Monthly Archives: September, 2008
İçinizdeki yetişkinle barışmak – 1
Birçok ‘kendine yardım’ kitabında, birçok popüler psikoloji kitabında, birçok dergi ve gazete makalesinde tavsiye edilen klişe bir şey vardır; içinizdeki çocukla barışın, içinizdeki çocuğu susturmayın, bırakın oynasın gibi.
Ben bu konuya bir de içimizdeki yetişkin tarafından bakmak istiyorum. İçimizdeki çocuğa bir itirazım yok, o olduğu yerde takılsın, keyfine baksın, zaman zaman ön plana çıksın. Ancak içimizdeki [...]
Olan biten: Yeni dönem, yeni mevsim, yeni tasarım
Çoğunuzun bildiği gibi, yaz başında blogspot’a geçiş yaptım ve şimdi de wordpress’e geri döndüm. Her şey çok ani oldu ve bu konuda ne teknik ne de diğer nedenlerle ilgili fazla bir açıklama yapmadım. Her şeyden önce şunu söylemeliyim ki, sanırım bu yazı daha çok beni RSS ile takip eden birkaç yüz blog yazarına hitap eden [...]
İyi bir mevki beklentisi ve toplum korkusu
Bir önceki iyi bir mevki sahibi olmak başlıklı yazıma birçok tepki aldım. Konuyu biraz daha pekiştirmek adına yazmak ihtiyacı hissettim.
Bir önceki yazıyı özetlemek gerekirse, kısaca şunu söylüyorum: Günümüzde insanların hayatta gelmek istedikleri yeri insanlar kendileri belirlemiyor. Bunu toplum belirliyor. Görünürde bu böyle, ancak işin acıklı tarafı şu ki, bunu belirleyen toplum da gerçek de yok. [...]
İyi bir mevki sahibi olmak ne demek?
Geçen hafta genç bir arkadaşımdan aldığım bir mailden yola çıkarak aklıma gelen bir konu oldu bu. Bir süredir üzerine yazmayı düşündüğüm bir şeydi, bu konudaki fikirlerimin en azından bir kısmını şimdi yazmak istedim.
İyi bir mevki sahibi olmak, çoğu insanın şuursuz isteklerinden biridir. Şuursuz diyorum çünkü iyi bir mevki sahibi olmaktan bahsedilir ancak bunun tanımı ya [...]
Son yorumlar