Tansu bir yazı yazmış, kendimi Angola’lı hissediyorum demiş. Kimseyi de mimlememiş ama ben buradan kendime homoplatonik bir mim çıkardım ve Namibyalılık hislerimi açmaya karar verdim.
Efendim şimdi Angola’lı hisseden Tansu arkadaşımız önemli hususlara değinmiş, ben Namibya’dan toprak istesem ne olur demiş falan. Kendine benzer birkaç akıllı bulup Namibya’ya saldırmayı bile düşünmüş. Ben bir Namibya münevveri, aydını, entelektüeli olarak memnun olurum böyle bir renklilikten, farklılıktan. Özellikle kendini Angola’lı hisseden arkadaşlar gelsin çoluğumuzu çocuğumuzu öldürsün, anamızı bacımızı kessin. Bir şey olmaz. Eğer Namibya silahlı kuvvetleri karşılık vermeye başlarsa da bir aydın olarak hemen barış için gösteriler başlatırım silah bırakalım derim. Ama bunu demek için evvela Angola’ların bizi öldürmesini kesmesini falan beklerim ki demokrasi yerini bulsun.
Kaldı ki bizler Namibya olarak tarihimizde gerçek devrimler yaşamadık, devrimler hep tepeden indi o yüzden de bir an evvel çözülüp ulus devletten vazgeçip federe devlet haline gelmemiz lazım ki bilimin fenin ışığında yürüyelim, modern olalım, demokrat olalım. Bakın Avrupa’ya, Amerika’ya, onlar sürekli bölünüyorlar. İtalya, Fransa, Almanya, İspanya, İngilitere falan hep demokratikleşerek parçalanmış durumda hepsi ulus devleti terkediyor demek ki bir bildikleri var (Avrupa Birliği ne o zaman salak!).
Nitekim Tansu’yla Osman kardeştir demek ki Namibya’nın bölünmesi gerek. Hukuk devleti olmak, demokratik olmak bunu gerektiriyor.
Şimdi ben bu yazdıklarımdan fazla bir şey anlamadım ama bir şeyi merak ettim böyle yazarken. Ahmet Altan, Mehmet Altan, Çetin Altan, Ali Bayramoğlu, Engin Ardıç, Yasemin Çongar, Mehmet Barlas, Baskın Oran, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Fehmi Koru, ve daha adını burada saymaya üşendiğim birçok ama birçok kişi böyle şeyler söylediğinde neden çok normal, çok doğal, çok hukuki, çok medeni şeyler söylüyorlarmış gibi dinliyoruz onları çok merak ettim.
Tansu, bilader, orda mısın? Gel horon tepelim, halay çekelim, bir düğün bulalım da gidip kurşun sıkalım falan.
Benzer yazılar:
- Tansu Günay Kişisel Blog Açtı
- Kürşat Bumin: Gizli Çetin Altan
- Blog İçeriklerinin Rotaları ve Mehmet Doğan’ın Not Defteri
- A.B.D. kaça bölünecek?
Ben de kendimi Jamaica‘lı hissetmişimdir oldum olası. Parlak güneş, altın sarısı plajlar, küçük şemsiyeli meyve kokteylleri… Daha neler neler… 10cc‘nin Dreadlock Holiday‘de söylediği gibi:
i don’t like reggae
i love it
don’t like Jamaica
i love her
Ah, bir de ulus devletten vazgeçmek federe olmak filan derken aklıma geldi, elimiz değmişken Kıbrıs’ı versek de Jamaica adasını alsak ya…
Bir röpörtaj yapalım senle
Hatta dur ben Namibya askerlerini kaçırayım, sen gel arabulucu ol. görsün Namibya insanlık nasıl olur.
Olur. Sonra seni Amerikalılar teslim etsin Namibya’ya, Namibya da seni alsın Madagaskar’da krallar gibi yaşatsın. Ama sen birkaç ayda bir ortalığı telaşa ver beni zehirliyorlar diye. Tabii Namibya’da idam cezası varsa o bir kalksın, seni öldürmeyeceklerini anlayınca başka yollara başvurursun.
Mesela meclise bir parti yollarım dediklerimi söyleyecek. Güney Afrika Birliği’ni ayarlarız, benim isteklerimi sunar hükümetlere sanki kendi kriterleriymiş gibi…
Sonra… sonra bir yusufçuk huvalansın elimde mavzer alnımda yıldızlı bere… (“huvalanmak”da typo yoktur)