alemlerin aslı hayaldir
Bugün ve bu hafta gündemi oluşturacak en önemli konulardan biri sanırım bu olacak. Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde yer alan bilgiye göre ABD’ye ait 2 adet F-16 uçağı Güneydoğu Anadolu bölgesinde Türk hava sahasını dört dakika süreyle ihlal etmiş.
Haber bugünkü Hürriyet gazetesinde de var.
Şimdi bazıları doğal olarak soruyorlar, İncirlik Üssü’nde o kadar A.B.D. hava gücü var onlar ihlale girmiyor mu diye, Genelkurmay buna da yanıt vermiş. İncirlik Üssü’ndeki A.B.D. güçleri uçuş planlarını 1 ay önceden Genelkurmay’ın yetkililerine bildiriyorlarmış. Bu nedenle Genelkurmay’ın haberdar olmadığı herhangi bir uçuş hava sahası ihlali sayılıyor.
A.B.D. li yetkililer ise ahava sahası ihlalinin 4 dakika değil 1 dakika olduğunu savunmuşlar. Olayın kazara meydana gelmiş olabileceğini, sorumluları hakkında soruşturma başlatıldığını söylemişler.
Bugün konu hakkında kim ne söyleyecek, olaylar ne yönde gelişecek merak ediyorum açıkçası.


28 May 2007 11:01
Bahçeli, büyük, müstakil bir evde yaşamış olanlar bilirler: Böyle evlerde birden fazla kedi beslemek bir zevk değil bir zorunluluktur. Çünkü fındık faresinden tutun da, dev sıçanlara kadar her türlü mahlukat rahatça girip çıkabilir eve.
A.B.D.’nin yaptığı da bana bu evlerde sıklıkla görülen arsız fareleri anımsattı.
Bu tip adrenalin bağımlısı fareler vardır, kendilerini çok zeki, çevik ve uyanık zannederler. Defalarca evin kedisinin/kedilerinin önünden geçip, bir şeyler aşırmaya çalışırlar. Eğer kediniz akıllı, olgun ve deneyimli bir kedi ise, fareyle ufak bir oyun oynayacaktır: Farenin bir ya da iki defa önünden geçmesine izin verecek, aynı haltı üçüncü defa yemeğe kalktığı anda, hiç beklemediği bir saniyede kedinizin dev pençesinin zarif bir hareketiyle eşşek cennetini boylayacaktır.
PITIS says: "DON’T MESS WITH ME!"
Amerika’nın da derdi budur: kendini zeki, çevik ve uyanık sanıyor, aklınca nabız yokluyor. Bakalım kaç saniyede fark edecekler bizi? Kaç saniyede uyarı gelecek? etc.
Dikkat etsin de, o uyukladığını sandığı dev kedi, çok şık bir manevrayla kendini alaşağı etmesin!
28 May 2007 17:24
Adım adım bir bataklığa gidiyoruz sanki. Şimdi farzedelim gözü karartıp girdik kuzey ıraka. ne yapacağız. Operasyon için bir davul zurna çalmadık. Bunlar salakmıki kamplarda bklesinler koyun gibi.
Girdik diyelim peki nasıl çıkacağız. Peşmerge dediğimiz adamlar yıllardır eğitiliyor hemde ABD li İsrailli subaylar tarafından. ellerindede son model silahlar var. Benim askerim gibi MG3 makineli ile 1960 dan kalma M1 ile eğitilmiyorlar yani. Artık füzeleri var, hatta savaş uçağı pilotu yetiştirdiklerini okuyoruz.
Girelim diye esip gürlemek kolay. Zaten bizde esip gürlemeyi iyi beceren bir sürü adam var. Ama girmenin ve helede çıkmanın kaç Mehmedin canına mal olacağını hesaplamak zor. Adamlar uzanan eli omuzundan keseriz dediler aylar önce bizden kimsenin cevabı duyulmadı.
Şahsi görüşüm böyle düğün dernek gibi operasyon olmaz. Yapılacaksa sınıra sevk edersin 100 bin asker ve dersinki “yarına kadar o kelleler geldi geldi gelmedi sen bilirsin”… suriyeye yapılan gibi yani.
Yoksa git boş kampı bombala gel. kime yarar neye yarar.
Çuval olayının daha büyüğü ise şu olur. Biz girmişiz 50-60 bin askerle. O anda bir barış yapılıverirde size verelim 15 milyar dolar güvenlik sizden sorulsun derlerse ne olacak.
Zaten herifler o bataklığı devredecek adam arıyor.
28 May 2007 17:30
“Dikkat etsin de, o uyukladığını sandığı dev kedi, çok şık bir manevrayla kendini alaşağı etmesin!”
Polemik için yazmıyorum. Ki inşallah ömrüm görür bu günü görürüm. Ama f126 yı biz yapar yazılımı ve motoru abd den gelirse o günleri zor görürüz. JSF çıkıyor. biz ortağız ama yazılım abd hariç hiç kimsede yok.
siz beyinsiz asker gördünüzmü. beyni olmayan JSF nin bana ne katkısı olur.
Ne zamanki insanlar sözde değil ÖZDE Atatürkçü olur, 100% yerli uçak fabrikamız olur, kendi füzemizi tankımızı (konserve değil adam gibi tank) üretiriz, işte o zaman olabilir derim. Yoksa esip gürlemeyle o işler çok zor.
Geride durup sadece emirler yağdırıp 100 binlerce şehit vermek göze alındıysa o başka tabii.
Kanuni fransız sarayında dansı yasaklamıştı. bizse ancak nutuk çekip geçmişse bakıp avunuyoruz. gerçek kurtuluşun nerde olduğundan birçoğunun haberi bile yok. Gençliğe hitabeyi yılda bir kere birbirini yerme amacıyla okuyorlar içindeki mesajdansa haberleri bile yok.
29 May 2007 11:24
İKUTLUAY sen canakkale savaşı sırasında tankmı yapıyodun ucakmı yapıyodun silahın mı vardı bugun korkuyosun o zaman dunyanı 4 süper gucune karşı aclık seffalet içinde kesin zafer kazandık abd gibi soyu sopu bellı olmayan bır uleye karsımı kazanamayacagız dıyosun sen kutluay nickini degiştir coni yap. Ben türküm vatan için aç ve susuz kanımın son damlasına kadar savaşırım. ha birde aselsan havalsan roketsan kale ve bır cok savunma sanayı sılah,yazılım yaparken senı haberdar ederler soyleyecem onlara ahmetislam_61@hotmail.com TÜRK;ÖGÜN, ÇALIŞ,GÜVEN NEMUTLU TÜRKÜM DİYENE
29 May 2007 12:05
Kızılelma’nın söyledikleri kaydadeğer bence de. Teknolojiye bu derece güvenmemek lazım hele ki kara savaşında.
29 May 2007 12:40
Hatta ben de şunu belirteyim, bir ülkenin askerleri, savaştığı ülkenin merkez karargahlarına “yürümeden” savaşı kazanmış sayılmaz. Yani istediğin kadar bombala füzele, sonunda içeri girip yürümen lazım ki, kazandı denilsin.
E tabi aramızda Irak’takilere benzeyen (bkz: donunu siperde unutan asker) kişiler varsa, ve bunlar çoğunluktaysa o zaman hak verebilirim. Ancak benim bildiğim kadarıyla hiç bir teknoloji şu an Ankara’da yürüyemez.
29 May 2007 12:42
Ha unutmadan bir de şu var, o uçaklar 4 dakikada 80 km alanın fotoğraflarını çekebilirler ve nedense bu konuda hiç şüphem yo.
29 May 2007 13:30
@KIZILELMA
Çanakkalede tank yoktu ama iyi kötü uçakta vardı topta mayında. (En çok yürek vardı eyvallah) Ancak şunu unutmayalım, sadece Enver paşanın kaprisiyle yapılan 20 metre ötedeki düşman siperlerine gereksiz taaruz sonucu 12 binden fazla mehmetçik yaklaşık 2-3 saat içinde kıyma gibi biçilerek şehit olmuştur.
Bir çivi bir nalıi nal atı, at kralı kralda ülkeyi hesabı.
Bence sen nickini değiştir ve “hamasi nutuk atar” yap. Benim nickim iyidir ve yerindedir. Kızıl elma diyen insanlar 1940-50 lerde tabutluklarda işkence görürken bile nükleer silahın önemini kavramışlardı… Sen bugün bana nutuk atıyorsun vatan millet sakarya. Vatan benimde vatanım. Ama geride durup senin gibi nutuk atmakla olmuyor bunlar.
Seni görende teknolojik tank projesi çizmiş, uçak geliştirmiş, yada kaleş in gelişmiş modelini tasarlamışta ona göre esip gürlüyor sanacak.
Sana tavsiyem önce oku sonra konuş. Osmanlı avrupada nasıl onca ilerledi sanıyorsun. Çünkü devrinin en ileri ordusuna ve en gelişmiş toplarına sahipti. Ve tabiki yüreği vardı.
Ben demiyorum ABD yi yenemeyiz. Ben diyorumki böyle her silahı onlardan alırken daha yeni yeni palazlanırken kaç yüz bin mehmetin canına malolacağı belli olmayan maceraya girmek risk ister.
Aselsana gelince benimde tanıdıklarım var. Bende biliyorum iyi yoldayız. Ama sadece iyi yoldayız. Yaptınmı K.Kore gibi nükller füze. Kurdunmu santrali iran gibi.. O zaman hem esersin hem gürlersin vede kaale alınırsın. Aha adamlar sınırı ihlali yapıp biz burdayız dedi. Ne oldu. Genelkurmay o uçakları düşürme emrimi verdi ?