alemlerin aslı hayaldir

Allah’a mı tapıyoruz insana mı? (Güncelleme)

Cehennem korkusuyla yaşayan arkadaşları uyarmak istiyorum. İslam inancında, gözlediğim kadarıyla şu günlerde dünyadaki müslümanların neredeyse %99′u Kuran’dan başka her şeye inanıyor.

Nereden çıktı şimdi bu konu diye soracak olursanız, içimden geldi diye cevaplayabilirim. Hep söylerim, herkes düşünce süreçlerinin onda birini bile bloguna yansıtsa bugün acayip zengin bir dünyamız olur.

Arkadaşlar, gerçekten cennetin ve cehennemin varlığına inananlarınız varsa, ve cehenneme gitmek istemiyorsanız, ibadet ettiğiniz taptığınız tek makam Allah olmalıdır. Bunun dışındaki bütün ihtimallerde şirk koşmuş oluyorsunuz (Allah’a eşdeğer görmek).

Şirk halindeki bir kişinin de İslam’a göre istikameti ancak cehennem olabilir.

Peki o zaman insana değil de Allah’a taptığımızı nasıl anlayacağız? Aslında hiç de zor değil. Allah’dan ve onun kitabından başka şeylere kutsal değerler yüklemiyorsanız içiniz rahat olsun. Şirk halinde değilsiniz. Ama eğer herhangi bir insanın sakalını, hırkasını falan öpüp alnınıza koyuyor, dokunmak için birbirinizi eziyorsanız cehennemin odunu olmaktan korkun derim ben. Çünkü bunun hesabı eninde sonunda mutlaka sorulacaktır. Soru da şuna yakın birşey olacaktır büyük ihtimalle: “Neden, ben varken, insana taptın?”

Son derece basit bir anlatımla dile getirdiğime inandığım bu yazıyı daha fazla uzatma gereği duymuyorum. Sadece şunu ekleyeyim: Bu yazı İslam inancı doğrultusunda yazılmıştır. İslam dışında bir inanca sahip olanları bağlamaz, işlerine yaramaz.

Güncelleme

Bu yazının son kısmı için, aşırı islami bir perspektiften yazıldığına dair eleştiriler aldım. Kendim yeniden okuduğumda ben de aynı izlenime kapıldım.

İki şeyi dikkatlere sunmak isterim.

1. Karşılaştırmak gerekirse, Hz. İsa’nın heykeli önünde diz çöküp dua etmek Allah’a tapmadığınız anlamına gelmez. Hristiyanlık inancına göre bu konuda kimse size hesap sormaz. Hz. İsa Tanrı’nın oğludur. Hristiyan bir perspektiften bakıldığında bu sizi cehenneme götürmez aksine cennete yaklaştırır. Bu bağlamda Hz. İsa senin benim gibi bir insan değildir. Bizlerden farklıdır. Kendisine kutsallık atfedilmiştir. Ancak Hz. Muhammed için aynı şey söylenemez. Hz. Muhammed senin benim gibi bir insandır. Kendisine İslam’ı anlatmak görevi verilmiş, toplum içinde Allah’ın elçisi olmasıyla beraber, vekili olarak davranması ya da vekili imiş gibi davranması Allah tarafından yasaklanmıştır. Bu bağlamda Hz. Muhammed önceki peygamberlerden farklı olarak yüzde yüz insandır. Onun sakalına, hırkasına, mezarına tapınmak günahtır. İslamiyet der ki; kim Muhammed’e inanıyorsa bilin ki Muhammed öldü. Kim Allah’a inanıyorsa bilin ki Allah ezeli ve ebedidir.

2. Kişisel olarak konuşmak gerekirse, organize dinlerin bu dünyaya verdikleri zararı savunmamı kimse beklemesin benden. Bu İslam için de geçerli, Hristiyanlık için de geçerli, Yahudilik için de geçerli, ve daha birçok din için de geçerli. Ben kişisel olarak bunlardan hiçbirinin yanında olmadığım gibi, her birine eşit mesafede duran biri bile değilim. Hele de Türkiye’nin son 60 yıllık dincileştirilme sürecini göz önünde bulundurursak, bu konuda tarafsız olmam beklenmemelidir. Elbette benim için Türkiye Cumhuriyeti’nin laik-demokratik rejimi hepsinden önce geliyor.

Herkese iyi bir hafta dilerim.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

10 Comments to Allah’a mı tapıyoruz insana mı? (Güncelleme)

  1. 30 October 2007 at 1:18 | Permalink

    Konu çok kapalı ve yetersiz oldu, peygamber efendimizin sakalı şerifi, mezarını ziyaret etmek saygıdan ötürüdür eğer saygı ile tapınmayı bir birine karıştırırsanız ortaya şöyle bir sonuuç çıkar. Biz saygı için Atatürk heykelinin önünde saygı duruşunda bekliyoruz hatta sizin tabiriniz ile laik cumhuriyetimiz her şeyden önce geliyorsa Acaba biz Laik-demokratik rejime mi tapıyoruz yani özgürlüğümüz Allah’tan daha büyük ve kudretli midir? Biraz daha ileri giderek Çanakkale zaferinde Şahadet seslerini yükselten inançlı aziz atalarımıza saygısızlık yapmıyor muyuz?

    İstiklal marşına baktığımızda;

    Kim bu cennet vatanin ugruna olmaz ki feda?
    Süheda fiskiracak, topragi siksan süheda!
    Cani, canani, bütün varimi alsin da Hüda,
    Etmesin tek vatanimdan beni dünyada cüda.

    Ruhumun senden ilahi, sudur ancak emeli;
    Degmesin mabedimin gögsüne na-mahrem eli!
    Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli,
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

    İnancımız sağlam olmasa vatanın ne önemi var ki, unutmayalım ki şehit olabilmek için evela müslüman olmak lazım

  2. 30 October 2007 at 2:38 | Permalink

    Yorumunuza harfiyen katılıyorum. Bizdeki inanç zayıflığının sebebi gerçeklerden kaçmamızdır. Kuran-I Kerimin anlamını öğrenmekten kaçınıyoruz İslam dinini güçlü kılan yanları zaten hep iyiyi ve doğruyu göstermesidir. Siz de takdir edersiniz ki doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar eğer kovacak gücümüz yoksa bu sefer nefsimize yenik düşüp çamur atmaya çalışıyoruz. Namaz kılmak, oruç tutmanın yani ibadet etmenin adı dincilik olmuş bizde, yani kısacası modern olunuz dinci(dindar-inançlı) olmayınız deniliyor bize . Sizin yukarıda saydıklarınız cahil insanların yaptıkları şeylerdir okuyan insanların sayısı artınca zaten bu dedikleriniz ortadan kalkmış oluyor.

    İşte size bir çelişki daha modern diye hitap ettiğimiz birçok medeni ülkelerde batıl inanç sayısı o kadar fazla ki bazen gülmemek için kendiniz zor tutuyorsunuz ve o kişiler müslümanlara yobaz diyorlar bu zoruma gitmiyor da bir müslüman olarak onlara hak verenlere üzülüyorum.

  3. 30 October 2007 at 8:36 | Permalink

    şeytan taşlarken çoğu sene yüzlerce hatta bazen binlerce insanın ölmesine ben yuh diyorum başka birşey demiyorum, başka bir dinde böyle bir adet olsa müslümanlar neresiyle güleceğini şaşırır…bu arada başka dindeki bu tip saygısal sembol ve adetlere sapıklık gözüyle bakanlar, konu kendi dinlerine gelince saygı, sevgi, adet, gelenek, sembol edebiyatı yapıyorlar bize…

    bu arada sakal-ı şeriflere dna testi konusu tartışılıyordu bir ara basında, zannediyorum büyük olasılık çoğu sahtedir onların eğer yapılırsa bu test, kesin farklı farklı kişiler çıkacaktır sonuçta diye düşünüyorum!

  4. 30 October 2007 at 11:28 | Permalink

    Din dediğimiz şeyin “leolar”dan veya “rotary” gibi klüplerden farkı yoktur. Ha siz gerçek anlamda Hz Muhammed’in yıldızlara uçtuğuna, Hz İsa’nın ölüleri dirlittiğine inanıyorsanız, bunların birer metafor olduğu size ters geliyorsa öyle bırakın derim. İyidir çünkü..
    Ama diğer taraftan, bir şeye aitlik hissetme ihtiyacı, korku, sevgi vs gibi bir çok duyguya sahip insanların kurduğu büyük klüplerdir. Yalnız dinlerden bahsediyorum yanlış anlaşılmasın. Tanrı inancından veya yaratıcıdan bahsetmiyorum.

  5. ali arı's Gravatar ali arı
    13 November 2007 at 14:10 | Permalink

    bir kere emin ol ki %99 kurandan başka herşeye tapıyorlar lafın çok yanlış.insanoğlu inanmaya meçburdur bu ateistler içinde geçerli,allaha(c.c)inanmıyorsa başka bir şeye inanıyor emin ol.60 yılda tam tersi mantık işledi.60 yıllık yakın tarihimizi fazla bilmiyorsun.sadece bazı cemaat grupları olabilir.onlarda cumhuriyet ve laikliğe hiç bir ters haerekti olduğuna inanmıyorum.ama şunu diyebilrsin özgür düşünce ortamı 80 yıldır yasaklandı,fikirlerini beyan edenler tutuklanıp atıldı.bu her kesimden var.

  6. 18 November 2007 at 0:24 | Permalink

    Bu yazıyı çok geç gördüm.

    % 99 kelimesi hiçde yanlış değil,Ülke nüfusundan gayri müslimleri çıkar,ateistleri çıkar,aleviyim deyipde alakası olmayanlarıda çıkar geriye kalan insanlarında bir kısmının pek inançsız olduğunu varsay ne kaldı ?
    % 1 osman doğru tespit etmiş onlar ALLAH denen yaratıcıya değil ne isevilik ne musevilikde aslında var olmayan onlardan çok önceleri varlığını göstermiş semavi dinler geldiğinde ise yitip gitmektense bizdeki adı ile takiye yapmış yada kendini saklamış paganizm dini inanç sembol ve törenlerini 3 semavi dinde göremeyenler ALLAH’a tapıtığını onun rızasını kazandıklarını sanırlar kendilerine CEHENNEM’den yer ayırtırlar da bundan haberleri olmaz.
    Meryem ana figürü ve isa nın bebek hali,yada Musaya inanmayanların öküz figürünü anımsayın gamalı haç,mısırlıların üstü yuvarlak olan simgesi hıristiyanlıkta isa nın çarmıhtaki haline nasıl dönüştüğünü.Romalılarda en son rastlanılan PAGAN inancı minik heykellere tapınmalar (ki bunlar Arap yarımadasında son buldu )Şimdi olana bakın türbelere gidin Hangi ada idi hatırlayamadım kiliseye akın eden insanları görün.Tümü Cehennem yolcuları değilmi ?
    Osman doğru tespit etmiş belki anlatımı birkaç ayrıntı eksikliği olabilir onuda bilenler tamamlamalı.Görünen o ki LAİK kelimesi yine karıştı buradaki muhabbete.Herkes aklındakini koydu ortaya çekildi kenara istediki benim kafa yapımla beni anlasınlar.İyi de aynı beyne ve gözlere sahip değilizki nedir bu fütursuzca karşı çıkmalar ?
    Yapıcı olalım ekleyip eksik bırakmayalım eleştirelim ama tamir ederek yıpratarak değil.
    Bir çok benzer şeyler sayılabilir

  7. 24 December 2007 at 22:43 | Permalink

    YAZDIKLARIM GENELE DAİRDİR..KİMSENİN LAFINA DEĞİL LAFIM.İyiki bunları tartışıyoruz.öncelikle osman’a teşekkürler bu mevzu iyiki aklına gelmiş..herkesin bu konuda söyleyecekleri olmalı..söylemeyen böyle olsun mu?:)

    dinlerin,dillerin,kültür ,fikir farklılıklarının bir zenginlik olduğunu düşünmeyen biri varsa çıksın karşıma aksini söylesin.her çeşitten insan var.kimin doğrusu işe yarar ve faydalı insanlık için.?

    Laiklik;din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılMAMASI değil midir.?bu konu önemliymiş !!!,hergeçen gün idrak ediyorum.

    din ayrı birşey,siyaset ayrı bir konu olmazsa ne olur.?..insanların dini özgürlükleri BİLE kısıtlanır..kısıtlanır…kısıtlandı nitekim.herkes bir ipin ucuna tutundu.dini ve politk açıdan Özellikle.
    müslüman olan,müslimanım diyemiyor…neden?müslümanım dedin mi,ya da müslüman değilim dedin mi ,Sİyasi bir TAraf tutuyormuşsun veya o tarafı benimseMİYORmuşsun gibi olur.ÖRNK. olarak:solcu solcuyum dediğinde dinsiz..dindar dindarım dediğinde şeriat yandaşı olmamalı..bütün siyasi kavramlar tedaülden kalkmalı artık.hep aynı düşünceler etrafında dönüyor dünya..bir tek bilim ve sanat kalıyor , alternatifsiz kalmayan…kalıpları kırmadan kaldırıp rafa koysak diyorum.kavramları rahat bıraksak..kafa karıştırıyor bunlar..gerçeğin parlaklığını sıvıyor.yaşam adına bir faydasını da görmedik..

    yakın tarihe bakalım.herşey çağımızda renkli ışıltılı taze görünüyor.ama içeriden çürümüş.bu çürüme başlayalı çoooook olmuş..düzelir gibi oldu mu taklaya gelmiş..toprağımın meyvasının en adisini markette bana kakalıyorlar,en adisinden…en sahtesinden..besinlerin bile sahtesi var yani.

    hadi hayırlısı.bütün var olan kavaramları böldük..hadi bakalım.tek bir doğruyu bulalım..bence herkes bunu istiyor.ya da herkes ne istiyor?bütün bunları düşünme kapasitemiz varken….bunları düşünemeyen binlerce insan yok mu?

    yukarudaki yorumu yazan atiser’e katılıyorum.hepimizn beyni,gözü,algısı bir değilki..

    Laiklik;din ve devlet işlerinin karıştırılmaması gerktiği değilmidir?.karıştırmanın manası yok..dini de karıştırmayalım,siyaseti de..herkes kafasına göre takılsın içinde tutsun gerektiğinde bağırsın…ama artık tek bir güç olmalıyız ve dünyaya barışçıl ve dost gözlerle bakmalıyız..birbirimizi incitmeyelim..Kim incinmek ister?Laiklik İlkesi Olmasaydı; bu coğradyadaki çeşitli dinden , fikirden ve kültürden insanların biraraya gelmesi olanaksız olurdu.laiklik dini inançları politikaya alet etmemektir.Politikayıda dine alet etmemektir…..bunu anlamak bu kadar zor mu?hiç mi öğrenmedik okulda…evet öğrendik…şu kadar basit bir şeyi unuttuk mu yoksa.?neden unutmamalıyız?yoksa birileri bu fikirleri ortaya atıp bizi gerçek görüntüden uzaklaştırmaya mı çalışıyor..laf kalabalığından başka birşey yaratamıyoruz hala.Laiklik toplumsal alanda dini kullanmamaktır..dini yasaklamak değil aksine kendi halinde vicdan sahiplerinin ,dindarların,saf insanın dini kullanılarak sömürülmemesi için gerekli…sen ne yaptın bu dünya için söyle dese biri?.hadi hazırlayalım cevapları.kaç satır,kaç paragraf gerekicek şimdi?tam içimize sinmeyecek.

    hiç birşey yapamıyorsak hata sinyali verelim bari..bu ortamda laikliği anlatma gereğini sadece ve sadece laiklikten bahsetme gereğini duydum.birkaç sözde ben söylemek istedim.okuma zahmetine girenlere teşekkür ederim..sedece Laiklik.başka tutacağım bir kavram kalmadı elimde.birtek bu dinginleştirir aklımı..

    koskoca bir osmanlı imparatorluğunun kalıntılarıyız biz.ne yapmalıydı bu toprakları kurtaranlar sizce?dinin hırsızlar,yalancılar,sömürücüler tarafından çıkar için kullanılMASı tarihi bir gerçektir.insanları bölmek, şu veya bu şekilde,hiç farketmez, sistemin asalakları tarafından hep kullanılmıştır.HİÇBİR konuda taraf tutmamak lazım.tek gerçeği unutmadan.YAŞAMIN BİRİCİKLİĞİ,GÜZELLİĞİ,AHENGİ…YARATIKLARA SEVGİ…hepimiz iyi yaşamayı hak ediyoruz.
    herşeyi bir kenera bırakıp şu dünyanın haline bakın…silkelenmenin zamanı gelmişti geçiyor..bunları konuşalım ama durumun aciliyetinin farkına varalım…dünya bi ti yorrr!!!.Yaşamlarımız bozulduyor gitgide yıllar boyu…biz burada bu tartışmaları yaparken çoktan numaralandırıldığımızı görmüyor musunuz?ne yapmak lazım bizden sonraki kuşak için?ayıp değil mi böyle bir dünya bırakmak…din, dil vs. ne olursa olsun…somut çözümleri bulmak ve uygulamaya sokmak zor değil…insanız biz…isimlerimiz bile ayırmamalı bizi…bölünmemeliyiz.isteyen istediğini söylesin saygı dahilinde.saygısızca olanını da dinlemeye hazırım,kendi adıma…farketmez..

    Eskinin ortayaş hastalıklarına günümüz genç insanını öldürmeye başladığı gerçeğini dile getirtmeyen ilaç endüstrisine laf da atmış oliim.kendi bitkimizi,,kimyalarla bozup, bize satıyorlar…çoğunun içi boş hatta.plasebo..Sadece ilaçlar değil…siz düşünün kendi ailenizdeki sağlık faturalarını.çok mu sağlıklı bir hayat sürüyoruz.?çok mu kaliteli bir yaşantımız var?
    umarım saygısızlığım olmamıştır.çünkü kendimi kimseden ayrı görmüyorum.hepimiz aynı kazanın içindeyiz.
    dünyanın bir cennet olması bizim (insanın)elinde ve herbirimizin gücü dahilindedir.bir milyon T.L. nin kıymeti ortada..hani nerede insanın kıymeti.????

  8. 26 March 2008 at 0:00 | Permalink

    Sevgili Osmanın Ben fazla yoruma girmeden anlayanlara kuranın mesajlarını iletmek isterim.

    KEHF SURESİ54 AYET (Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.)
    ALİ İMRAN SURESİ 7 AYET COK ÖNEMLİDİR (O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. )
    BAKARA SURESİ284-285-286 AYETLER Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

  9. 13 April 2008 at 19:57 | Permalink

    Bizim,devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipler,gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır.Biz,ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil,doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
    Mustafa Kemal Atatürk.

    Yazı için teşekkürler.

    Cem Akkılıç Onuncuköy