alemlerin aslı hayaldir

Belirsizliğe alışmak

Kuantum kavramı üzerine yazmaya devam edelim. Kuantumu anlamak konusunda birçok insan zorluk çekiyor. Bunun nedeni konunun zorluğundan ziyade bizim alışkanlıklarımız.

Hayatımızı kolaylaştırmak için belli alışkanlıklar ediniyoruz. Bu alışkanlıklar arasında en önemli olan şeylerden biri kesin hükümlere varmak. Etrafımıza bakıyoruz ve etrafımıza baktığımız saniyeyi donduruyoruz. O saniye içerisinden bazı gerçeklikleri seçiyoruz ve bunların sonsuza dek böyle kalacağına dair bir karar veriyoruz. Bu gerçeklikler değiştiğinde de bunları ya farketmiyoruz ya da çok çok şaşırarak tepki veriyoruz.

Kuantumu anlamak için belirsizlik ve olasılık kavramlarına zihnimizde daha fazla yer açmalıyız ve belki sözcüğüne hoşgeldin demeliyiz.

Çünkü kuantum fiziği bize hep görmeye alıştığımız ve orada durduğuna, gerçekliğine çok inandığımız ve bel bağladığımız maddenin sadece belki orada olduğunu anlatıyor. Bakın bu felsefe değil, bu fizik. Çağdaş fizik.

Amerikan dolarının değer kaybetmesiyle dumura uğrayan insanları düşünün. Bu insanların bu derece dehşete düşmelerinin en büyük nedeni, etraflarında sonsuza kadar var olacak mutlak gerçek sandıkları şeylerin değişiyor olması. Bu insanlar belki kavramını, olasılık kavramını ve belirsizlik kavramlarını iyi belleselerdi böyle bir dehşet yaşamayacaklardı.

Her şey istisnasız olarak değişir. Değişim bile değişir. Buna vakıf olabilmenin tek yolu, bir şeyi kesin olarak bildiğini zannetmekten vazgeçmektir. Bir şeyleri asla kesin olarak bilemeyeceğimizi ve değerlendirmelerimizi o an için yapmamız gerektiğini anlarsak sadece kuantum dünyasını anlamakta değil hayatta da çok başarılı oluruz.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar: