Beli olmayan karıncalar ülkesi Türkiye
Hayli uzun bir zamandır konu her ne olursa olsun gündem üzerine pek bir şey yazmamaya, bunun yerine zamansız içerik üretmeye çalışıyorum. Bugün de aklımda “içimizdeki yetişkinle barışmak” başlıklı yazımın ikincisini yazmak vardı ama gündem beni yine yakaladı. Geçtiğimiz günlerde bir terör saldırısında 17 şehit vermiş olmamız bile beni kararımdan döndürmemişti ama bugün artık daha fazla dayanamadım. Gündemdeki haberlere dair yapılan yorumlar, ahmak köşe yazarları ve aptal kalmayı tercih eden okurların gazetelerdeki yorumları beni çıldırttı. Üzülerek söylüyorum, şehit haberlerini duyduğumda pek şaşırmıyorum sadece üzülüyorum. Gelen haberlerin hiçbiri benim için şok edici, sürpriz, şaşırtıcı ya da olağanüstü değil. Neden böyle olduğunu Osman Pamukoğlu’nun 2004 yılında İnkılap yayınlarından çıkan “Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok” adlı kitabından bir alıntı yaparak anlatmaya çalışacağım. Türkiye’nin terörü sona erdirmekteki isteksizliği beni çileden çıkarıyor ama “demokrasi” diyorum, susuyorum. Buyrun hep beraber okuyalım:
2 Ağustos (1995) günü öğleden sonra tugayın kışlasındaki piste bir sivil helikopter indi. Kısa bir süre sonra da emir astsubayı, MİT görevlisi üç kişinin ziyaret için geldiklerini söyledi.
Gelenler Milli İstihbarat Teşkilatı Van Bölge Müdürü ve iki yardımcısıydı. Müdür çantasından büyük bir zarf çıkarıp uzattı ve:
“Komutanım sayın Müsteşar’ımızın size selam ve saygıları var, ‘Osman Paşa’nın aklında yanlış bir şey kalmasın’ diyerek bu zarfı size gönderdiler” dedi.
“Ne bilgisi var bunun içinde?”
“Biz malumatkar değiliz komutanım” dediler.
Zarfı açtım ve içindeki beş sayfalık notları hızlıca okudum. Sonra, okumamın bitmesini sessizce bekleyen üç görevliye,
“Arkadaşlar eskiden ben de bütün insanlar gibi, bazı akıl almaz gibi görünen şeylere şaşırırdım. Hakkari’de yürüttüğümüz mücadele boyunca yaşadıklarımdan sonra, yeryüzünde insanlara ait hiçbir şey artık beni şaşırtamaz. Yazık, çok yazık. Tanrı bizim milletin yardımcısı olsun” dedim.
Biraz sohbet ettik, ayrıldılar.
Beş sayfalık bilginin özeti şuydu:
Kürdistan İşçi Partisi (PKK)’nin 5. Kongresi Şırnak ilinin 18-20 kilometre altında, Kuzey Irak’taki Haftanin Kampı’nda yapılmıştı.
Aynı bölgede, üç ayrı noktada 500, 200 ve 50 kişi olarak; PKK’nın üst düzey yönetim ve grup liderlerinden 700 kişi toplanmıştı.
Haftanin’e gelişler 23 Kasım 1994′te başlamış, 26 Şubat 1995′te en son grup ayrılmıştı. Toplantı 1,5 ay sürmüştü.
MİT bu büyük organizasyonu başından sonuna kadar, 22 ayrı tarihte 22 kez rapor edip bildirmişti.
İşin daha da ilginç tarafı 5. Kongre’yi yapanlar da Türkiye Cumhuriyeti Devleti Haftanin’e bir harekat düzenler diye beklemişlerdi. Bundan daha doğal bir şey olamazdı. PKK’nın üst düzey kadrosundan 700 kişi burnumuzun dibindeki bir yerde 1,5 ay süren bir toplantı yapıyordu.
22 ayrı tarihte, 22 defa bu faaliyetin kendilerine bildirildiği makamlar şunlardı: Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı, Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Merkezi.
İki kere de Diyarbakır’daki 2. Taktik Hava Kuvvetleri’ne bildirilmişti.
İşte arkadaşlar durum böyleyken böyle. Bu nedenle ben de artık olan biten hiçbir şeye şaşırmıyorum. Yine de beni şaşırtan bir nokta var. Onu anlatmadan önce Deniz Feneri rezaletine de değinmiş olayım. Biliyorsunuz (bilmemeniz mümkün değil yurt çapında bir propaganda yapılıyor) bugün hala bu derneğe yardımda bulunan saf, cahil insanlar var. Yapacağım benzetme için Deniz Feneri’ne hala bağışta bulunanların varlığından bahsetmem yeterli.
Dünyanın neredeyse her yerinde işler karıncalar üzerinden yürür. Karıncalar harıl harıl çalışır, toplumun azınlıktaki bir kısmını beslerler. Ancak yöneticiler karıncaların belini incitmemeye dikkat ederler ki düzen bozulmasın diye.
Ama Türkiye’de kimse karıncaların beline de dikkat etmiyor. Galiba Türkiye beli olmayan karıncalar ülkesi.
Benzer yazılar:
- 10 Kasım’ın ardından
- Cumhurbaşkanlığı Seçimi
- Hürriyet gazetesi kandırıkçılıkta lider
- A.B.D Hava Sahamızı İhlal Etti