Kamera şakası değil mi? Bir an kahkahalarla güldüm ama sonra “bu insan milletvekili adayı” gerçeği dank etti. Söylenebilecek birşey yok. Herşey ortada…
umarım gerçek değildir… okanın yaptığı terbiyesizliğin yanında özlem denen kadının şirretliği de ayrı birşey kesinlikle… düşüncem bu… zaten reklama girerken son saniyelere iyice baktım kıza demediğini bırakmamıştır okan muhtemelen… ama karşılığında da reklamlar boyunca uzayan bi ağız kavgası yaşamışlardır ben dayanamayıp devamını izleeceğim
Yıllar yılı chp’nin bırakın içini, içinin içini gördük de noldu?
Berhan şimşek program boyunca söz kesiyor, okan bayülgen onu destekler nitelikte söz kesiyor bunu neden kimse görmüyor?
chpli milletvekillerinin şirretçe tavrına neden kimse bakmıyor?
söyleyim, chplilerin gözlükleri at gözlükleri.. Yahu her muhafazakar insan siyasete atıldığında yapılan, laiklik elden gidiyor, aman cumhuriyet elden gidecek şeriat gelecek propogandası ömrünü doldurmadı mı?
O programı baştan sona izledim ve chp’den bir kere daha nefret ettim. En güzel bedduayı şu şekilde yaparım sanırım, Allah chp’ye iktidar nasip eylesin. Eylesin ki sonu DSP gibi olsun.
Atatürk’ün kurduğu partiyi rezil rüsva ettiler. Atatürk’ün mirasını tüketmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Öte yandan cumhuriyet gazetesi reklamlarına bakıyorum, “öf”ten öte bir laf söylemek gelmiyor içimden.
Siyasette çamur atma taktiği artık halka etki etmiyor, bunu chp anlasa iyi olur.
Özlem hanımı da tebrik ediyorum, yapabileceğinin en iyisini yaptı.
Sunucunun objektif olması gerekirken subjektif davranması da ayrı bir tartışma konusu.
valla ben chp barajı geçemesin diye dua ediyorum. gerçi akp karşıtı olduğum için herkes benim chp’yi desteklediğim ön kabuluyle konuşuyor ama olsun. bıkmayacağım bunu söylemekten.
partiler açısından değil, insanlar açısından bakıyorum ben olaya. kişi kendine belli bir şekilde hitap edilmesini isteyebilir. bundan daha doğal ne var ki? adı ahmet olana mehmet diye seslenmiyorsak “bana özlem değil özlem türköne demenizi beklerdim” diyen birine de “nasıl yauvv?” demek alenen terbiyesizliktir.
öte yandan, bu kadarcık derdini bile kararlılıkla anlatamayan birinin milletin temsilcisi olmak üzere yola çıkmış olması korkunç tabi!
olay okan bayülgen değilde başka birisinin karşısında yaşansaydı,daha farklı olabilrdi.çünkü okan bayülgen gerçekten tam bir laf cambazı.o yüzden onunla kim münakaşaya girerse haklı olsa bile haksız olur.medya da program yapmasının en büyük nedeni bu.olaya ben okan bayülgeni haklı buluyorum.özlem hanım ile özlem türköne arasında o kadar büyütecek şekilde bir fark yok.özlem hanımın yaptığı aslında sadece bir tercih meselesi.ama o tercihini seçime 10 gün kala böyle bir atmosferde ve laf cambazına karşı yapması hata.siyasette en büyük kural herşeyi yerli yerinde ve zamanında demektir.bunu da özlem hanımda göremedim.ama kaymakamlık yapmış türkiyede 22 kadın kaymakamdan biri.ve bilgisi halkülade seviyede,ben vatana ve millete yaralı işler yapacağı konusundayım.zaten kendiside bu seçimde istanbul 1,bölgeden aday büyük ihtimalle seçilecek.inşallah seçilir ve kendini ispatlayacak şekilde konuşma değilde hizmet eder.
Tamam, Özlem Hanım ya gerçekten konuşmayı pek beceremiyor, yahut daha evvel bu tarz bir tecrübesi olmadığından kelimenin tam manasıyla afalladı diyebiliriz lakin gene de büyütülecek çok bir şey yok! Bir vakitler Mesut Yılmaz’ın televizyonda nasıl demeçler verdiğini yahut vermeye çalıştığını henüz unutmuş değiliz. Yahut güya konuşabilen Baykal’ın her seferinde alakasız konulara dem vurup laf geçiştirmelerini. Burada bir hata varsa eğer, Okan Bayülgen’in yapmış olduğu gaf’dır. Bu kadar büyütmeye ne hacet?
Allah aşkına, tabi inananınız varsa, bu güne kadar herhangi bir siyasetçiden televizyonda, benzer biçemde bir programda benzer bir şekilde “Tayyip yeni siyasette, Deniz de eski ama bi halta yarasa, Devlet’le beraber olup hükümet kurabilirler aslına, her ne kadar alakasız olursa” gibi bir hitapla karşılaştıklarını gördünüz mü? Doğaldır kadının kendisini ezilmiş hissedip itiraza kalkması ve karşısında Okan Bayülgen olduğundan sus-pus edilmesi..
Karşıt propaganda yapacağım diye zırvalamayalım lütfen!
Sona doğru sayan sayaca göre 02:50 ile 02:40 arası bir yerlerde, bayan arkadaşımız olayı şakaya vursaymış, daha sonra Okan Bey’in de belirttiği gibi gıcıklaşmasaymış hiçbir gariplik olmayacaktı. Acemi siyasetçi işte.
bu AKP karşıtlığın sıktı ama ya… Ortada ne dediğini bilmez ben buranın kralıyım modunda gezen ve ağzının perdesi olmayan bir tv ci medya çokbilmişi var…
Ben aslında AKP’ye değil daha ziyade ülkemizin A.B.D. ye hizmet etmesine karşıyım. AKP içinde ülkeyi satmak isteyenler, satanlar olmasa bir alıp veremediğim yok pek.
@Osman Türkiyede yabancılara satış (toprak yada tesis) son 5 yıldamı başladı sanıyorsun. Bir araştır bence rengin morarır ondan sonra.
Bakın ben ASELSAN gibi bir kurumun satılmasını asla istemem onaylamam… Ancak şunu kabul edin. Özelleşmeden önceki telekom ile şimdi ki telekom aynımı. Devlet meurları açız deselerde zel sektöre göre cidden iyi kazanıyorlar ve ömür boyu böyle iş garantileri var. O yüzden salla başı al maaşı atıyorlardı. Aynı yer özelleşince pabucu pahalı görüp nasıl çalışıyorlar. Adan yüreğir teleokmdaki x hanımı hatılıyorum. eskiden nerdeyse milleti dövecek olurdu. şimdi ne güzel çalışıyor.
Ülkemiz ABD ye hizmet ediyor diyorsun. Peki Türkiye Natoya girebilsin diye Koreye bunlarmı asker gönderdi. İngiltereye hoş görüneceğim diye “kıbrıs diye bir sorun yoktur ” bakanlarolmuş. ABD de ” Türk köylüsü ısınmak için davarlarıyla beraber ahırlarda yatıyor” diyen malum Atatürkçü partinin bakanlarınıda gördü.
Keşke çok daha iyi bir ekonomimiz olsada gerçekten tam bağımsız olsak.
Dönelim OKAN BAYÜLGEN’e dilin kemiği olmadığını artık öğrenmeli. Birisi canlı yayında şov diye penis seyrettirir, başka gün programda yarışmacının göğsü açılır, birisi canlı yayında “vermeye hazır verecek” der.. Sonrada eleşetiriyorzu gençlik neden bu halde ?
Tabiki tek suçlu OKAN değil ama yıllardır televole ile milleti laçkalığa yönelten medyanın hiçmi suçu yok.
@ zavallı ikutluay, ne kadar basit ve pespembe düşünüyorsunuz size hayran kaldım.
bahsettiğiniz gibi çok çok fazla çalışmaya başlayan memurlar, kimin için çalışıyor? ülke için mi çalışıyor sanıyorsun? küçük beynin cevap veremez belki söyleyeyim: tabi ki cevap hayır. eğer yabancılar yatırım yapmak istiyorlarsa, yeni bir fabrika kursunlar, ülkenin kaynaklarına göz dikmesinler, uslu çocuk olsunlar, süt filan içsinler. sen de zavallı gibi olanları izle.
Okan’ın karşısında durabilecek kaşar siyasetçilerimizden olmadığı için kız iyice hırpalanmış boşu boşuna tartışmışlar uzun süre. Bid orada diğer beyfendi Berham vey meslekdaşını hiçte korumamış rakip partiden olduğu için onuda kınıyorum.
belki sen ayda filan yaşıyorsun ama eskiden karşımızda tırnak törpüleyen, telefonda saatlerce eviyle sohbet eden, kahvaltı eden, bayan memurlarla laklak edip
seni beni yem bekleyen koyun gibi orada sırada bekleten, hakkını aradığındada şikayet eden azar çeken memurlar yokmuydu bu ülkede.
ben hizmet alan kişiyim. memur sonuçta para için çalışıyor.. o zaman hizmet edecek. hizmetimi insan gibi aldığım sürecede gerisi çokta dert değil.
Madem ben zavallıyımda sen akıllısın, bu insanlar neden daha önce benim vergimle maaaş alıp bana padişahlık kesiyorlardı. (tüm memurları aynı kefeye koymadığımıda ayrıca belirtmek lazım. lafım işini yapmayan, yan gelip yatan üste birde maaştan şikayet edene)…
Sahi madem bu kadar vatan millet hayranısın. sen ne yaptın vatan işçin anlat da bilelim. kaç para vergi veriyorsun mesela
@ikutluay, olayı kişisel boyutlara çekmek istemişsin, mahalle kadınları gibi. tabi tartışmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun, konu üzerinde durmak yerine saçmalamışsın, ama buna şaşırmadım. sana bir kez daha acıyorum.
bir de senden istediğim cevabı vermişsin. özellikle, “hizmetimi insan gibi aldığım sürece gerisi çokta dert değil.” cümlesine çok güldüm. işte bu boş verme yüzünden oluyor bütün bunlar. hiç bir kaynağı olmayan, içi boşaltılmış bir devlet içerisinde yaşamakta, senin için dert olamaz tabi. sen hizmetini almaya devam et, zavallı.
keşke özelleştirmeler olmasaydı, diyorum.
tabi senin saçmalıklarını okuyarak sana değer vermek istemem. cevaplarına karşılık vermeye devam edecek değilim. iyi günler zavallı insan..
aylak,
Saçmalama, hakaret etme. Tartışmak karşındaki kişiyi ezmeye çalışmak değil, karşındaki kişinin görüşlerine, şahsına ve değerlerine hakaret etmek de değildir. Aksine, saygı çerçevesinde, orta düzlemde buluşmak, varsa yanlış bildiklerini düzeltmek yahut yanlışını kabullenmektir.
Oysa yaptığın, gerçekten mahalle kadınlarının kavgasına benziyor, sadece saldırıyorsun.
Lütfen biraz olsun seviyeli ol.
Şimdi bir düşünün: çoğu insan düşünmeden, başkasının ağzından konuşuyor. Eskiden “devlet kurumları arpalık” denirdi, herkes “doğruuu” diye böğürürdü. AKP şimdi %50 ile geliyor. Bu da uuzn zamandır belli (yok CHP ve MHP koalisyon yapıp iktidar olacaktı lafına inandınız mı yoksa?) Satıp parasını yemek isteyen AKP, kitleri filan bu dönemde satardı. Bir yandan AKP kadrolaşmasından korkuyorsunuz, bir yandan arpalık kurumların satılmasından. Birisi Kürşat Tüzmen için demişki “Karının biriyle karşılıklı şarap içmiş”
Şarap içse dinsiz, vişne suyu içse takunyalı.
Gerçek şu ki, nedenler,tarih ve ilişkiler gibi konulara girmeden “öyle olmuş,o bunu yapmış” tartışması sadece magazin. Öznelerin anlamı yok; Seda Sayanın selüliti de magazin, Tansu Çiller’in de.
Ya devletçi olacaksınız, ya kapitalist. Bunun bir orta yolu yok. Şimdiye kadarki fukaralık ve siyasi rezilliğin nedeni devletçiliktir. Devletten beslenen adam çarpık düzeni değiştirip kendini açlığa mahkum eder mi?
Devlet ekonomiye müdahale eder, müdahale ayrı, bizzat oyuncu olmak ayrı şey.
14 Temmuz 2007 22:22
Kamera şakası değil mi? Bir an kahkahalarla güldüm ama sonra “bu insan milletvekili adayı” gerçeği dank etti. Söylenebilecek birşey yok. Herşey ortada…
14 Temmuz 2007 22:41
Şimdi Türkiye’yi Özlem mi yönetecek?
14 Temmuz 2007 22:48
umarım gerçek değildir… okanın yaptığı terbiyesizliğin yanında özlem denen kadının şirretliği de ayrı birşey kesinlikle… düşüncem bu… zaten reklama girerken son saniyelere iyice baktım kıza demediğini bırakmamıştır okan muhtemelen… ama karşılığında da reklamlar boyunca uzayan bi ağız kavgası yaşamışlardır ben dayanamayıp devamını izleeceğim
15 Temmuz 2007 00:29
Yıllar yılı chp’nin bırakın içini, içinin içini gördük de noldu?
Berhan şimşek program boyunca söz kesiyor, okan bayülgen onu destekler nitelikte söz kesiyor bunu neden kimse görmüyor?
chpli milletvekillerinin şirretçe tavrına neden kimse bakmıyor?
söyleyim, chplilerin gözlükleri at gözlükleri.. Yahu her muhafazakar insan siyasete atıldığında yapılan, laiklik elden gidiyor, aman cumhuriyet elden gidecek şeriat gelecek propogandası ömrünü doldurmadı mı?
O programı baştan sona izledim ve chp’den bir kere daha nefret ettim. En güzel bedduayı şu şekilde yaparım sanırım, Allah chp’ye iktidar nasip eylesin. Eylesin ki sonu DSP gibi olsun.
Atatürk’ün kurduğu partiyi rezil rüsva ettiler. Atatürk’ün mirasını tüketmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Öte yandan cumhuriyet gazetesi reklamlarına bakıyorum, “öf”ten öte bir laf söylemek gelmiyor içimden.
Siyasette çamur atma taktiği artık halka etki etmiyor, bunu chp anlasa iyi olur.
Özlem hanımı da tebrik ediyorum, yapabileceğinin en iyisini yaptı.
Sunucunun objektif olması gerekirken subjektif davranması da ayrı bir tartışma konusu.
15 Temmuz 2007 00:36
valla ben chp barajı geçemesin diye dua ediyorum. gerçi akp karşıtı olduğum için herkes benim chp’yi desteklediğim ön kabuluyle konuşuyor ama olsun. bıkmayacağım bunu söylemekten.
oyum HYP’ye.
15 Temmuz 2007 13:07
partiler açısından değil, insanlar açısından bakıyorum ben olaya. kişi kendine belli bir şekilde hitap edilmesini isteyebilir. bundan daha doğal ne var ki? adı ahmet olana mehmet diye seslenmiyorsak “bana özlem değil özlem türköne demenizi beklerdim” diyen birine de “nasıl yauvv?” demek alenen terbiyesizliktir.
öte yandan, bu kadarcık derdini bile kararlılıkla anlatamayan birinin milletin temsilcisi olmak üzere yola çıkmış olması korkunç tabi!
15 Temmuz 2007 22:34
cok anlamsiz bir tartisma, özlem veya özlem türköne ne farkeder. söylenen yerlere dikkat edin. ve konu icindeki konusmanin gidisatina.
hani mecliste, özlem’i kürsüye davet ediyorum dense neyse, bu öyle bir makam bile degil..
ve de okan bayülgen gibi bir adamin bu konuda yetersiz bilgili olabilecegini düsünemiyorum.
16 Temmuz 2007 15:16
olay okan bayülgen değilde başka birisinin karşısında yaşansaydı,daha farklı olabilrdi.çünkü okan bayülgen gerçekten tam bir laf cambazı.o yüzden onunla kim münakaşaya girerse haklı olsa bile haksız olur.medya da program yapmasının en büyük nedeni bu.olaya ben okan bayülgeni haklı buluyorum.özlem hanım ile özlem türköne arasında o kadar büyütecek şekilde bir fark yok.özlem hanımın yaptığı aslında sadece bir tercih meselesi.ama o tercihini seçime 10 gün kala böyle bir atmosferde ve laf cambazına karşı yapması hata.siyasette en büyük kural herşeyi yerli yerinde ve zamanında demektir.bunu da özlem hanımda göremedim.ama kaymakamlık yapmış türkiyede 22 kadın kaymakamdan biri.ve bilgisi halkülade seviyede,ben vatana ve millete yaralı işler yapacağı konusundayım.zaten kendiside bu seçimde istanbul 1,bölgeden aday büyük ihtimalle seçilecek.inşallah seçilir ve kendini ispatlayacak şekilde konuşma değilde hizmet eder.
17 Temmuz 2007 09:10
Tamam, Özlem Hanım ya gerçekten konuşmayı pek beceremiyor, yahut daha evvel bu tarz bir tecrübesi olmadığından kelimenin tam manasıyla afalladı diyebiliriz lakin gene de büyütülecek çok bir şey yok! Bir vakitler Mesut Yılmaz’ın televizyonda nasıl demeçler verdiğini yahut vermeye çalıştığını henüz unutmuş değiliz. Yahut güya konuşabilen Baykal’ın her seferinde alakasız konulara dem vurup laf geçiştirmelerini. Burada bir hata varsa eğer, Okan Bayülgen’in yapmış olduğu gaf’dır. Bu kadar büyütmeye ne hacet?
Allah aşkına, tabi inananınız varsa, bu güne kadar herhangi bir siyasetçiden televizyonda, benzer biçemde bir programda benzer bir şekilde “Tayyip yeni siyasette, Deniz de eski ama bi halta yarasa, Devlet’le beraber olup hükümet kurabilirler aslına, her ne kadar alakasız olursa” gibi bir hitapla karşılaştıklarını gördünüz mü? Doğaldır kadının kendisini ezilmiş hissedip itiraza kalkması ve karşısında Okan Bayülgen olduğundan sus-pus edilmesi..
Karşıt propaganda yapacağım diye zırvalamayalım lütfen!
17 Temmuz 2007 13:08
Sona doğru sayan sayaca göre 02:50 ile 02:40 arası bir yerlerde, bayan arkadaşımız olayı şakaya vursaymış, daha sonra Okan Bey’in de belirttiği gibi gıcıklaşmasaymış hiçbir gariplik olmayacaktı. Acemi siyasetçi işte.
17 Temmuz 2007 13:20
@ahmet serdar: karşıt derken?
17 Temmuz 2007 16:54
Karşıt derken (bkz: AKP karşıtı, AKP’yi istemeyen)
18 Temmuz 2007 02:49
Vay be nekadar da boş konuşma becerisi yüksek insanlar
Bide Türkiye’nin derdine derman olacaklar hadi bakalım yola devam durmak yok yuh diyorum
18 Temmuz 2007 10:38
@osman
bu AKP karşıtlığın sıktı ama ya… Ortada ne dediğini bilmez ben buranın kralıyım modunda gezen ve ağzının perdesi olmayan bir tv ci medya çokbilmişi var…
http://www.ibrahimkutluay.net/blog/2007/07/16/medya-cokbilmisi-okan-bayulgen/
Kendi blogum dada yazdım..
Madem bu okan o kadar iyi bir hatip “canlı ” yaında. “vermeye hazır hazır şimdi verecek ” gibi laflar edipte mahkemeye düşen benmiyim.
Yoksa sen böyle bir terbiyesizi ve para için Minyeli Abdullah filmlerinde boy gösteren artsiten bozma vekili mi savunuyorsun.
18 Temmuz 2007 20:34
ikutluay’ın görüşlerine katılıyorum, karşıt olacağım derken ipin ucunu kaçırmanız söz konusu biraz…
18 Temmuz 2007 20:58
Ben aynen AKP’nin yöntemlerini benimsiyorum onlara karşı çıkarken. Tayyip Bey’in yöntemleri hariç, onların hepsini uygulamaya terbiyem müsade etmez.
18 Temmuz 2007 20:59
Ben aslında AKP’ye değil daha ziyade ülkemizin A.B.D. ye hizmet etmesine karşıyım. AKP içinde ülkeyi satmak isteyenler, satanlar olmasa bir alıp veremediğim yok pek.
19 Temmuz 2007 12:43
@Osman Türkiyede yabancılara satış (toprak yada tesis) son 5 yıldamı başladı sanıyorsun. Bir araştır bence rengin morarır ondan sonra.
Bakın ben ASELSAN gibi bir kurumun satılmasını asla istemem onaylamam… Ancak şunu kabul edin. Özelleşmeden önceki telekom ile şimdi ki telekom aynımı. Devlet meurları açız deselerde zel sektöre göre cidden iyi kazanıyorlar ve ömür boyu böyle iş garantileri var. O yüzden salla başı al maaşı atıyorlardı. Aynı yer özelleşince pabucu pahalı görüp nasıl çalışıyorlar. Adan yüreğir teleokmdaki x hanımı hatılıyorum. eskiden nerdeyse milleti dövecek olurdu. şimdi ne güzel çalışıyor.
Ülkemiz ABD ye hizmet ediyor diyorsun. Peki Türkiye Natoya girebilsin diye Koreye bunlarmı asker gönderdi. İngiltereye hoş görüneceğim diye “kıbrıs diye bir sorun yoktur ” bakanlarolmuş. ABD de ” Türk köylüsü ısınmak için davarlarıyla beraber ahırlarda yatıyor” diyen malum Atatürkçü partinin bakanlarınıda gördü.
Keşke çok daha iyi bir ekonomimiz olsada gerçekten tam bağımsız olsak.
Dönelim OKAN BAYÜLGEN’e dilin kemiği olmadığını artık öğrenmeli. Birisi canlı yayında şov diye penis seyrettirir, başka gün programda yarışmacının göğsü açılır, birisi canlı yayında “vermeye hazır verecek” der.. Sonrada eleşetiriyorzu gençlik neden bu halde ?
Tabiki tek suçlu OKAN değil ama yıllardır televole ile milleti laçkalığa yönelten medyanın hiçmi suçu yok.
19 Temmuz 2007 20:21
@ zavallı ikutluay, ne kadar basit ve pespembe düşünüyorsunuz size hayran kaldım.
bahsettiğiniz gibi çok çok fazla çalışmaya başlayan memurlar, kimin için çalışıyor? ülke için mi çalışıyor sanıyorsun? küçük beynin cevap veremez belki söyleyeyim: tabi ki cevap hayır. eğer yabancılar yatırım yapmak istiyorlarsa, yeni bir fabrika kursunlar, ülkenin kaynaklarına göz dikmesinler, uslu çocuk olsunlar, süt filan içsinler.
sen de zavallı gibi olanları izle.
19 Temmuz 2007 23:53
Okan’ın karşısında durabilecek kaşar siyasetçilerimizden olmadığı için kız iyice hırpalanmış boşu boşuna tartışmışlar uzun süre. Bid orada diğer beyfendi Berham vey meslekdaşını hiçte korumamış rakip partiden olduğu için onuda kınıyorum.
yazık olmuş kıza.
20 Temmuz 2007 09:25
@aylak
belki sen ayda filan yaşıyorsun ama eskiden karşımızda tırnak törpüleyen, telefonda saatlerce eviyle sohbet eden, kahvaltı eden, bayan memurlarla laklak edip
seni beni yem bekleyen koyun gibi orada sırada bekleten, hakkını aradığındada şikayet eden azar çeken memurlar yokmuydu bu ülkede.
ben hizmet alan kişiyim. memur sonuçta para için çalışıyor.. o zaman hizmet edecek. hizmetimi insan gibi aldığım sürecede gerisi çokta dert değil.
Madem ben zavallıyımda sen akıllısın, bu insanlar neden daha önce benim vergimle maaaş alıp bana padişahlık kesiyorlardı. (tüm memurları aynı kefeye koymadığımıda ayrıca belirtmek lazım. lafım işini yapmayan, yan gelip yatan üste birde maaştan şikayet edene)…
Sahi madem bu kadar vatan millet hayranısın. sen ne yaptın vatan işçin anlat da bilelim. kaç para vergi veriyorsun mesela
20 Temmuz 2007 11:41
@ikutluay, olayı kişisel boyutlara çekmek istemişsin, mahalle kadınları gibi. tabi tartışmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun, konu üzerinde durmak yerine saçmalamışsın, ama buna şaşırmadım. sana bir kez daha acıyorum.
bir de senden istediğim cevabı vermişsin. özellikle, “hizmetimi insan gibi aldığım sürece gerisi çokta dert değil.” cümlesine çok güldüm. işte bu boş verme yüzünden oluyor bütün bunlar. hiç bir kaynağı olmayan, içi boşaltılmış bir devlet içerisinde yaşamakta, senin için dert olamaz tabi. sen hizmetini almaya devam et, zavallı.
keşke özelleştirmeler olmasaydı, diyorum.
tabi senin saçmalıklarını okuyarak sana değer vermek istemem. cevaplarına karşılık vermeye devam edecek değilim. iyi günler zavallı insan..
20 Temmuz 2007 21:10
aylak,
Saçmalama, hakaret etme. Tartışmak karşındaki kişiyi ezmeye çalışmak değil, karşındaki kişinin görüşlerine, şahsına ve değerlerine hakaret etmek de değildir. Aksine, saygı çerçevesinde, orta düzlemde buluşmak, varsa yanlış bildiklerini düzeltmek yahut yanlışını kabullenmektir.
Oysa yaptığın, gerçekten mahalle kadınlarının kavgasına benziyor, sadece saldırıyorsun.
Lütfen biraz olsun seviyeli ol.
20 Temmuz 2007 23:36
@ gölgeli haklısın. yazdıklarımdan ötürü özür dilerim. gerçekten.
21 Temmuz 2007 09:40
@aylak
Zavallı vs gibi tabirlerle yazıp sonrada beni suçluamışsınız. Bu ne aymazlık. Ama cidden bir hata yaptığınız üdşünoyrsanız uzatmanın alemi yok.
22 Temmuz 2007 22:42
Şimdi bir düşünün: çoğu insan düşünmeden, başkasının ağzından konuşuyor. Eskiden “devlet kurumları arpalık” denirdi, herkes “doğruuu” diye böğürürdü. AKP şimdi %50 ile geliyor. Bu da uuzn zamandır belli (yok CHP ve MHP koalisyon yapıp iktidar olacaktı lafına inandınız mı yoksa?) Satıp parasını yemek isteyen AKP, kitleri filan bu dönemde satardı. Bir yandan AKP kadrolaşmasından korkuyorsunuz, bir yandan arpalık kurumların satılmasından. Birisi Kürşat Tüzmen için demişki “Karının biriyle karşılıklı şarap içmiş”
Şarap içse dinsiz, vişne suyu içse takunyalı.
Gerçek şu ki, nedenler,tarih ve ilişkiler gibi konulara girmeden “öyle olmuş,o bunu yapmış” tartışması sadece magazin. Öznelerin anlamı yok; Seda Sayanın selüliti de magazin, Tansu Çiller’in de.
Ya devletçi olacaksınız, ya kapitalist. Bunun bir orta yolu yok. Şimdiye kadarki fukaralık ve siyasi rezilliğin nedeni devletçiliktir. Devletten beslenen adam çarpık düzeni değiştirip kendini açlığa mahkum eder mi?
Devlet ekonomiye müdahale eder, müdahale ayrı, bizzat oyuncu olmak ayrı şey.
25 Temmuz 2007 09:22
@barış atasoy
ibrkutluay@gmail.com dan yazarsanız arada bir yazışalım… fikirleriniz güzel.. istifade etmek lazım