85. Yılında Türkiye Cumhuriyeti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bu yıl da kutlandı. Elbette hükümetimiz de bu bayramı kutluyor. Peki bu bayramı kutlayan hükümetimizin Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımlama biçimi neydi? “80 yıllık zulüm”.

Ben, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı vesile ederek bazı şeyleri anımsatmak ve bazı görüşlerimi aktarmak istiyorum.

Bence bugünlerde, cumhuriyet tarihinin en büyük hafıza kayıplarından birini yaşıyoruz. 85. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği yer çok tuhaf bir yer. Daha düne kadar cumhuriyeti 80 yıllık zulüm olarak niteleyenler şu anda başbakan, cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili. Elbette bu sözler onlara hatırlatıldığında değiştiklerini söylüyorlar ama gayet açık ve net görüyoruz ki kimsenin değiştiği falan yok.

Diğer tarafa, yani cumhuriyeti 80 yıllık zulüm olarak niteleyenlerin karşısında olması gereken tarafa bakınca da ben bir icraat göremiyorum. Biraz daha açayım. Bugünlerde şikayet ettiğimiz şeyler arasından “ılımlı islam” aldatmacasını çıkarıp bir yana koyarsak, bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza etmek ve sürdürmek adına iktidarda kim olursa olsun bir şey değişmeyecekti. Konu ister IMF olsun, ister Kürt sorunu olsun, ister AB ve ABD ile ilişkiler olsun farklı bir tavır gösterecek bir parti ve politik görüş tanımıyorum ben Türkiye’de. Varsa yoksa teslimiyet üzerine kurulu her şey.

Bugün iktidarda CHP olsaydı ya da MHP olsaydı da Türkiye’nin AB ile, ABD ile ve IMF ile ilişkileri değişmeyecekti. Ben bu üçünü örnek olarak veriyorum, konular saymakla bitmez. Dış politikadan örnek verdiğime bakmayın iç politika için de geçerli bu söylediklerim.

Gerek çalışanın hakları olsun, gerek demokrasi olsun, gerek adalet sistemi olsun AKP ile her şey daha kötüye gitti. Ancak yineliyorum; iktidarda şu anda CHP ya da MHP ya da herhangi başka bir parti olsaydı bu konulardaki sorunlar düzelmeyecekti ve sistemde bir iyileşme görülmeyecekti. Zaten AKP ve MHP arasında Kürt sorunu dışında (o da sadece görünürde öyle) bir görüş ayrılığı göremiyorum. MHP görünürde Kürt milliyetçiliğine karşı çıkıyor ama dağlarda terör örgütü ile besi hayvanı ticareti yapanların çoğu MHP’li.

Şu ergenekon davasını ele alalım. On yıllar boyunca irtica tehdidi ana başlığı altında birçok islamcı örgütün yargılandığına şahit olduk. Bu on yıllar boyunca bu islamcı örgütleri yargılayan devlet organlarında çalışanlar şimdi o islamcı örgütler tarafından ergenekon başlığı altında yargılanıyorlar. Dava zaten başlı başına komedi. Geçmiş on yılların intikamı alınıyor. Ergenekon iddianamesinde Kuvayı Milliye bir terör örgütü olarak anılıyor ve kuruluş yılı 1919 olarak geçiyor. Şaka yaptığımı sanıyor olabilirsiniz, iddianameye internetten ulaşmak ve içinde arama yapmak mümkün, bulun okuyun. Yani şu anda ergenekon davasında Kuvayı Milliye yargılanıyor. Yargılanan Kuvayı Milliye bildiğimiz Kuvayı Milliye, yani kurtuluş savaşında çarpışan Kuvayı Milliye. Meğerse o bir terör örgütüymüş. İddianamede böyle yazıyor. Üstelik liderinin de tarifi var: sarı seyrek saçlı, mavi gözlü, göçmen tipli. Hayır Selanik doğumlu dememişler. Adını da vermemişler.

Bir başka örnek vereyim. Şu anda hükümetimizin yetkilileri Barzani ile, yani Kürt Devleti’nin lideri ile görüşüyor, resmi olarak. Bu devletin ordusunu biz terör örgütü olarak anıyoruz. Bu durum bundan birkaç yıl önce halkta infiale yol açacak bir durumdu ama şimdi açmıyor. Sorun yok. Sırada daha fazlası var o zaman da sorun olmayacak. En azından çok ses getirecek bir affın gündeme geleceğini tahmin ediyorum ama o af gündeme geldiğinde de çok fazla ses çıkacak gibi görünmüyor.

Eskiden bu konularda yazarken sinirlenirdim. Gördüğünüz gibi şimdi son derece sakinim. Sakinim çünkü şimdi daha fazla şey görüyorum, olaylara daha da uzaktan bakıyorum, zihnimde daha az sayıda belirsiz nokta var.

Bu blogda yazmaya başlığıdımdan beri hele de son birbuçuk yıldır sıklıkla şuurdan ve farkındalıktan söz ediyorum. Şuur ve farkındalık zor, çok zor şeyler. Büyük bir medya bombardımanı altında bir sürü mesaj alıyor ve kabul ediyoruz. Dolayısıyla atılan hiçbir adım da bana anormal gelmiyor. Zombi gibiyiz, robot gibiyiz.

Sizlere cumhuriyetin 85. yılında nasıl bir noktada olduğumuza dair basit, küçük örnekler vermeye çalıştım. Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Leave a Reply