Ahmet Altan’a Mektup

Sevgili Ahmet Altan,

Siz bu ülkede yaşamaktan tek bir şey bile anlamamışsınız.

Gazetem.net‘teki 7 Mayıs tarihli yazınız da bunun ispatlarından biri.

Türkiye’yi o kadar anlamamışsınız ki, o bahsettiğiniz ayakkabılarını kapıda çıkarıp başörtüsüz gezmeyenlerle kız lisesiyle Robert Kolej yelpazesinde eğitim görmüş olanların aynı hane halkı içinden çıktığı bir ülkede yaşadığınızın ayırdında değilsiniz.

Türkiye’de birçok evlilik ailelerinin biri o taraftan biri bu taraftan olan çiftler arasında yapılır. Tabi o tarafla bu taraf sizin tabirleriniz.

Cumhuriyetin başından beri hor görüldüğünü söylediğiniz o taraf cumhuriyetin başından beri ülke yönetiminin en önemli görevlerinde yer almış, kendi danslarını yapmış, kendi sinemalarını izlemiş (sizin gözünüzden kaçmış olan edebiyat ve sinema) ve kendi kültüründe yetişmiştir.

Bu o taraf bu taraf meselesini burada kesmek istiyorum çünkü bu sizin jargonunuz. Bana göre o taraf bu taraf yok, en azından sizin anlattığınız biçimde yok, belki de anlatmayı beceremiyorsunuz.

Ayakkabılarını kapıda çıkarıp başörtüsüz gezmeyenler topluluğunun bu ülkedeki rakı tüketicilerinin yarısından fazlasını oluşturduğunu görmeyen gözleriniz, aynı topluluğun cumhuriyetin kurulmasıyla beraber sermaye sahibi olma şansını yakaladığını da görmemiş.

Yazınızın geri kalanında hüküm süren mantık da bu verdiğim örnekler çerçevesinde devam ediyor.

Siz, bu yazdıklarınızla 80 kuşağından daha apolitik, Recep Tayyip Erdoğan’dan daha AKP’li bir yerde duruyorsunuz.

Bugün AKP’nin siyasi islam (ayakkabıları kapıda çıkaran, başörtüsüz gezmeyenden anladığınız kısım; allah bilir Türkiye’nin yüzde 99′unu da müslüman olarak bellemişsiniz, sanki iktidar partisi kulağınıza üflemiş) taraftarı olarak kendisine oy vermiş olan tabanının gerçekte seçim barajını bile aşamayacak bir çoğunlukta olduğunu da gözleriniz görmüyor.

Türkiye’nin üniter yapısını, karmaşıklığını, kozmopolitliğini, kültürel farklılıklarının nasıl içiçe yaşanır durumda olduğunu algılayacak kadar önem vermiyorsunuz konuya.

Ahmet Bey,

Bir ülkenin profilini çizmek, süpermarketlerde kitap satmak gibi birşey değil. Lütfen kendi bildiğiniz işlerle ilgilenin.

Saygılar, sevgiler.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Bu yazıya gelen bağlantılar / verilen linkler

6 Responses to “Ahmet Altan’a Mektup”

  1. gaykedi Says:

    çok genelleme yapıyor Ahmet Altan, gerçekten dediği gibi keskin bir ayrım yapanlar tabi ki var ama, bunu yapanların sadece her iki taraftanda ülkenin bütünlüğü-düzenini bozamayacak çok küçük bir gurup olduğunu düşünüyorum. çünkü hepimizin başörtülü, hacı, binbaşı, asker, bir sürü tanıdığımız var iyi kötü pek çok ortak noktada buluşabiliyoruz ülkemiz söz konusu olunca. türkler Araplar gibi kabile-aşiret toplumu değil, çok güçlü, tarihten gelen bir devlet geleneğimiz var.

  2. Fatih Arslan Says:

    Ayrımcılık yapmış resmen, bu kadar keskin ve net nasıl konuşuyor aklım almıyor. İnsanlar böyle iki tane duruma sokulabilir mi. Duyguların bile bin bir tane tarifi vardır, insan mutlu olur, hüzünlü, kızgın, pişman, yani her şey olabilir. Osman’a katılıyorum, bildiği işlerle ilgilensin.

  3. tansu Says:

    Valla Ahmet Altan’a kızmayalım. Bu ve benzerlerine yazar diyip, kitaplarını satın alan yüzbinlere kızalım bence.
    Şu yazıyı, bugün Türkiye’de çeşitli gazete veya dergilerde yazarlık yapan onlarca benzer “vizyonsuz” yazarın köşesine koyun sırıtmaz. Şimdi isim versem ayıp olur.
    Ahmet Altan’ın bu onlarca vizyon sahibi olamamış, neden yazar dediğimizi anlamadığım ezik kitlenin içinde sırıtan bir yanı var. Soyadı. Düşünüyorum benim babam Nazım Hikmet olsa, oturup şu yaşıma kadar (Ahmet Altan’ın yaşı) şair olacam diye kasmazdım. Senin de baban Çetin Altan. Yani senin şu anda yaptığın işin üstadı, piri, ağababası. Babası Çetin Altan olan birinin, baba mesleğini yapmaya niyeti varsa biraz doğuştan yeteneği, bu konuda bir “gift” özelliği olmalı. O zaman neden? Mecbur musun yazarlık yapmaya? Mecbursun çünkü insanlar sana para veriyor bunun için. Bence Türkiye’nin en büyük sorunu o insanlar işte.

  4. Goddess Artemis Says:

    Ahmet Altan, Kadınoloji ve Yaş Pasta

  5. ikutluay Says:

    @Osman yazdığına kendin inanıyormusun?

    Bu ülkede sırf 50-60 bin imam hatipli için yapıldığı belli olmasın diye milyonlarca EML li biçiliyor her yıl. Senin ve sevgilinin çok övündüğü mitingte birisi düşüncelerini soran muhabire canlı yayında türbanlılardan nefret ediyoruz diyor. Bu ülkede “habis, ur vampir” diyen “karar böyle çıkmazsa toplumsal çatışma olur ” diyen ceza almazken, “bu karar yüzkarasıdır” demek suç oluyor. Savcının kopeği yüzünden polis hapse atılıyor.. hadi buyur konuş şimdi.

    btw: mutlu yıllar

  6. erdal ersan Says:

    merhaba Ahmet bey son dönemdeki kürt sorunuyla ilgili yazılarınızı büyük bir dikkatle takip ediyorum ve takdir ediyorum keşke sizin gibi bu sorunla ilgiili kalemler çok olsaydı… tüm halkların kendi ana dilinde eğitim görmesi kadar daha doğal hak olabilirmi, KÜRT TÜRK kardeştir diyenler malasef dilimizi bize çok görüyorlar böyle bir kardeşlik kavramı dünyanın hiçbir yerinde olacağını sanmıyorum, bunu söyleyen insanlar kendilerini bi an bile olsa bunu kürt vatandaşı yerine koyabilse kendini sanırım düşüncelerinde değişiklik olacaktır 35 senedir silahlı mücadele devam ediyor ben çocukken TRT1′de haberlerde yetkililerimiz bu son çırpınışın kökünü kazıyacaklarını söylüyorlardı ama malesef şimdi benim çocuklarım aynı şeyleri duyuyor bu kadar acımasız mücadeleyle biz nereye varacağız acaba! daha önce cumhurbaşkanlığı yapan kara kuvetleti komutanlığı yapan ve org/generaller kürt sorunuyla ilgili yanlış yaptıklarını dile getiriyorlar ama malesef emekli olduktan sonra umarım emekli olmadan yetkililerden birisi çıkarda somut bir adım atar lütfen bu sorunla ilgilisomut bir cevap alınıncaya kadar lütfen yazın…

    Saygılarımla Erdal Ersan

Leave a Reply