu puanı etkiliyor. Herbirini de birleştirince belki makul bir blog karşılaştırma ortamı çıkıyor. Çünkü ben Alexa’ya kale almam, fakat başka bir şeyi kale alabilirim. Fikir olarak güzel, fakat altyapı’da asp kullanılıyor ve microsoft türevlerine karşı bir antipatim olduğu için sevemiyorum.

  15. 6 June 2007 at 21:47 | Permalink

    @tansu yorumun üzerine blogunu görme fırsatım oldu. Bence herşeyi güvenlik açısından bakarak yorumlamaman gerekiyor. Tamam, belki güvenlik alanında “yapıcı eleştiri” ile aranız pek yok (ki olması gerekir) ama sosyal sitelerde kullanıcı görüşlerine çok önem veriyoruz. Çünkü Oyyla’yı Oyyla yapan kullanıcılarımız, onların gönderileri, oyyları, yorumları. Yani kendi tarzlarını paylaşabilecekleri bir platform.

    Eleştirince köstek olmuyorsunuz, aksine daha iyisini yapmamız için bizi şevklendiriyorsunuz ama sanattan anlamayan birisinin Picasso’nun eserlerine bakıp “adam resim yapmayı bilmiyor” demesi durumuna düşmemek lazım.

  16. 7 June 2007 at 11:29 | Permalink

    tansu,

    Eleştirinin üslubu ve amacı çok önemlidir. Eğer amacımız eleştirdiğimiz sitenin/servisin daha iyi bir konuma gelmesiyse, karşı tarafı rencide etmeyecek ve şevkini kırmayacak şekilde eleştiride bulunuruz. Yapıcı olmayan, oturduğumuz yerden yaptığımız kırıcı eleştirilerin ne amacı olabilir açıkçası bilmiyorum.

    Ben Türk blog dünyasının gelişiminde pay sahibi olacağını düşündüğüm her oluşumu desteklemeye çalışırım. Ama kimse destek olmak zorunda değil tabii ki; “şunu şunu yanlış yapmışsın” dememek tabii ki sizin elinizde, saygı duyarım. Benim anlamadığım ve çözmeye çalıştığım nokta şu: Türkçe, iddialı bir site/servis çıktığında niye ilk tepkimiz, “bu kopya site, taklit site” oluyor…

    Hangimiz ilk kullandığımız posta servisini kullanıyoruz? Gmail çıktı, bazı özellikleri diğer posta servislerine benziyordu; ama kendine has özellikleri ve yenilikleri vardı; peki benzer özellikleri olduğu için Gmail’e “taklitçi, kopya servis” dedik mi?

    Ya da Mozilla Firefox çıktığında, bu tarayıcı Netscape’in veya Internet Explorer’ın kopyası mı dedik, sonuçta bazı özellikleri benziyordu? Hayır, demedik; çünkü bizim sempatimizi kazanan birçok yeniliği ve kullanım kolaylığını getirdi.

    Örnekler çoğaltılabilir, umarım demek istediğim anlaşılıyordur. Yeni bir sitenin/servisin/yazılımın kalitesi getirdiği yeniliklerle ölçülür. Blograzzi’de ya da başka bir serviste hiçbir yenilik görmüyorsanız siz bilirsiniz tabii; ama ben bardağın dolu tarafına bakmaya çalışıyorum.

  17. 13 June 2007 at 13:05 | Permalink

    @ Fatih Arslan: “Blograzzi, Technorat’den farklı işliyor” demişsiniz, çok haklısınız(!) Nedenini az sonra belirteceğim…

    @ Gökhan Çeliker ve @ Hasan: Hakikaten çok yenilikçi, süper kullanışlı bir siteymiş(!) Hele de sunucu altyapısı olarak Windows’u kullanarak şahmışlar şahbaz olmuşlar! Nereden mi biliyorum?

    Yahu, iki gündür, (herhangi bir web sitesine online bilgi girişi yapmaya aşırı üşendiğimden) AbiWord’de yazıp hazırladığım toplam 7 satırlık bir tanıtım yazısını “blog bilgilerini güncelle” bölümündeki “özet” kısmına copy-paste ediyorum. Sonuç: “bir hata oluştu, daha sonra tekrar deneyiniz.”

    Ben bu hata mesajını nereden hatırlıyorum? Tabii ki, hayatımdan tamamen silip attığım Windows’tan! İşte altyapı bu kadar! Sitenin inanılmaz yavaş olmasını, online işlem yapmaya çalıştığımda buton komutlarını geç algılamasını, Firefox’u ve Opera’yı sürekli kilitlemesini -en iyi ihtimalle- yavaşlatmasını, benim klavye ve işletim sistemi (Linux/Ubuntu) hızımı yakalayamamasını saymıyorum bile!

    Ondan sonra, “olumlu eleştiri” bilmem ne. Önce olumlu eleştiri alabilecek bir site yapılsın, sonra hayranlığımızı belirtmezsek o bizim eşşekliğimiz olsun!

  18. 14 June 2007 at 11:19 | Permalink

    @Goddess Artemis blograzzi’nin altyapısının windows olması ya da olmaması hakkında savunduğum bir görüşüm yok, servislerin Türkçeleştirilmesi konusunda görüşlerim var.

    Ancak “online işlem yapmaya çalıştığımda buton komutlarını geç algılamasını, Firefox’u ve Opera’yı sürekli kilitlemesini -en iyi ihtimalle- yavaşlatmasını, benim klavye ve işletim sistemi (Linux/Ubuntu) hızımı yakalayamamasını ” dediğiniz kısmın sitenin altyapısı ile herhangi bir ilgisi yok.

    İster sunucu Linux olsun, ister Unix, isterse MS-DOS üzerine sunucu kursunlar, bu yavaşlatmalar sitenin üst yapısındaki kodlardan kaynaklanır. (Javascript vb birşey yavaşlatıyor olabilir)

  19. 14 June 2007 at 12:08 | Permalink

    Goddess Artemis,

    Yorumumu tam okumadınız sanırım; benim “olumlu eleştiri yapın” şeklinde bir ifadem kesinlikle olmadı, yapıcı eleştirinin önemini anlatmaya çalıştım. Olumlu eleştiri ile yapıcı eleştiri arasında çok fark var. Siz bu siteyi beğenmemiş olabilirsiniz, ve beğenmediğiniz yanlarını söyleyebilirsiniz, kimse size olumlu eleştiri yapın demez. Fakat Osman beyin bu yazısında yaptığı ve sizin yorumlarınızdaki kopya site iması genel olarak kırıcı eleştiridir bana göre. Technorati ile logo dışında nasıl bir benzerliği var Blograzzi’nin, işleyiş ve mantık olarak? Blograzzi’yi ve Technorati’yi biraz incelerseniz tamamen farklı olduklarını görebilirsiniz.

    Üstte yorumumda bu durumu anlatmıştım:

    “Blograzzi’nin “Türkiye’nin Technorati’si” olması için Türkçe blogların birbirlerine verdikleri linkleri hesaplaması gerekir ki, Technorati bunu gayet güzel bir şekilde yapıyor, Blograzzi’nin bunu yapacağını sanmıyorum. Blograzzi’de blogların farklı servislerdeki sıralamaları ve her blogun favoriye alınma ve yapılan yorum sayısı gibi kriterler belirli bir algoritma ile Blograzzi puanını oluşturuyor.”

    —-

    “Blograzzi, web sunucuları hakkında Google’dan, Yahoo’dan, Amazon’dan, Technorati’den Digg’den, delicious’tan, Youtube’dan, Flickr’dan ve daha birçok başarılı web ortamından daha çok şey biliyor.” şeklindeki ifade bana mantıklı gelmedi açıkçası. Asp.net oldukça başarılıdır; fakat size başarılı gelmiyor olabilir. Blograzzi’nin geliştirilme dili olarak asp.net sunucu altyapısı olarak Windows işletim sistemini kullanması kendi tercihleridir, bu şekilde adeta “aşağılanmasını” doğru bulmadım.

    Kaldı ki, kendi bilgisayarında “Linux” ya da “Mac OS” işletim sistemini kullanan birine; size ya da bana dalga geçer bir şekilde “Dünyadaki bilgisayarların %90′dan fazlasında işletim sistemi olarak Windows kullanılıyor, sen herhalde bu kadar insandan daha çok şey biliyorsun ki Linux kullanıyorsun…” diyebilir o zaman bir başkası aynı mantığı kullanarak…

    Ben asp.net daha iyidir, php kötüdür ya da tam tersini söylemedim kesinlikle. Türkiye’nin technorati’si, kopya site gibi ifadelerin yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım yalnızca.

  20. 14 June 2007 at 12:42 | Permalink

    İyi anlamda söylemiş de olsanız bence, anlattığım sebeplerden dolayı Blograzzi “Türkiye’nin Technorati’si” değil. :)

    Fakat olaya farklı bir bakış açısıyla yaklaşıp, Technorati dünyadaki kaliteli blogları ön plana çıkarmaya çalışıyor. Blograzzi Technorati’den farklı bir yöntem ve sistem kullanıyor olsa da onun da asıl amacı Technorati’ye benzerdir; o yüzden Türkiye’nin Technorati’sidir, yani Türk bloglarındaki kaliteli içeriği ön plana çıkarmaya çalışıyor derseniz o ayrı meseledir bence.

    Diğer konuda ben fanatikliğe karşıyım ama ben de sizin gibi Linux sunucuların daha iyi olduğunu düşünüyorum. Demek istediğim, genelleme yaparak çoğunluğun kullandığını tercih etmemenin her zaman yanlış olduğunu düşünmenin yanlış olduğu, bizim çoğunluğa uymadığımız durumlarda da başka birinin aynı mantığı kullanarak yanlış yaptığımızı ifade edebileceğiydi.

  21. 14 June 2007 at 12:46 | Permalink

    @ Gökhan Çeliker ve @ Hasan:

    Son yorumlarınız, neden hâlâ {AbiWord’de yazıp hazırladığım toplam 7 satırlık bir tanıtım yazısını ‘blog bilgilerini güncelle’ bölümündeki ‘özet’ kısmına copy-paste ettiğimde ‘bir hata oluştu, daha sonra tekrar deneyiniz’} yanıtını aldığıma bir açıklama getiremiyor, ne yazık ki! Evet, -adının ne olduğunun önemi yok ama- neden hâlâ özet bilgilerimi Blograzzi’ye girmeyi başaramadım? Türk yapımı bir web sitesini neden kolayca/basitçe kullanamıyorum? Yoksa bende mi bir geri zekalılık var ki, Technorati, Digg, Flickr, WordPress, Reddit, YouTube, imdb, Amazon kullanırken hiç sorun çıkmıyor da, burada çıkıyor?!

    N.B. Türkiye’den çıkmış “doğru dürüst çalışan ve başından beri hiç sorun çıkarmamış bir web/community sitesi” yok mu? Tabii ki var! Benim favorim: Daniska‘dır.

  22. 14 June 2007 at 18:35 | Permalink

    Goddess Artemis,

    Sorununuzu benim mi çözmem ya da sorunla ilgili açıklama yapmam gerekiyor yoksa kullandığınız servisin mi çözmesi ya da açıklama yapması gerekiyor, bir düşünün bence. Taklitçilikle, papağanlıkla suçladığınız bu kadar kötü (!) ve işe yaramaz (!) bir siteyi niye kullanıyorsunuz anlamak güç. Ama siteyi kullanma konusunda ısrarlıysanız sorunlarınızı Blograzzi’ye bildirip bir çözüm bulabilirsiniz. Sorunun sebebi blogunuza aşırı etiket girmeniz olabilir belki, bilmiyorum. Sanırım Blograzzi, etiket sayısı konusunda bir sınırlama getirmeli.

    Estağfurullah ne geri zekalılığı?… Yalnızca önyargılarınız var, Türkçe servisler/siteler konusunda. Önyargınız olmasaydı Türkiye’den çıkan doğru dürüst çalışan Gaxxi, Myschoolog, Nokta gibi birçok site/servis/şirketin olduğunu bilirdiniz ve Blograzzi’ye bakış açınız da daha farklı olurdu. (Bu arada Daniska’nın da Oyyla ve birçok sosyal imleme sitesi gibi Pligg altyapılı olduğunu biliyorsunuzdur herhalde, ona da taklitçi demeyesiniz?!)

  23. 14 June 2007 at 20:45 | Permalink

    @ Hasan:

    1. Sizden şahsen sorunla ilgili yanıt beklediğimi imâ etmeniz ve estağfurullah demeniz -çoluk çocuk bilmez ama ben asıl anlamını bilecek kadar Osmanlıca bilgisine sahibim- zekam konusundaki fikrinizi ortaya koyuyor. Teşekkür ediyor ve bilmukabele diyorum.

    2. Siteye dahil olma gibi bir arzum yoktu, canımın ichi linkini ekleyince, “bari gireyim de bloğumu sahipleneyim” dedim.

    3. İstediğim kadar “etiket” ekleyebilme hakkımın olması gerekir, ben az yazdığımı bile düşünüyorum.

    4. Daniska’nın sistemini biliyorum. Bu konuda da, cahil olduğumu imâ etmeniz sizin 1. madde’de “benim hakkımdaki kişisel fikrinizin ne olduğunun” bir başka kanıtı. Ama bu önemli değil, çünkü: Linux işletim sistemi tabanlı olan her şeye evet, Microsoft’a ölümüne hayır!

    Bu yorum, bu makale için yazdığım son yorumdur. Nokta.

  24. 15 June 2007 at 14:35 | Permalink

    28 nolu yorumunuzda “…yanıtını aldığıma bir açıklama getiremiyor…” dediğinize göre benim yorumlarımın sizin sorununuza açıklama getirmemi beklediğinizi düşünmüştüm. Ben sadece düşüncelerimi aktarıyorum; Blograzzi’nin mükemmel bir servis olduğunu, hiç hatası olmadığını ispatlamaya çalışmıyorum. Yeni bir site ve beta aşamasında; sizin karşılaştığınız gibi dolu hatanın olması gayet normal, zaten hiç hatamız yok gibi bir iddiaları da yok.

    Bahsettiğiniz sitelerin de ilk açıldıkları zamanlarda hataları oldu muhakkak, zamanla düzelttiler. Hatta şimdi bile bazen sorun yaşıyorum dediğiniz servislerde. Fakat birçoğunun kullanıcıya yaklaşım ve sorun çözme yetenekleri çok zayıf, iletişim mesajlarıma birçok “büyük” servis doğru düzgün cevap vermiyor. Bu konuda şu ana kadar başarılı bulduğum, Feedburner, Google gibi birkaç site vardı.

    Tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki, “estağfurullah” kelimesini sizin düşündüğünüz şekilde bir anlamda söylemedim. Günümüz halk dilinde ne anlamda kullanılıyorsa o anlamda kullandım. Zaten düşündüğünüz gibi bir anlamda söyleseydim, sonraki cümlem “Yalnızca…” şeklinde olmazdı, “Ayrıca…” şeklinde olurdu. Yine de yanlış anlaşıldıysam ve sizi kırdıysam özür dilerim.

    Ben ne düşünüyorsam mümkün olduğunca açık söylerim, imâlı konuşmam; siz benim imâlı konuştuğumu düşünüyorsanız o sizin önyargılı olduğunuzu gösterir. Ben de size karşı önyargılı olsaydım, şu sözlerinizden onlarca imâ türetebilirdim.

    Burada zamanımı ayırıp yazıları/yorumları okuyor ve yorum yapıyorsam, konuşmuş olmak için yapmıyorum kesinlikle. Kendi bilgi birikimimi ve mantığımı kullanarak düşüncelerimi paylaşmak ve aynı zamanda yeni bir şeyler öğrenmek, yanlış düşündüğüm noktalar varsa doğrularını öğrenmek için tartışıyorum. “Tek doğru benim düşündüğümdür” şeklinde düşüneceksek, tartışmanın anlamı olmaz benim için.

    Ben de bundan sonra bu blogda yorum yapmayacağım sanırım; “kendi gibi düşünmeyen, yaşamayanı dışlama” tarzı ve önyargılı olan yaklaşımlar bana göre değil çünkü…

  25. barfly77's Gravatar barfly77
    26 June 2007 at 19:39 | Permalink

    Yazdığınız yazıya kesinlikle katılıyorum Türkiyede herşey bir taklit üzerine gidiyor. Çok merak ettiğim bir şey var ne zaman birileri bizi taklit edecek. Ayrıca sistem işleyişinde de bazı sorunlar var. Kendi sahiplendiğim bloğuma hakeret edecek cinsten etiket yapıştırılıyor.
    Window ve Linux tercihlerinin nasıl bir karar olduğunu sistem şişmeye başlayınca anlarlar nasıl olsa.

  26. 22 July 2007 at 5:44 | Permalink

    Şu Linux Windows konusunu ne kadar abartmışsınız. Üstelik çıkarımlar da yanlış. Evet; ASP yavaştır filan ama süründürür, öldürmez. Blograzzi’nin yavaşlığının nedeni basit: sayın kaç javascript çalışıyor; üstelik hepsi ağır class’lar. Bir de doğal olarak Türkiye’de bu işleri yaptınmı düdük gibi bant genişliğine takılırsın. Blograzzi, kötü kodlama. LAMP ile çalışsa da uçmazdı.

    Microsoft müşteri getiriyor, bu da gerçek. Müşteri dünyadan habersizdir Türkiye’de, “baba bizim sistem microzort” deyip verdinmi ayarı, hemen tav olur. Güce tapınma manyaklığı var ya bizim insanda. Ezilir, ama en çok ezeni sever. (Başka şekilde söylesem bu yorum yayınlanmaz:)

    Blograzzi taklittir ama tam Technorati gibi birşey de değil. Bence “türkiş” bir sistem; çingenelik yapmaya olanak tanıyor, Technoratide bu yok. Onun için Technorati Türkiye’de tutmadı. Inveon’a da, Arda Kutsal’a da 50 kez üstü kapalı sordum bu çingenelik sistemini değiştirecekmisiniz, ya da algoritmayı açıklayacakmısınız diye, anladılar derdimi, aynı üstü kapalı tarzla “hayır” dediler.

    Blograzzi iyi bir sistem değil ama neden yaptılarki diye sormak da gereksiz. Hiç de faydasız değil, burayı bile oradan dallanarak buldum. İyi ki var. Ama umarım biri daha “doğu-batı” sentezi birşey yapar en azından. Çünkü 5-10 adam blog yazmayı da bıraktı, Blograzzi yağdanlığı oldu. Blograzzi’de bunlara çanak tutuyor, her tıklama reklam kapısını biraz daha aralamak gerek. Reklamverende kalitesiz zaten, sitenin içeriğine değil hitine bakıyor. Bizim salak reklamcılar hırsızlar site açıp meslek sırlarını paylaşsa, o sitede tavana vursa, kalkıp siteye Rolex reklamı döşerler. Memleketin insanı ahmaklıkta sınır tanımadıkça, böyle üfürür dururuz bizde.