Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Biraz daha “The Secret”

18 Temmuz 2007 Çarşamba 04:35, Osman Seyit Börütecene

Geçenlerde Sır’a yöneltilen eleştiriler ve düşündürdükleri başlıklı bir yazı yazdım. O sırada The Secret’ı izlememiş ya da okumamıştım. Şimdi filmi izlemiş olarak biraz daha yazmak istiyorum.

Önceki yazıda bahsettiğim eleştirilerden tekrar bahsetmeyeceğim. Bu eleştirilerin şöyle bir yönü var; kitabın ve anlattığı kavramın doğası nedeniyle, yöneltilen eleştirilerin büyük bölümü kitapta anlatılanların kanıtı halini alıyor.

Kavram gayet basit: Sahip olmak istediğin şeyleri düşünüyorsun ve evren sana cevap veriyor, isteklerin yerine geliyor. Ancak bunları yaparken pozitif duygular içerisinde olman gerekiyor. İşin içine korku, endişe, isteksizlik bulaşırsa evren buna da cevap veriyor. Bunu istek olarak kabul ediyor ve korktuğunuz başınıza geliyor.

“Sakınan göze çöp batar”, “korktuğum başıma geldi” gibi ifadelerle bu kavramı zaten dilimize yüzyıllar önce yerleştirmişiz. Kitap diyor ki, sürekli yaşamak istemediğin şeylere odaklanırsan “şunu istemiyorum, bunu istemiyorum” dersen evren buradaki istemiyorum kısmını duymak yerine şunu ve bunu kısmını duyuyor ve bunu gerçekleştirmek için çabalıyor (bir nevi Google yani).

İnsanlığın bu kavram karşısında şaşırması normal. Henüz kuantum kavramını da sindirebilmiş değiliz zaten. Son on yılın en bomba konularından olan kuantum fiziği bizlere alışılmışın dışında bir şey söylüyor; hayatlarımız başkaları tarafından kontrol edilmiyor!

Daha buna alışmamışken şimdi bir de “isteyin oluversin, ama istemeyi becerin bir zahmet” gibi bir yaklaşım insanlara biraz zor geliyor. Hatta görünen o ki sert görünüyor bu anlayış. Çünkü içinde barındırdığı fikir aynı zamanda şimdi içinde bulunduğunuz durumdan tamamen sorumlu olduğunuz ve başınıza gelen her şeyin sebebinin düşünceleriniz olduğu.

Deneyerek bir şey kaybetmeniz söz konusu değil. Olsa olsa bir şeyler kazanırsınız, en kötü ihtimalle kendinizi biraz daha tanırsınız.

Böyle fikirlerle karşılaştığınızda doğru olma ihtimaline karşı dikkatli davranmakta fayda var.

'Biraz daha “The Secret”' başlıklı yazıya 5 yorum yapılmış.

  1. ikutluay diyor ki:

    @osman alakasız bir yere yorum yazayım. nedense bu konuları görmezden elip kaçmayı tercih ediyorsun ama… ben genede yazayım. belki bu sefer kaçmadan iki kelam edersin.

    partinin biri ilan bastırmış karne diye. şehit sayısı 71 son altı ayda diyor. bende soruyorum bu vatansever partiye ve destekçilerine. şehit sayısı 1071 olsaydı zil takıp göbekmi atacaktınız bu nasıl bir ilandır ?

    Bekliyoruz bu konudaki yazınız. ama dediğin gibi gerçekten birilerini değil de mantıklı olan bir yerleri destekliyorsan

  2. adarshah diyor ki:

    önce evrenle frekansı kurmak lazım,bi de eksiksiz tasarlayıp istemek lazım.benim siparişler hep defolu çıkıyor.

  3. grkn diyor ki:

    geçtiğimiz günlerde bitirdiğim ve hayatıma uygladığım bir kitap the secret dediğin gibi insanlara başka “bunlar boş iş” gibi gelsede değil, tabi inanmasını, istemesini bilene :)

  4. gaykedi diyor ki:

    ikutluay sizinle ilk defa aynı fikirdeyim, şehitlerimizin siyasete alet edilmesi çok yanlış :(

    osman bey belki de ben dahil bir kesim insanı bu kitapta rahatsız eden şey, bu kitabın insanlara birşey vermek kaygısıından çok, çok büyük bir reklam kampanyasıyla bu kadim mistik öğretiyi paraya çevirmek için yazılmış olması gerçeği!

  5. Osman Seyit Börütecene diyor ki:

    @gaykedi: evet para konusu günümüz toplumunun çarpık değerlerinden fenalık geçiren insanlara çirkin geliyor. bundan ben de rahatsızım. buna ek olarak, filmin amerikan kültürü ortamında hazırlanmış olması da tüketime büyük vurgu yapıyor, bu da rahatsız edici.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar