Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Blog Furyası: Bir Blogun Rotası

17 Ocak 2007 Çarşamba 11:48, Osman Seyit Börütecene

Bu web sitesi yayına gireli iki aya yaklaşıyor. İlk blogum değil bu. Yaklaşık olarak bir yıldan fazla bir zamandır bir iki değişik konuda blog yayını yapıyorum. Diğer bloglarımı zaman içinde yeri geldikçe tanıtmayı da isterim. Ancak şimdi burada üstünde durduğum konu blog kavramı dahilinde yazılanların konu olarak ne yöne gittiği, zaman içerisinde nasıl bir çizgi takip ettiği ile ilgili.

Türkiye’de - Türkiye, dünya üzerinde en çok şairin yaşadığı ülke olsa gerek; beşikten mezara kadar herkes bir kaç büyük eser bırakıyor - blogların inanamadığım kadar büyük bir bölümü şiirlerle dolu. Geri kalan bölümü ise çoğunlukla bunalım ve karamsarlık yazılarından, hem Türk Edebiyatı’nın hem de Türkler olarak gündelik yaşamdaki iletişim biçimimizin hakim janrı olan dolaylı yollardan iletişim kurabilme çabasından ibaret. Mikroskobik boyutlarda küçüklükte bir bölümü de gerçekten okunmaya değer yazılarla dolu. Yani yüzbinlerce blog arasında yüz, bilemedin yüzelli tane. Şimdi bu durum bir kenarda dursun.

Bu adreste kendi adımla yazmaya başladım çünkü internet bir saklambaç aracı olarak kullandığımız bir oyuncak olmaktan çıkalı yıllar oldu bence. Her ne kadar çeşitli topluluk sitelerinde kimliklerimizi saklasak da, ciddi ve birikimli insanların [hadi bana ayar verin :) ] kendi isimleriyle topluma birşeyler söylemesinin ve birikimlerini güncel anlamda paylaşmasının zamanı geldi. Bu da bir yanda dursun.

Bu durumun heyecanıyla başlangıçta teknik bir kaç konu üzerinde fazla durduğuma inanıyorum. Bunlar da gayet faydalı yazılardı belki ama ben bunları normalde Jefe’nin Yorumları altında yayınlardım. Bir an bu blogun diğerinin yerini alacağını düşündüm. Ancak burası daha ziyade genel anlamda yaşama dair felsefeleri (teoriyi) ve uygulamaları (yani pratiği) aktarmak isteyeceğim bir yayın alanı. Jefe’nin Yorumları’nda dünyanın en güncel tasarım ve geliştirme konuları hakkında detaylı bilgiler vermeye devam edebilirim ama cumhurbaşkanlığı seçimleri, Freud’un gerçekten kokain kullanıp kullanmadığı (tamam tamam, en azından küçük bir atı öldürecek kadar kullanıp kullanmadığı), Mevlana ve Şems’in birlikteliklerinin boyutları, patronunuzun nasıl hakkından gelebileceğiniz, şu anda niçin büyük yanlışlar içinde olduğumuz vb. konularda yayın organımın bu adres olması daha doğru olacak diye düşünüyorum.

Gelecekte neler yazacağıma dair birşeyler söylemek yerine bunları zamanla yazıp sunmak tabii ki daha doğru ama bu yazılara dair yazıyı da durupdururken yazmıyorum. Uzun lafın kısası, özetle söylemek gerekirse bu blog, okurlarının kendi zihinleri üzerinden dünyaya açılan penceresi kıvamında bir şey olmak üzere. İşte bunun ne demek olduğu özetlenebilecek bir şey değil. Bunu, zaman adını verdiğimiz yanılsamanın dalgalanmaları arasında göreceğiz.


Fotoğraf, Thiooof’a aittir.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar