alemlerin aslı hayaldir
Türkiye’de cep telefonlarının ilk kez kullanıma girdiği zamanları hatırlıyorum. İçimizde direnenler olmuştu, hem de yıllarca. Önceleri tek tük bir kaç kalburüstü kişide gördük cep telefonlarını, sonra daha da yaygınlaştı, daha da yaygınlaştı. Bugünlerde cep telefonu sahibi olmamak nüfus cüzdanı ya da vergi numarası sahibi olmamaktan daha tuhaf, daha ayıp karşılanır oldu.
Şu anda da benzer bir gelişimi bloglar için yaşadığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Emin olun bundan sadece dört beş yıl sonra bugün cep telefonu sahibi olan herkesin bir dizüstü bilgisayarı ve blogu olacak.
Yıllardır bilgi endüstrisine kullanılabilir ve çalışan web siteleri yaparak katkıda bulunuyorum. İnternet hayatımızda yaygınlaştıkça kendi kültürünü oluşturuyor ve yaygınlaştırıyor. Bu kültür çerçevesinde kimlikler iki ters yöne doğru büyüyor; sanal kimlikler ve sanal alemde gerçek kimlikler.
Her geçen gün daha da büyüyecek olan sanal alemde gerçek kimlikler kervanına ben de katılmaya karar verdim. Yazılarımı ve işlerimi buraya taşıyorum, en azından türkçe olanları. Diğer işlerim ve türkçe konuşmayan dünyaya yazdıklarım için visnum.com‘u ziyaret edebilirsiniz. Böylesi daha kolay, daha bütünleştirici. Ne demek ya da neler demek istediğimi ilerleyen zamanlarda daha da iyi anlayacaksınız.
Güzel bir zaman geçirmenizi dilerim.


20 Aralık 2006 02:19
[…] Şimdi başlıkta bir değişiklik yapalım: Televizyonun yerini internet aldı. Bu blogdaki ilk yazımda büyük bir iddiada bulundum, dedim ki bundan beş yıl sonra bugün, şu anda cep telefonu sahibi olan herkesin bir dizüstü bilgisayarı olacak. Herkes en sevdiği diziyi, tuttuğu takımın maçlarını, haberleri ve daha birçok şeyi (ki bunlara star yarışmaları da dahil, belgeseller de!) dizüstü bilgisayarlar üzerinden internet bağlantısı ile izleyecek. Şimdilik, evlerdeki internet bağlantımız ile izleyebiliyoruz birçok şeyi. […]
30 Kasım 2007 17:36
[…] Dün bu blog bir yılı geride bıraktı. Yazdığım ilk yazı 29 Kasım 2006 tarihli. Daha önce de bahsetmiştim, blog yazarlığım bu blogdan öncesine dayanıyor. İlk blogum kendi adım yerine bir nick (mahlas) kullandığım Jefe’nin Yorumları idi. […]