alemlerin aslı hayaldir
Güncelleme: Bildirgeç söz konusu resmi sayfadan kaldırmış. Yani Bildirgeç’in aklına CC lisansını kullanarak kaynak gösterip resmi yasal, makul biçimde yayınlamak gelmemiş. Bu da Bildirgeç yazarları ve editörleri CC’den anlamaz olur mu diyenlerin kulağına küpe olsun. Kullanmayı bilmediklerini / tercih etmediklerini görmüş olduk.
Az evvel Bildirgeç‘te Kişiselleştirilmiş Google Sayfası başlıklı haberde Google’dan Altı Anasayfa Teması başlıklı yazı için hazırladığım ekran görüntüsü kullanılmış. Görüntü Creative Commons BY 2.0 altında lisanslı.
Bu herhalde internet cahilliğiyle açıklanabilir. Sinek de küçüktür ama mide bulandırır. Böyle konularda daha dikkatli davranmak gerekiyor. Pilli Network’ün yazarları telif hakları ve lisanslar konusunda bilgilendirmesi sorunu çözebilir.


21 Mart 2007 04:27
Pilli Network’ün “Sosyomat”da giriştiği nedensiz ve anlamsız temizlik harekatından(!) sonraki yeni faullü hareketi. Bakalım üçüncüsü ne olacak? Merakla bekliyoruz…
21 Mart 2007 04:56
Ayni problemi Arda da yasamisti ( http://www.webrazzi.com/2006/11/07/acaba-haber-nereden-okunmus ). Onune gecmek cok kolay degil malesef, egitim sart
21 Mart 2007 06:04
Hiç sevemedim zaten
21 Mart 2007 07:22
Ne yazik ki oluyor bunlar. Hayir isin ilginc tarafi yani alinan resme iyice bakmis olsa senin adin yazan firefox ekrani var taskbar’da falan. Orada da dedigin gibi egitilmesi sart insanlarin telif haklari konusunda.
21 Mart 2007 10:51
Selamlar,
Creative Commons’un ne olduğunu bildiklerinden bile emin değilim… Oradan bul, buraya yaz, kazanç elde et, kaynak belirtme…
Bildirgeç şu yakınlarda sessiz bir değişim geçirdi malumunuz: “İnternet, tasarım ve mucizeleri” hakkında yazılar bulundurması gerekmesine rağmen bir sürü alakasız yazıyla dolduruldu. Editörlerin sorumsuzluğu, kullanıcıların bilinçsizliği gibi etkenler var bunda. Bir sürü de kullanıcı kaybetti bence bu yüzden (bir tanesi de benim). Ve bugün “popüler kültür, teknoloji ve mimler” eklenip yoluna devam ediyor. Digg, slashdot, reddit, reddicious, vs. gibi siteleri bilmeyen veya hiç ingilizce bilmeyen kullanıcılar için güzel bir yer hala, ancak bunun dışındaki kesime hitap ettiğini hiç sanmıyorum. Biraz karıştı sanırım. Şuraya geleceğim:
Bildirgeç’in ya da pilli network’ün şu haliyle geldiği nokta, yazarlarında belirli bir kriter aramak zorunda olduğu gerçeğidir. Mini bir eğitim mi olur bu, deneme yazılarıyla test etmek mi olur bilemiyorum… Ayrıca editoryal anlamda da düzenlemelere gitmesi gerekiyor, yazım yanlışlarına dikkat etmesi gerekiyor… Ben bir üye iken de bunları söylüyordum ama dinleyen yok.
Creative Commons ihlali ise en hafif tabiriyle HIRSIZLIK.
Saygılar.
21 Mart 2007 12:48
[…] Bu arada CC demişken, Osman Börütecene‘nin blog’unda gördüm: Bildirgeç’te Creative Commons İhlali. Şöyle bir de yorum yazdım. […]
21 Mart 2007 13:02
Öncelikle Osman S. Börütecene’den özür dileyerek yazmaya başlamak istiyorum. Bildirgeç’teki yazıyı kaynak göstermeden yazan benim. Creative Commons konusunda bilgim yok ama her ne olursa olsun kaynak göstermem gerekiyordu. Bu hatalı davranışdam dolayı affınızı rica ediyorum. Aslında internet konusunda çok cahil değilim ama öğreneceğim çok şey var. Maalesef ki doğrular hatalarla öğrenilebiliyor. Kusura bakmayın. İyi çalışmalar.
22 Mart 2007 00:59
Çene yapmak kolay. Sıkısa gidin mahkemeye verin. Çok umrumdaydı sanki :p
yorum blog editörü tarafından editlenmiştir.
22 Mart 2007 01:17
@Kemal
Mesele mahkemeye gitmek, CC’yi tanıtmak vs. değil. Mesele insanların insan gibi davranıp davranmadıklarıdır.
Çene yapmak kolay demişsiniz ama herkes yapamaz çene, oradan söylemesi kolaydır ayrı.
Umurunuzda değilse neden gelip buraya yorum yazıyorsunuz?
Ayrıca benim burada yaptığım uyarılar Bildirgeç’in hayrınadır. Türkiye’nin en büyük stok imaj şirketinin avukatını tanıyorum. Bu şirket aynı zamanda uluslararası stok imaj satan bir çok şirketin de Türkiye temsilcisi. Bu avukatın ofisi pul kadar resimlerin telif hakkı için açılan dava dosyalarıyla dolu.
Bugün benim bir yazı için hazırladığım ekran görselini çalan bilinçsiz cahil zihniyet yarın bu şirketlerden birine denk gelir ve Bildirgeç’e maddi zarar verir. Bu arada burada söz konusu olan bir ekran görüntüsü (screenshot) değil de daha önemli bir şey olsaydı, bir fotoğraf, özel bir çaışma vs., ben bugün burada bilgisayar başında değil mahkeme işlemlerini başlatmak başında olurdum.
Sinek de küçüktür ama mide bulandırır. Bunları ciddiye almak gerekir. Bu olaylar umrunuzda değilse de fikir beyan etmezsiniz olur biter.
22 Mart 2007 01:24
“Çene yapmak kolay”, “Sıkısa gidin mahkemeye verin” gibi cumleleri iceren yorum cok komik malesef. Bahcenden topunu calan adama gidip hakkini ararsin, mahkemeye verir misin? Bunlar cok etik konular, ve Kemal’in mesajindan da anlasilabilecegi gibi bizim toplumumuzun bu bilinci kazanmasi vakit alacak gibi gorunuyor.
22 Mart 2007 03:11
bildirgeç’te haberi yazan benim. Resmin kullanılamayacağına dair bilgim yoktu.Yani Creative Commons’ı ilk kez duydum. Bundan sonra böyle bir davranışı gerçekleştirmeyeceğim kesin ama her koşulda kaynağın linkini vermem gerekirdi. Osman Seyit Börütecene’den özür diliyorum. Semih Saka “Creative Commons ihlali ise en hafif tabiriyle HIRSIZLIK.” yazmış. Gerçekten böyle laflar duymak üzücü benim adıma. Yaptığıma internet cahilliği diyebilirsiniz ama lütfen böyle kelimeler kullanmayın. Ayrıca resmi alırken sizin düzenlediğiniz bir resim olduğunu bilmiyordum. Çok detaylı incelemedim. Sıradan bir Google Kişiselleştirilmiş Sayfa olarak düşündüm. Creative Commons’ı daha önce bir yerlerde duymuş olsaydım şu an bu durum yaşanmazdı. Kusura bakmayın.
22 Mart 2007 04:26
[…] Osman S BÖRÜTECENE‘nin kişisel sitesinde Bildirgeç’te Creative Commons İhlali başlıklı yazısını görünce oldukça şaşırmıştım. Hayretim daha geçmeden Webrazzi‘nin sahibi sayın Arda KUTSAL‘ın da bu konuda kızgınlığı olduğunu gördüm. Osman S BÖRÜTECENE‘ne bi hayli kızmış olmalı ki, çalıntı ifşalarına hala devam ediyor. Bakalım bu konularda Bildirgeç yöneticilerinin cevabı ne olacak, merakla bekliyoruz. […]
22 Mart 2007 04:51
Merhabalar, bildirgec.com’da yazıyı yazan kişi benim. Resmi direk koymam internet cahilliğimden kaynaklanıyor. Lütfen “Hırsız” gibi şeyler söylemeyin. Resmi fazla inceleyemedim. Sıradan Google Kişiselleştirilmiş Sayfa resmi sanıp koydum. Ama her ne olursa olsun yazıyı esinlendiğim yerin kaynağını vermeliydim. Creative Commons hakkında bilgim yoktu ama artık öğrendim. Bir daha böyle bir olaya karışmayacağım kesin. Eğitim konusunda haklı yorumlar var. Ama lütfen hırsız demeyin.
22 Mart 2007 05:50
Bildirgec kesinlikle sacma bir oluşum durumunda.
3. sınıf forum şekline büründü, eskiden iyi imiş, öyle diyorlar.
CC ile lisanslandığını oradaki editörlerin bilmesi gerekirdi, ne varki editörlerin CC’nin ne olduğunu bildiklerinden şüpheliyim.
Benim CC lisnaslı bir makalem kendi sitem hariç heryerde çıkıyor
bkz: http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=bilgisayar%C4%B1n%C4%B1zdaki+en+b%C3%BCy%C3%BCk+a%C3%A7%C4%B1k+sizsiniz&btnG=Google%27da+Ara&meta=
Hatta birkaç kişi siteme gelip “kendi yazdığı” makaleyi çalmakla suçladı beni. Yani biraz zor meseleller bunlar..
22 Mart 2007 14:45
İçerik hırsızlığı konusunda Pilli Network çok hassas davranıyor. Uyarırsanız hemen silerler. Arkadaşlarım diye söylemiyorum ciddiye alıyorlar ve işlerini iyi yapıyorlar
Bu olayların önüne geçebilmek için rapor etme buttonu eklediler. Ben rapor ettim
bir saate kalmadan silindi.
22 Mart 2007 14:54
Biri Bildirgeç Okurlarının CC’den haberi yok mu dedi?
http://www.bildirgec.org/etiket/creative-commons
22 Mart 2007 15:00
@azurenus: evet ne oldu şimdi, neyi ispat ettik bununla?
23 Mart 2007 00:18
Osman,
Bununla Bildirgec’in bile bile lisans ihlali yaptığı veya Bildirgec yazarlarının okuduklarını anlamadığı veya bildirgec editörlerinin bildirilere okumadan onay verdiği gibi şeyler ispat edilebilir.
23 Mart 2007 00:25
Olay bildirgeç editorlerinin hatası gibi yorumlanıyor. Oysa editörlerin girilen yazıların hepsini doğrulama ve orjinal kaynaklarını kontrol etme şansları yok. Böyle bir imkan olsaydı Rapor Et gibi bir seçenek sunulmazdı. İş daha çok yazarın iyi niyetine ve bilincine kalıyor.
23 Mart 2007 01:32
@abacus,
Yanlış.. Editör denen kişinin görevi bu. O zaman neden onay kuyruğu diye birşey var? Yazarın aslında hiçbir sorumluluğu yok. Bilinç belki olmalı belki olmamalı bu da yazarı ilgilendirmez. Sen adamın yazdığını bir onay kuyruğuna koyuyorsan ve ister yayınlayıp ister yayınlamıyorsan o noktada sorumluluk sana aittir.
Demek ki üstteki mesajımda doğruluk payı var, o zaman şöyle diyelim ve editörleri kurtaralım: bildirgec editörleri açıyor onay bekleyen yazıları, ha bu bizim hala oğlu yayınla, renkli resimler aa ne güzel koy, du ben şu siteye kılım yayınlama tarzı bir davranış gösteriyorlar. Bu şartlarda da evet haklısınız yazarların sorumluluğudur derim.
23 Mart 2007 02:18
@tansu eğer footer’a bakarsanız İçerikten yazarları sorumludur. gibi bir ibare görürsünüz. onay kuyrugunun, girilen yazıları bellirli aralıklarla yayına alma gibi bir işlevi de vardır.
yazarın hiç bir sorumluluğu yok mu? emin misiniz? bir daha düşünün…
yazınızı göndermeden önce; Yazı gönderirken dikkat edilecek hususlar belirtilmiş ve buradaki listede de Yazılarınızı başka kaynaklardan kopyalamamanızı rica ederiz ibaresi konmuş. dolayısıyla sorumluluk yazarda başlayıp yazarda bitiyor. sadece bildirgec için değil tüm komüniteler için kopya yazının önüne geçmenin başka bir çözüm yolu yoktur.
bu yaşanan olay aslında genel olarak yayıncılık kültürümüzle alakalı. gazete ve dergilere bakarsanız fotografların %90′ında fotografı çeken kişinin adının olmadığını görürsünüz.
Pilli Network’ün sitede yazmak isteyenleri eğitime alması değil kendine yazar sıfatını yakıştırıpta yazı gönderen kişinin kendini eğitmesi bırakın eğitmeyi bir birey olarak yaptıgının yanlış olduğunun bilincinde olması gerekir.
aslında Türkçe içerikli internet sitelerinin genelinde varolan kaynak belirtmeme problemi için çok güzel bir tartışma ama bir türlü bildirgec ve pilliden sıyıramıyoruz.
23 Mart 2007 04:05
@abacus,
Bütün siteler, dergiler ve çeşitli yayın organları benzeri oltalar atarlar. “İçerikten yazarları sorumludur” Ancak buna inanmak elbetteki saflık olur. Zira hepimiz biliyoruz ki bugün herhangi bir sitede yasadışı bir içerik yayınlanırsa, örneğin fazlamesai’de yazarın biri Kenan Doğulu’nun son albümünün indirme bağlantısını verirse, Fazlamesai korsan mp3 dağıtmaktan kapatılırken, savcılığa “ama ben yazmıştım içerikten yazarlar sorumludur diye” savunma sunamaz.
Yazarların fazlamesai’de yayınlanan hiçbir içerikten “sorumluluğu” yoktur eminim. İki yıldır içeriği topluluk tarafından sağlanan site yönetiyorum ve içerikten her zaman ben sorumlu oldum. Ha, bakın Bildirgeç’in muhteşem içeriğini yazarlar sağlar, veya kalitesini yazarlar sağlar ancak sorumluluk site sahibinde veya editörlerindedir.
Ben oturup, benim lisanslı resmimim veya makalemi kopyala yapıştır ile fazlamesaiye taşıyan adama kızmamam. Kızsam da elime birşey geçmez. Sorumluluk yayıncıdadır. Ne yazarsa yazsın, haber göndermeden önce ne şekilde uyarırsa uyarsın. Onlar en fazla tavsiye niteliği taşırlar.
“Pilli Network’ün sitede yazmak isteyenleri eğitime alması değil kendine yazar sıfatını yakıştırıpta yazı gönderen kişinin kendini eğitmesi bırakın eğitmeyi bir birey olarak yaptıgının yanlış olduğunun bilincinde olması gerekir.”
Eğer Pilli network yönetimi de bu şekilde düşünüyorsa veya siz o oluşumun içindeyseniz, burada boşuna nefes tüketmeyelim Pilli baştan kaybetmiş. Mütevazi olmayacağım ama bu durumda altı ay sonra postmodern bir forumtr olmaktan kurtulamaz.
Not:
Fazlamesai ile bir problemim yok bildirgeç ve pilli den sıyrılmak için yazdım. Benim bildiğim içeriğini toplulukların sağladığı başka site yok maalesef Türkiye’de
23 Mart 2007 04:51
örnekleriniz çok uç. korsan mp3 ü farketmekle bir imajın lisanslı olup olmadığını farketmek aynı şeyler değildir. hele ki söz konusu olan bir ekran görüntüsüyse.
kimse bildirgecin muhteşem bir içerik sağladığını yazmadığı halde “Bildirgeç’in muhteşem içeriği” tamlamanızdan çıkan sonuç amacınızın üzüm yemekten çok bağcıyı dövmek olduğunu gösteriyor.
olta meselesine gelince dergiler ve çeşitli yayın organları böyle oltalar atmazlar atamazlar; yayınlanan yazılarda hukuki bir yaptırım gerektiğinde sadece yazar değil yazarla birlikte yazı işleri müdürü’de sorumluluk alır. internette yayınlanan materyallerle basılı yayınları bir tutmak yanlıştır.
“Pilli Network’ün sitede yazmak isteyenleri eğitime alması değil kendine yazar sıfatını yakıştırıpta yazı gönderen kişinin kendini eğitmesi bırakın eğitmeyi bir birey olarak yaptıgının yanlış olduğunun bilincinde olması gerekir.” demiştim
siz de
“Eğer Pilli network yönetimi de bu şekilde düşünüyorsa veya siz o oluşumun içindeyseniz, burada boşuna nefes tüketmeyelim Pilli baştan kaybetmiş. Mütevazi olmayacağım ama bu durumda altı ay sonra postmodern bir forumtr olmaktan kurtulamaz.”
demişsiniz çok merak ettim acaba siz 2 yıldır moderasyonunu sağladığınız siteye üyeleri eğiterek mi mi alıyorsunuz?
“Fazlamesai ile bir problemim yok bildirgeç ve pilli den sıyrılmak için yazdım. Benim bildiğim içeriğini toplulukların sağladığı başka site yok maalesef Türkiye’de”
yazmıssınız ama malesef pilli ye ve bildirgece çakılıp kalmıssınız.
eğer içeriğini toplulukların sağladığı başka site yok maalesef Türkiye’de diyorsanız benim size önerim başlangıç olarak eksi sözlük, zoque.net urban5.com, fotokritik.com gibi sitelere bir bakmanızdır. hatta sizin iki yıldan beri yönettiğiniz forumun içeriğini de kullanıcılar sağlıyor. iki yıldan beri farkedememeniz ne tuhaf.
23 Mart 2007 05:57
Örnekler uç değil, neden uç olsun ki?
Siz diyorsunuz ki o resmi koyan yazarın sorumluluğudur, ben de diyorum ki hayır bildirgecin sorumluluğudur. Şimdi resmi atın yukarıdaki cümlelerden, yerine korsan mp3 koyun, bakın…
bildirgecin muhteşem bir içeriği varsa eğer, topluluk bazlı bir sistem olduğu için, bu muhteşem içerik oradaki topluluğun eseridir, ancak içerikte bir problem varsa bu bildirgecin sorumluluğudur. Bu yasal olarak böyle. Yanlış anlamışsınız ironi falan yapmamıştım. Net bir şekide söyledim. Bugün örneğin slashdot’da günde 15 bildiri yayınlanıyordur, benim tahminim günde en az 2000 bildiri sunuluyordur yazarlar tarafından. Birileri bunları ayırıyor ve ona göre yayınlıyor değil mi? Eğer günün birinde yasadışı bir içerik yayınlanırsa slashdot’da herhalde onu yayınlayan editörü süresiz yasaklarlar. Uzatmayayım, dediğim gibi ironi yapmadım..
Tamam basılı yayını boşverin, şu an anonim yazar sistemi ile çalışan hiçbir sitenin yazarları yazdığından sorumlu değildir diyeyim netleşssin bu da… Yani şu anda ben buraya yazıyorum mesela, ben burdan bir yasadışı mp3 linki versem, bunu silmek veya sonuçlarına katlanmak Osman Bey’in tasarrufundadır. Kimse beni bulup hapse atmaya falan kalkışmaz olan Osman’a olur, bu sebeple şu an bizim yazdıklarımızı denetlemekle mesuldur kendisi. Buraya sağladığımız içerikten o sorumludur yani..
Benim iki yıldır yönettiğim site bir forum sitesi. Forum sitelerinin ülkemizdeki imajına rağmen editörlerimiz didik didik denetliyorlar. Kaynak belirtilmeyen bir girdi olursa müdahale ediyorlar. Ki önceki yorumlarımda söylediğim gibi Forum sitelerinde, konu açan şahıs, yazar ve konu açma düğmesine tıklar, konu açılır. Burda gözden kaçan bir içerikten sorumlu gene sitenin yönetimidir ancak üzerinde gitmeyebilirsiniz çünkü yazının yayınlanmasından önce bir denetim yoktur, yayınlandıktan sonra denetlenir.Halbuki Pilli’de yazıyorsunuz ve birilerinin denetiminden geçtikten sonra yayınlanıyor. İşte bu noktada problemimiz var. Eğer benim özgürce herkesin yazdığının anında yayınlandığı sitemde bile insanlar yasadışı virgül bile olmasın diye uğraşıyorlarsa, evet eğitilmesi veya yeniden yapılandırılması gereken grup Pilli editörleridir.
Verdiğiniz örneklerden son ikisini bilmiyorum, ama zaten forum sitelerini (kendiminki dahil) aynı kategoriye sokmuyorum bildirgecle farkındaysanız. Zaten benim anlatmaya çalıştığım bildirgeç de bu gidişle foruma dönecek.
Ekşisözlük ise, belki de içeriği topluluk tarafından sağlanan site diyebileceğimiz son adresdir. Çünkü en önemli eksiği özgürlük. Bugün en fazla eleştirdiğim habertürk, sdn, hürriyet gibi sitelerde bile en ufak içeriğin altına kullanıcı yorumu bildirmek serbestken ekşisözlük’de böyle bir şey yok. Üye de kabul etmiyor, mesela benim hakkımda itiraz edebileceğim birşeyler yazıyor ama edemiyorum. Bu içeriğin topluluk tarafından yaratılması anlamına gelmiyor, belli bir topluluk tarafından yaratılması anlamına geliyor sadece.
Artı ben de çok büyük internet uzmanı değilim, elbette vardır başka siteler benim bilmediğim ancak konumuz Pilli. ne yapabilirim ve evet amaç üzüm yemek değil. Bana ne Pilli’nin düzelmesinden veya düzelmemesinden. Ben yapılmış yanlışı tartışıyorum sizinle ve diğer arkadaşarla. Pilli yeterince zeki ise burdan kendine bir fayda sağlayabilmelidir. yoksa gerçekten umurumda değil.
23 Mart 2007 06:30
“Hiç sevemedim zaten”
“Bildirgec kesinlikle sacma bir oluşum durumunda.
3. sınıf forum şekline büründü, eskiden iyi imiş, öyle diyorlar.
CC ile lisanslandığını oradaki editörlerin bilmesi gerekirdi, ne varki editörlerin CC’nin ne olduğunu bildiklerinden şüpheliyim.”
altını doldurulmadan yazılan yorumlar (bok atmak olarak tabir edilebilir)size ait. dolayısıyla amacınızın bağcı dövmek olduğunu düşünmem çok normal. neyse gecelim…
“Siz diyorsunuz ki o resmi koyan yazarın sorumluluğudur, ben de diyorum ki hayır bildirgecin sorumluluğudur. Şimdi resmi atın yukarıdaki cümlelerden, yerine korsan mp3 koyun, bakın…”
Ben buraya bir imaj eklesem siz o imajın telifli olup olmadığını bilirim diyorsunuz. değişik bir yetenek değerlendirin bence.
ekşi sözlükte dediğiniz gibi bir sıkıntı olsa da (ki bu da ayrı bir tartışmadır) bu ekşi sözlüğün içeriğinin uzaylılar tarafından sağlandığı anlamına gelmez.
“Artı ben de çok büyük internet uzmanı değilim, elbette vardır başka siteler benim bilmediğim ancak konumuz Pilli. ” e hani konuyu daha genelde tartışacaktık!
“Bana ne Pilli’nin düzelmesinden veya düzelmemesinden. Ben yapılmış yanlışı tartışıyorum sizinle ve diğer arkadaşarla.” siz ortada pilli’nin bir yanlışı olduğu varsayımını fırsat bilip tıpkı daha önceki yorumlarınızda olduğu gibi bok atıyorsunuz.
23 Mart 2007 06:37
@abacus: yorumlarınız genel terbiye sınırında geziyor, daha duyarlı olmanızı rica ederim.
23 Mart 2007 06:51
Bakın sanıyorum bildirgec ile alakalısınız, bu sebeple sinirleniyorsunuz. Eğer bunu söyleseydiniz baştan ona göre seçerdim cümlelerimi.
Amacımın bağcı dövmek olduğunu zaten belirttim. sakladığım bir şey değil. Dediğim gibi bana ne bildirgeçin üzümlerinden? Konu bildirgec’in yaptığı bir ihlal. Ben bildirgeç’in sahibi değilim, editörü değilim, yazarı değilim, üyesi bile değilim (Belki üyesiyimdir emin değilim) Bu ihlali acımasız bir şekilde tartışıyorum çünkü bildirgeç’in soyunmaya kalktığı misyona anadilimin ihtiyacı var.
Eğer konu çok dağaldıysa özür dilerim ama Bildirgeç’in üstelendiği misyon ne ekşisözlük, ne benim forumum ,ne bu blog ne de fazlamesaidir. Bildirgeç anadilimizin ihtiyacı olan slashdot tarzı bir sitedir. Ancak görünen o ki forum olma yolunda ilerlemektedir.
Eğer gerçekten bildirgeç editörü/yönetici vs iseniz, gerçekten üzgünüm ama sorumluluğu yazarlarda bulduğunuz her dakika forum olmaya bir adım daha yaklaşıyorsunuz demektir.
B.k atmak olarak tabir ettiğiniz şeyi yapıyorum evet… Bunda bir sakınca görmüyorum.
Resim konusunda haklı görünüyorsunuz, siz buraya bir resim ekleyin bende hadi bulayım onun lisanslı olup olmadığını. Ama ben neden bulayım? Ben bildirgeç editörü de değilim, buranın editörü de değilim. Bunun çözümünü üretmek benim sorunum değil. Ben kendi blog’umda kullandığım resimler için kontrol yapıyorum. Eğer lisans bilgisi bulamazsam izin alıyorum.
Bilgi olsun diye, forum/blog yanında bir de wiki var yöneticisi olduğum ve ister inanın ister inanmayın ama wiki deki madde sayısının en az on katı döküman izin listesinde bekliyor. Yani editörler dikkat ediyorlar buna.
Son olarak umarım gerçekten bildirgeçle alakanız yoktur çünkü pillinin yanlışı olduğuna varsayım diyorsunuz, sorumluluğu üyelere atıyorsunuz. Bu mantıkla düzelme imkansız görünüyor.
23 Mart 2007 06:59
Sayın Osman Seyit Börütecene genel terbiye sınırlarınız http://osman.borutecene.com/bildirgecte-creative-commons-ihlali/#comment-321 yorumunu bırakan arkadasa uyarı yapmayı gerektirmezken neden beni uyarma gereğini duydunuz anlamadım. bok atmak kaba da olsa birine leke sürmek, kara çalmak anlamına geliyor
ricalı uyarınız çıkan farklı sese mi yoksa gercekten de yazdığım argo sözcüğe mi?
23 Mart 2007 07:10
bildirgecle olan alakam yazarlıktan öteye gitmiyor. zaten ben burada bildirgec moderasyonunu savunmuyorum. iddia ettiğim tek bir şey var o da bir imajın lisanslı olup olmadığının belirtilmediği sürece anlaşılmayacağı dolayısıyla moderasyonun bu tip bir durumda bu durumu tespit edemeyeceğiydi. zaten bunu siz de “Resim konusunda haklı görünüyorsunuz, siz buraya bir resim ekleyin bende hadi bulayım onun lisanslı olup olmadığını. ” ifadenizle yorumunuzda belirtmişsiniz.
23 Mart 2007 07:31
@abacus: onları yazan arkadaşa da cevap verdim.
http://osman.borutecene.com/bildirgecte-creative-commons-ihlali/#comment-322 Buradan gördüğünüz gibi onu da uyarmadığımı söylemek güç.
Farklı görüşlere açığım. Kapalı olsaydım buradaki yorumlar da kapalı olurdu, o zaman bunları tartışma fırsatımız da olmazdı.
23 Mart 2007 07:33
İşte zaten sizin bu tartışmadaki dezanavtajınız bu, ben herhangi bir tarafta olmadığımdan, yada şöyle söyliyim benim sorumlu olduğum şeyler bu konuda bir taraf teşkil etmediğinden daha serbest yaklaşabiliyorum.
Yani size bir resmin telif hakkı nasıl bulunur konusunda hak verebilirim ama bu hala bildirgeç’i temize çıkartmaz. Onlar bir yolunu bulmak zorundalar. Mesela ben Bildirgeç tarzı bir oluşum yaratmaya kalksam bildirilere resim koydurtmazdım. Amerikayı on defa keşfetmeye gerek yok, bkz: slashdot, digg
Dediğim gibi bildirgeç’in sınıf atlaması veya batması beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Benim yaptığım işlerde rakibim konumunda da değil. Çok farklı yerlerdeyiz. Ancak şu var, Bildirgeç’in soyunduğu misyona ihtiyacı olan bir dilde yayın yapıyorum ben de, ve o misyonu birilerinin doldurması lazım. Umalım bildirgeç forumlaşmasın veya yeni bir site çıksın piyasaya..
Eleştirmem bu sebeple..
23 Mart 2007 07:47
Osman Bey arkadasın üslubuna dair bir uyarı göremiyorum ben.
“Umurunuzda değilse neden gelip buraya yorum yazıyorsunuz?”
“Sinek de küçüktür ama mide bulandırır. Bunları ciddiye almak gerekir. Bu olaylar umrunuzda değilse de fikir beyan etmezsiniz olur biter.”
arkadasın yorumuna dair yazılmıs yukarıdaki cümlelerden hangisi kullandıgı *ikimde kelimesine yönelik bir eleştiri taşıyor?
23 Mart 2007 07:56
*ikimde kısmını görmemiştim bile. Şimdi o yorumu editledim, terbiyeye aykırı kısmını kaldırdım.
23 Mart 2007 08:13
Güncelleme
23 Mart 2007 08:36
son güncelleme ile birlikte Bildirgeç’ten olumlu anlamda bir gelişme çıkmayacağından ve muhtemelen forumtr olmaya doğru gittiğinden emin oldum.
Ancak gene de Pr arttırmak isteyenler, üç beş ziyaretçi fazla çekmek isteyenler için zorlanabilir.
23 Mart 2007 12:03
@Tansu bey yazmayayım diyorum ama siz yenilen pehlivan güreşe doymaz misali bol keseden atıp tutuyorsunuz. Geçmişte ne husumetiniz oldu bilmiyorum ama bir kuyruk acınız olduğu malesef çok belli. Hem pilliden bana ne ya nağraları atıp hem de bu kadar yakından ilgilenmeniz pek hayra almet değil.
Şimdi size evlere şenlik bir iki örnek vereyim. “Pr arttırmak isteyenler, üç beş ziyaretçi fazla çekmek isteyenler” için bire bir. (burası uğur dündar edasıyla okunacak) bildirgec bakın nasıl kullanılmış vakti zamanında.
Bildirgeçte yayınlanan bir haber başlığı “vista amazon’da, önsiparişler başladı” yazının daha en başında kaynak olarak doctus net gösterilmiş! işe bakınki kaynağın kaynağı olarak (her ne demekse) ntvmsnbc var.
Bir diğer yazı Fransa’da 2,5 GBit internet işe bakın ki yine kaynak doctus net kaynağın kaynağı komikliği de unutulmamış. bu sefer yabancı bir site kaynak gösterilmiş ama önemli değil kaynağın kaynağı sonuçta.
Bitmedi. Gazete promosyonu gibi hiç biter mi? Bu sefer başlık yeni zararlıların 5′inin 4′ü anti-virüsleri atlatabiliyor kaynak elbette doctus kaynağın kaynağıysa kıytırıktan teknoloji haberleri yapmaya çalışan zdnet canım.
Daha bir kaç tane daha var böyle sizin tabirinizle Pr arttırmak isteyenler, üç beş ziyaretçi fazla çekmek isteyenler için girilmiş yazı. İlginç tarafı yazıların sahibinin girdiği 12 yazıdan 8 ya da 9 yazının kaynağının doctusta yer alan yazılara link içermesi.
Üstelik bu yazıların sahibi daha önce beni sitemin reklamını yapmakla suçlayan biri. Sizin ironi dediğiniz şey bu olsa gerek!
Hala daha cevap vermeye, karalamaya gücünüz var mı?
26 Mart 2007 00:21
Pardon da belli bir efor harcayarak türkçeye çevrilen, “lisanslarına” ve “referanslarına” saygı gösterilerek Doctus Blog’da yayınlanan bir haberi bildirgece girerken, haberin asıl kaynağının verilmesi sadece iyi niyettir ve aslen gerek de yoktur. Bunun neresinden gocunayım. Doctus Blog kendi uydurmadığı tüm haberlerin kaynaklarını üzerine basa basa veriyor.
Artı hala anlaşamdığımız bir nokta var, verdiğiniz örneklerde bir yanlışlık olsa dahi ben zaten bunun Bildirgeç’in sorumluluğunda olduğunu söylüyorum kaç mesajdır. Ben şimdi bildirgeçe üye olup “hepiniz lolipopsunuz” diye bir bildiri yollasam ve bu yayınlanırsa bana ne?
Eğer Doctus Blog’da bir yanlışlık bir ihlal görüyorsanız, bu topiği de meşgul etmeye gerek yok direk doctus’a yazın. Sizi temin ediyorum herhangi bir silme üzerini örtme işlemi yapılmaz.
Siz bana kommix lakaplı arkadaşımızın yaptığı birşeyleri getiriyorsunuz. Zaten halletmişiniz veya yarım kalmış bilemiyorum. Beni ilgilendirmiyor ki. Kommix bizim forum sitemizde editör olarak görevini iyi bir şekilde yapıyor. Bir de Blog’un tasarımından sorumlu. eminim daha bir çok yayınlanmayan bildiri de göndermiştir Bildirgeç’e.
Ama şunu anlayın, ben zaten yazar sorumludur demiyordum, siz öyle diyordunuz.
Geçmişte de bir husümetim olmadı bildirgeç’le, Doctus Forum’u incelerseniz (gerçi kolay olmayacaktır) benim bir çok yanlışla husümetim olduğunu görebilirsiniz. Chip dergisi, inndir.com ve daha bir sürü. Benim amacım bellidir, bunu da doctus grubundan manifestoyu inceleyerek görebilirsiniz.
Eğer böyle bir amacım olmasaydı zaten, bu tartışma çoktan kapanırdı, bana ne bildirgeçten bana ne bildirgeçin forumtr’leşmesinden der geçerdim.
Tekrar üzerine basıyorum, Kommix’in yukarıdaki bildirilerinde veya mesajlarında bir yanlışlık göremiyorum, ki görsem dahi bunun bildirgeç editörlerinin sorumluluğu olduğunu savunuyorum zaten ben, sözkonusu yanlış benim sitemle alakalı olsa dahi..
Artı PR arttırmak ziyaretçi çekmek vs ile ilgili çok yanlış bir siteye bulaşıyorusunuz. Doctus bir yıllık bir sitedir. Bir yılda google’da 250 000 + index, 5/10 PR, 5000 kayıtlı üye sayısını yakaladı.
İşin ilginç yanı şu ki bu “başarıyı” gene google’a göre sadece 40-50 adet external link ile yaptı. Yani Türkçesi Doctus’a gelen link sayısının yarısını siz yukarda demin vermiş bulundunuz.. Yanlış hedef.
Size önerim konuyu kişiselleştirmeyin, ayrıca ek bir not ben şahsen küresel ısınma karşıtı siteye bayıldım.
26 Mart 2007 01:06
Sözün özü, pilli’de bildirgeç’te mundar olmuş mundar, mrrrrr…
26 Mart 2007 05:31
sitenizin herhangi bir kısmında CC kullandığını gösteren bir şey bulamadım. bildirgec’in adıyla reklam yapıyorsunuz hissine kapıldım.
26 Mart 2007 05:49
“Görüntü Creative Commons BY 2.0 altında lisanslı.”
neresinden baksan CC altında olduğu belli oluyor. bravo sizlere.
26 Mart 2007 06:00
Konuyu CC kapsamında daraltmayalım lütfen.
Burada CC ibaresi bulunsaydı o zaman mı ben haklı olacaktım? Mutlaka hukuki, resmi önlemler mi almamız gerekiyor?
Herkes biryerlerden beğendiği, işine yarayacak resmi alsın kaynak belirtmeden yayınlasın mı? Siz burada Bildirgeç’in nesini savunuyorsunuz?
Bildirgeç’in adıyla reklam yapma meselesine gelince, Bildirgeç’in benden daha fazla tanınıp tanınmadığı tartışma konusudur diye düşünüyorum.
26 Mart 2007 06:22
Lisans bilgisini yazı sayfasında yayınlamamanız, akabinde de “ama lisanslıydı bu yahu” demeniz ilginç. Tabii ki bildirgec’e katılımda bulunan birisinin sizden izinsiz bir şekilde çok uğraşıp hazırladığınız ekran resmini kullanması saygısızlık, lakin gerekli uyarıyı doğru şekillerde iletmiş olsaydınız, hemen gerekli önlemlerin alınacağını farkederdiniz.
Keza, resim bildirgeç’teki yazıdan kaldırılmış durumda.
Gene de, daha ileride bildirgeç’ten ünlü şahsiyetinizden(tartışmadan kabul ediyorum ben, gerek görmüyorum bile bildirgeç’ten daha fazla tanındığınızı tartışmaya) araklanması muhtemel olan diğer yazı/resim gibi materyaller için bence görünen bir yerde uyarınızı yapın. Ege gibi bende, ne yazılarızın altında, ne site ile ilgili olan hakkımda sayfasında ne de başka yerde sitedeki materyallerin lisans bilgisini bulamadım.
Olura birisi aynı hatayı işlerse, lütfen alçakgönüllülük gösterip bildirgeç editörlerine mesaj atın, bizler her ne kadar gıptayla takip etsekte sizleri, böyle serzeniş dolu yazılarınızdan bildirgeç editörlerinin haberi olmayabilir, malumunuz onlar tanınabilmek adına 7/24 çalışmaktalar site başında..
26 Mart 2007 06:31
Övgü dolu sözleriniz için teşekkür ederim. Bir dahaki sefere sitemdeki içerik kullanıldığında tavsiyeleriniz doğrultusunda hareket edeceğim. Bildirgeç’teki arkadaşlara da 7/24 çalışmalarında başarılar dilerim. Çalışan her şeyi başarır.
31 Mart 2007 03:00
google’a yazdıklarım nasıl silinir
31 Mart 2007 07:42
@selda,
Anlayamadım(k)
28 Nisan 2007 13:40
[…] Dün ki Blog Kazanı duyurumdan sonra, bugün Bildirgeç‘te Nahnu‘nun yayınladığı Blog Kazanı ile ilgili yazı Bildirgeç‘i yine karıştırdı. Yine diyorum çünkü yakın bir geçmişte Osman S Börütecene‘nin Creative Commans ihlali ile ilgili bir yazısı ve Arda KUTSAL‘ın da bir yazısı Bildirgeç‘te başka bir spakülasyonlara neden olmuştu. […]
26 Mayıs 2007 02:32
[…] Osman Börütecene, resimlerinin kullanılmasından dolayı rahasızlığını dile getiriyor. Resminin bildirgeç‘te izinsiz kullanıldığını duyuruyor. Yorumlardan biri, çok dikkatimi çekti. Yorum aynen: “Çene yapmak kolay. Sıkısa gidin mahkemeye verin. Çok umrumdaydı sanki” “yorum blog editörü tarafından editlenmiştir.” […]
29 Mayıs 2007 10:01
Merhaba,
Osman bey, öncelikle geçmiş olsun diyeyim, izinsiz kopyalama birçoğumuzun derdi gerçekten. Emek vererek ortaya koyduğunuz bir çalışmanın izinsiz olarak kullanılmasından dolayı mağdur olmuşsunuz ve bu durumu dile getiriyorsunuz; bu gayet doğal. Fakat, yazınıza ve yorumlarınıza bakınca olayı sunuş tarzınızı ve bazı sözlerinizi doğru bulmadığımı ifade etmeliyim.
Merak ettiğim iki konu var.
1.’si, bu yazıyı yazmadan önce, site yöneticisine durumu bildirdiniz mi? Durumu bildirdiğiniz halde size cevap vermedilerse bu yazıyı mantıklı bulabilirim. Fakat yazınızdan ve yorumlarınızdan anladığım kadarıyla durumu onlara bildirmeden bu yazıyı yazmışsınız. İlgili yazıya yorum bırakarak, yazının sonunda yer alan rapor et bağlantısını kullanarak, torpilli.com’da bir başlık açarak veya -en garanti yol- yöneticiye iletişim mesajı atarak durumun düzeltilmesini rica edebilirdiniz.
Ben şimdiye kadar bildirgeç ya da diğer pilli siteleriyle ilgili bir sorunum olduğunda yönetici arkadaşlara durumu bildirdim ve genelde yoğun olmalarına rağmen bana kısa sürede yardımcı olmaya çalıştılar; hiçbir zaman sorun yaşamadım. Siz de sorunu iletişim kurma yöntemiyle onlara aktarsaydınız büyük ihtimalle kısa bir sürede sorun çözülecekti. İletişim mesajıyla izinsiz kopyalama durumunu bildirdiğiniz halde sorun çözülmediyse o zaman burada dile getirirdiniz.
Bu şekilde izinsiz kopyalama olayını savunmak tabii ki mümkün değil; fakat diğer yorumlarda arkadaşlar belirtmişler, lisans bilgisini - ilgili yazıda ve sitenizin diğer kısımlarında- yazmadığınız halde resim CC lisanlı demeniz pek mantıklı gelmedi bana. Evet, editörler çok titiz bir şekilde gönderilen içeriği incelemeliler, ama sonuçta onlar da insan ve gözlerinden kaçabilir bazı şeyler. Bir resmin yazıyı yazana ait olmadığını anlamaları da pek kolay bir şey değil, o ayrı mesele.
Bence tek taraflı baktığınız noktalar var. abacus arkadaş, bu yazıya yaptığı şu ve şu yorumlarda, bir arkadaşın bu yazınıza yaptığı yorumun uygunsuz ifade taşıdığını ve yayınlanmış halde olduğunu belirtmiş. Sizin gözünüzden kaçmış ve ikinci uyarısından sonra yorumu düzenlemiş, uygun hale getirmişsiniz. Yani şöyle düşünün, örneğin ben o uygunsuz ifade içeren yorumun sitenizde yayınlanmış olduğunu gördüğüm anda, abacus’ün yaptığı gibi sizi uyarmak yerine kendi blogumda veya başka sitelerde “Osman Börütecene blogunda terbiyeye aykırı yorumlar yayınlanıyor” diye yazı yazsaydım, benim hakkımda ne düşünürdünüz?
Sizin gözünüzden kaçması sonucu oluşan bir hatayı gelen uyarı üzerine telafi ediyorsunuz fakat Bildirgeç’i niye kendinizin yerine koymuyorsunuz? Sitenizde yayınlanmış olan ve sonra düzenlemiş olduğunuz o yorum nasıl sizi bağlamıyorsa, bu durum diğer siteler için de geçerlidir.
2. olarak, bildirgeç’ten ilgili resim kaldırılınca yazınıza bir güncelleme notu eklemiş ve “Bu da Bildirgeç yazarları ve editörleri CC’den anlamaz olur mu diyenlerin kulağına küpe olsun. Kullanmayı bilmediklerini / tercih etmediklerini görmüş olduk.” demişsiniz. Güncelleme notunuza da itirazım var, bir hata üzerine genelleme yapıp tüm Bildirgeç yazar ve editörlerini itham etmeniz sizce ne kadar doğru? Bir Bildirgeç kullanıcısı ve aktif olmasam da yazarı olarak bu sözlerden rahatsız oldum ve açıkçası üzüldüm. Bildirgeç, 95 bine yakın üyesi olan Pilli.com’un bir sitesi; eksikleri ve hataları olsa da Türk interneti için çok iyi bir kazanım bence. Umarım bu hatayı telafi edersiniz.
Web 2.0 diyoruz, kullanıcıların katkılarıyla oluşan web siteleri diyoruz.. Eğer siteye katkıda bulunan insanların yaptığı hatalar tüm siteyi bağlar diye düşünüyorsak o zaman web üzerindeki birçok siteyi gözden çıkarmamız gerekir. Örneğin forumları kapatmamız gerekir, forumlarda üye olanların mesajları onaydan geçmeden direk yayınlanıyor. Youtube’da yapılan bir hata üzerine sorunu çözmek yerine Youtube’a erişimi kapattık; bu ne kadar mantıklıydı ve elimize ne geçti, diyelim ki?
Yazıda bahsedildiği tür olayların yaşanmaması için kontrol ve otokontrol mekanizmalarının daha da gelişmesi gerekiyor. Bildirgeç’te benim de rahatsız olduğum bazı noktalar var; Türk internetindeki en büyük komünite sitelerinden birinin daha iyi bir hale gelmesini istiyorsak bence yapmamız gereken yapıcı eleştirilerimizi, çözüm önerilerimizi ilgili arkadaşlara iletmektir.
Saygılar, sevgiler.
6 Haziran 2007 10:42
[…] Osman Börütecene’nin, kişisel blogunda Bildirgeç’te yayınlanan bir resimin, Doctus’un da sahip olduğu Creative Commons lisansını ihlal ettiğini bildirmesiyle başlayan tartışma gelişiyor. Börütecene kendi ürettiği ve lisansladığı bir resimin Bildirgeç’te izinsiz ve kaynaksız yayınlanmasına tepki gösterirken, Arda Kutsal’ın da benzer bir mağduriyet yaşadığını gördük. Onun da aynı lisansa sahip bir resmi Bildirgeç’de izinsiz ve kaynaksız yayınlanmış. […]
20 Haziran 2007 16:16
[…] Osman Börütecene’nin, kişisel blogunda Bildirgeç’te yayınlanan bir resimin, Doctus’un da sahip olduğu Creative Commons lisansını ihlal ettiğini bildirmesiyle başlayan tartışma gelişiyor. Börütecene kendi ürettiği ve lisansladığı bir resimin Bildirgeç’te izinsiz ve kaynaksız yayınlanmasına tepki gösterirken, Arda Kutsal’ın da benzer bir mağduriyet yaşadığını gördük. Onun da aynı lisansa sahip bir resmi Bildirgeç’de izinsiz ve kaynaksız yayınlanmış. […]
12 Aralık 2007 11:09
[…] Son zamanlarda özellikle bildirilere b?rak?lan yorumlarda “ah nerede o eski bayramlar” tad?nda “nerede o eski Bildirgeç” yak?nmalar?n?, “bu yaz?n?n burada ne i?i var, editörler uyuyor mü” serzeni?lerini s?kl?kla okur oldum. En son olarak da sevgili Osman Börütecene‘nin blog yaz?s?ndan kaynak gösterilmeden bir bildiride kullan?lan bir ekran görüntüsü ve ard?ndan gelen Osman’in yaz?s? ile Bildirgeç’e ve editörlerine Creative Commons lisans?na ayk?r? davrand?klar? yönünde bir tepki olu?tu?una tan?k oldum. Sevgili Osman’?n “bir ekran görüntü can?m ne olacak ki” demeden konuyu tart??maya açmas? önemli bir olay çünkü ülkemizde bu tip durumlar?n tart???lmas? ve belli bir görgünün olu?mas?n?n gerekti?i zamanlarday?z. […]