Ahmedinecad’ın Basın Toplantısı

Ben bu satırları yazarken basın toplantısı hala devam ediyor, şu anda Ahmedinecad soruları cevaplıyor. Ahmedinecad’ın konuşmasını başından sonuna dinledim. Bill Clinton’ın 1992′de seçildikten sonra kongrede yaptığı konuşmadan bu yana gözlediğim en büyük halkla ilişkiler hareketiydi.

Ahmedinecad bir çok gerçekten bahsetti. Birleşmiş Milletler’in nasıl ABD ve İngiltere’nin elinde oyuncak haline geldiğini anlattı. Sekiz yıl süren İran - Irak savaşında BM’nin nasıl suskun kaldığından bahsetti. Ahmedinecad bu basın toplantısında o kadar çok gerçekten bahsetti ki ve bunları o kadar dolaysız anlattı ki, hitap ettiği ABD ve İngiltere açısından yenir yutulur gibi değil. Özetlemek gerekirse “kral çıplak” tarzı bir konuşma oldu. Kendisine bütün noktalarda katılıyorum.

Yalnız altını çizeyim, burada Ahmedinecad’ı, İran’ı herhangi bir devlete, kuruma, kişiye karşı savunacak değilim. ABD’yi, İngiltere’yi ya da esir alınmış 15 İngiliz askerini savunmamı bekleyen varsa onlar da ancak avucunu yalar. Neticede her devlet kendi çıkarı doğrultusunda girişimlerde ve faaliyette bulunur. Bu da onlardan biriydi. Yine de Ahmedinecad’ın konuşması boyunca anlattıklarının ne kadar açık gerçekler olduğunun altını kalınca çizmeden geçemeyeceğim.

Ahmedinecad bu basın toplantısında canlı yayında İngiliz askerlerini esir alan komutana madalya verdi ve onu kahraman ilan etti. Basın toplantısının sonunda da İngiliz askerlerinin affedildiğini ve serbest bırakılacağını açıkladı.

Buradan anlıyoruz ki İran da halkla ilişkiler ve iletişim konusunda günü yakalamış durumda. Buradan anlıyoruz ki İran da salak değil, eğitimsiz değil, geri kalmış hiç değil. Gerçi bir ülkenin şer-i hükümlerle yönetilmesi bir geri kalmışlık göstergesi olabilir, bu konuda bir şey söyleyemem ancak günümüz iletişim platformlarında çağdaş taktikler uygulayan bir ülke gördüm ben bugün.

Haberleri takip etmeye devam ediyorum. Kayda değer bir gelişme olursa ve belirtmeye değer bir yorumum olursa konu hakkında yine yazacağım.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Bu yazıya gelen bağlantılar / verilen linkler

  1. Daniska'da Paylas

4 Responses to “Ahmedinecad’ın Basın Toplantısı”

  1. Bülent Says:

    Ser-i hükümlerle yönetilmek bir geri kalmislik göstergesi olabilir de ne demek. Kamuoyunun, basinin bizleri cogu alanda nasil kandirdiklarinin ya da olaylara nasil istedikleri boyutlara getirerek sergilediklerinin farkinda degil misiniz? Yapmis oldugum bir arastirmaya göre örnegin Almanya basini diyebilecegimiz yaklasik 440 adet medyum var, bunlar genellikle büyük tirajlara sahip kanallar, dergiler ve gazeteler. Aralarinda RTL, SAT1, Frankfurter Allgemeine, BILD, SPIEGEL gibi oldukca taninmislardan bahsediyorum. Simdi gelin görün ki bu kadar cesitlilige ragmen 440 adet basin araci toplam 4 sirketin bünyesinnde barindiriliyor. Bunlarin 2 tanesi büyük amerikan sirketi, 1 tanesi 50:50 alman-amerikan, digeri alman ancak kökeni farkli.

    Magazinim MaviElma adina yapmis oldugum arastirmalar sirasinda su gercegi de cok gözlemledim. Bir haber 3, 5 degisik kaynak gösterilerek yayinlaniyor ancak kaynak gösterilenleri takip ettiginizde arkasinda duran tek bir sirket. Ilginc degil mi? yani neresi normal. Hangisine kizayim. Bizi kandirmak istediklerine mi, bunu kitle üzerinde basardiklarina mi ya da sürekli böyle tarz oyunlarla gerceklerden bizi uzaklastirip insanlari birbirlerine kirdirdiklarina mi? O sebeple sizin seri hükümler diye adlandirdiginiz ve benim de bunu “dini manada hüküm verenler” diye anladigim konuya deginiyorum. Bence nasil diger konulara dikkatli yaklasiyorsaniz bu konuda da öyle olun. Zira cocukluk yaslarimizdan bu yana aldigimiz egitimin, kitaplarda ögretilenin de kimin maksadina uygun oldugunu cok cabuk bir sekilde anlama imkaniniz olabilir.

  2. hande Says:

    ahmedinejad gerçektende şu 21.yy da gelmiş geçmiş en büyük ve önemli bir isim islamı yüceltmek konusunda

  3. haber Says:

    Kendisinin bir kez secilebilecegini hic sanmiyorum…