alemlerin aslı hayaldir
Belimdeki rahatsızlığın da sağladığı otorite boşluğu içinde bugün Mehmet Altan, Ahmet Altan, Engin Ardıç, Ertuğrul Özkök, Mehmet Barlas, ve daha burada adlarını anamadığım birçok yazar, eğer Amerikalı olsalardı ve orada köşe yazarı olsalardı neler yazarlardı bunu düşündüm. Üç aşağı beş yukarı neler yazabileceklerini buldum. Bulgularımı bir aktarayım dedim.
Büyük bir ihtimalle gündemdeki konulardan biri, hükümetin dış ticaret açığını kapatabilmek için dolarda sürekli devalüasyon yapması olacaktı. Sanırım yazılardan biri şöyle olurdu:
Aşırı değerli Amerikan Doları konusunda hükümet ne yapacak? İhracatçılarımız ağlıyor. Dolar hala 2 Euro’ya inmedi. Merkez Bankası faizleri bir an evvel indirmeli. Yoksa borsadaki düşüş daha fazla engellenemeyecek.
Tahmin ediyorum Altan kardeşler de şuna benzer şeyler yazarlardı:
Ülkenin eyaletlere bölünmesi tam olarak en doğru şey değil. Belki Texas’lı ve Dallas’lı vatandaşlara özerklik vermek bir çözüm olabilir ama ülke genelinde eyaletlerin bağımsızlık kazanması tam olarak etnik kökenlerin bağımsızlığı anlamında gelmez. Özellikle İtalyanların, İspanyolların ve Kızılderililerin kendi dillerinde eğitim haklarını da gözönüne alırsak en doğru bölünme herhalde etnik köken doğrultusunda yapılmalı.
Mehmet Barlas’ı diğerlerinden biraz ayırmak lazım. Mehmet Barlas hangi ülkede olursa olsun hükümetten yana taraf tutmadan köşe yazısı yazmaz. Şimdiye kadar bu konudaki çizgisi hiç değişmedi, hiçbir hükümete karşı bunun bir istisnası olmadı:
Hükümet El-Kaide ile pazarlığa otursun diyenler çok yanılıyor. El-Kaide silah bırakmadan hiçbir hükümet siyasi çözüm arayışında olmamalı. Hükümetin dolar politikası son derece başarılı. Dikkat ederseniz dış ticaret açığımız da teknoloji, gıda, inşaat, eğitim ve savaş araçları kalemlerini bir yana bırakırsak azalıyor. Askerliğin kısaltılması meselesini de tüm dünyanın sürekli tehdit ettiği bir ülke olan A.B.D. nin çıkarlarını yansıttığını sanmıyorum.
Bir de genel bir izlenim olarak isim farketmeden yazılacaklardan örnekler verelim:
Hem hükümet hem de halkımız Afganistan ve Irak konusunda aklıselimle hareket etmeli. Belli ki dış güçler Amerika’yı ortadoğuya çekmeye çalışıyor. Dikkat ederseniz Bush’un İran’la ilgili nükleer tesislerden ve İran’a operasyon yapmalıyız, yapabiliriz açıklamasından sonra tüm dünya Amerika’yı İran’a çekmek için çaba sarfetmeye ve tahrik etmeye başladı. Daha itidalli davranmamız gerek.
Ahmet Altan bir yazısında yukarıda verdiğim örneğin aynısını yazdı:
Bizim genelkurmay başkanı, hükümeti sıkıştırmak için basın toplantısı düzenleyip “sınırötesi operasyon” yapmak istediğini bütün dünyaya açıkladığında bizi bugüne getiren süreç de başladı.
Bütün düşmanlar bizim “devletin” içinde bir çatlak olduğunu, “sınırötesi” operasyona sürüklenmenin Türkiye’yi bir çıkmaza götüreceğini gördü.
Sevgili Ahmet Altan’ı, yukarıdaki iki paragraf arasında nasıl bir bağ olduğunu açıklayacak bir yazı yazmaya davet ediyorum. Ahmet Altan’ın, başta kadınlar üzerine yazdığı yazıları ve kitapları olmak üzere neredeyse bütün yazıları bu tür gerçekdışı bağlantılarla dolu. Yani gerçekte arada bağ olmayan iki şeyi alıyor, aradaki bağlantısızlığı bir illüzyonla halletmeye çalışıyor, ve mantığa oturmayacak bu temel üzerine bütün yazıyı kurmaya başlıyor. Hayretler içinde kalıyorum!
Herneyse, esasen bu örnekleri vererek parodisini yazmaya çalıştığım ciddi bir konu var. Bir adım geri çekilip büyük resme bakarsanız, A.B.D. nin önünde onyıllar gibi bir sürenin varolmadığını, koskoca bir ülkenin kala kala iskambil kağıdından bir ev kadar sağlam kalabildiğini açıkça görebilirsiniz.
Ancak, tıpkı popüler göz yanılması örneklerinde olduğu gibi, bizler de dünya olarak bu resmi görmekte zorlanıyoruz ve sadece büyük resmin birkaç santimlik bölgelerine bakarak orada oyalanıyor ve o birkaç santimlik bölgeleri kesin gerçekler olarak kabul ediyoruz.


31 Ekim 2007 03:22
Bu yazı için ancak, yaşasın Türk Blogları demek lazım.
31 Ekim 2007 20:05
Süper eğlenceli bir yazı olmuş canımın ichi! Uzun zamandır, beni bu kadar güldüren ve düşündüren bir yazı okumamıştım. Beynine, eline sağlık!
13 Kasım 2007 13:44
kesinlikle ahmet altan olyaları iyi analiz eden ve olaylarla bağlantılı,sonuçları ise mantık çizelgesi doğrultusunda hareket eden bir yazarımız.bilmiyorum kaç tane yazısını okudun ama,17 nisandaki askeri muhtıra gece yarısı yaptığı açıklama ve bu açıklamanın ardından aptullah gülün cumhurbaşkanı seçilmediği anda yazdığı yazıda akp hükümeti büyük bir oy patlaması yapacak dedi.’halk demokrasiyi seçecek’dedi.ve dedikleri 22 temmuz gecesinde aynen oldu.