Monthly Archives: June, 2008
Borderline konulu yazımın yorumlarından bir alıntı
Geçen yıl yazdığım Sınır (Borderline) Kişilik Bozukluğu başlıklı yazım bir yıl boyunca büyük ilgi görmüştü ve hala da ilgi görmeye devam ediyor. Bugün o başlık altına yazdığım yorumlardan birkaçını diyalog halinde paylaşmak istiyorum, önemli bir konu bu.
Osman Seyit Börütecene diyor ki: 29 June 2008 13:00
arkadaşlar merhaba, yorumlarınızla bu başlığı zenginleştirdiğiniz [...]
Tercihli yol: olumlu düşünce
Blogspot’a geçmeden evvelki Kestane kebap, acele kuantum başlıklı son yazımda artık kuantum ve benzeri şaşırtıcı konularda okurları ikna etmek gibi bir çaba içerisine girmeyeceğimi söylemiştim. Şimdi bu konuyu biraz daha açacağım.
O yazıda bunu belirtmemin nedeni, yazarken insanlara bir şeyleri daha rahat ve daha etkin anlatabilmek için olabilecek en büyük empatiyi sergilemek ve gerekirse en dolaylı [...]
Belirsizliğe alışmak
Kuantum kavramı üzerine yazmaya devam edelim. Kuantumu anlamak konusunda birçok insan zorluk çekiyor. Bunun nedeni konunun zorluğundan ziyade bizim alışkanlıklarımız.
Hayatımızı kolaylaştırmak için belli alışkanlıklar ediniyoruz. Bu alışkanlıklar arasında en önemli olan şeylerden biri kesin hükümlere varmak. Etrafımıza bakıyoruz ve etrafımıza baktığımız saniyeyi donduruyoruz. O saniye içerisinden bazı gerçeklikleri seçiyoruz ve bunların sonsuza dek böyle kalacağına [...]
Liderlik, yol göstericilik?
Mert Ulaş, Komutanlık başlıklı kısa bir yazıda liderlik kavramını hatırlatmış.
Liderlik konusunda bir yazı yazmıştım ben de bir süre önce. Onun yazdıkları aklıma bu yazıyı getirdi. Ama birde lisan üzerinden düşünelim istedim.
Liderlik, İngilizce’de ‘leadership’ ve lider yani ‘leader’, zaten yol gösteren demek. Yöneten değil de yönelten anlamında bir kelime.
Askerlikteki komutanlık ise liderlikten farklı olarak tamamen Türkçe [...]
Yerli rehber daha fazla ilerlemek istemiyor…
…yolun bundan sonrasına katırlarla devam edeceğiz… biçiminde süren bir sinema klişesi vardır. Ben bugün bunu kullanmayı uygun buldum.
Kendi kendime host ettiğim bu WordPress blogda yolun sonuna geldik. WordPress daha fazla ilerlemek istemiyor. Yolun bundan sonrasına Blogger (BlogSpot) ile devam edeceğiz.
Too old to rock’n roll, too young to die! Yani diyor ki, WordPress’in nazıyla işvesiyle zaman [...]
Peki bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
Bu bilgi gerçek hayatta somut olarak bir işine yarayacak ancak anladığın biçimde değil.
“Peki bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak” ifadesi bir klişedir. Türk eğitim sistemini eleştirirken bunu söyler dururuz. Oysa bence sorun gerçek hayatta bir işe yaramayacak şeyi öğretmekten ziyade nicelik olarak öğrencilere abanmak en büyük hatadır. 1500 şeyi öğretememek yerine 150 şeyi öğretebilmeyi [...]
Sessiz sedasız taşınmak
Az evvel önceki bloguma Yerli rehber daha fazla ilerlemek istemiyor… başlıklı bir not bırakarak sessiz sedasız blog yaşamımı buraya taşımış bulunuyorum, hayırlara vesile olmasını dilerim.
Kestane kebap, acele kuantum
Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları başlıklı yazımda parçacık (kuantum) fiziğinden kısaca bahsetmiştim. Yine geçenlerde yazdığım düşünce hızında bloglamak başlıklı yazıya gelen yorumlardan birinde de kuantum hakkındaki düşüncelerimi yazmama dair bir istek vardı. Bunu bir an evvel gerçekleştireyim istedim.
Bazı konuları bekletmemin bir nedeni var. Kuantum fiziği de bu konular arasında. Bekletme nedenim ise zihnimde konuyu yeteri [...]
Neslihan Acu’nun Reşat Çalışlar hakkındaki yazısı
Evvela linki vereyim: http://www.medyatava.com/haber.asp?ID=44812
Sonra da derdimi anlatayım.
Neslihan Acu’nun bazı yazılarını beğenirim, birçok insanın döne dolana anlatmaya çalıştığı birçok şeyi kısa ve öz biçimde anlatabiliyor.
Onun Reşat Çalışlar hakkında yazdığı bu yazıda bir şey dikkatimi çekti. Çok rahatsız oldum, ürperdim. Bunu paylaşacağım.
Neslihan Acu evvela Reşat Çalışlar’ın dünyaya ne kadar yanlış, çürümüş vs. bir perdeden baktığını söylüyor ve [...]
Fatih Ürek – Sus
Birkaç gündür birçok yerde çalan, dikkatimi çeken bir parça. Bunu dinlemenizi rica ediyorum.
Bunu dinlerken; gün boyu çalışmış birinin akşam dans etmek için ne kadar basit bir melodiye ve ne kadar basit bir ritme ihtiyaç duyabileceğini düşünün.
Bu şarkıyı dinledim, bu benim hayatımın müziği olamaz. Hiçbir zaman olmadı. Ben müzikal mutluluğu çok başka yerlerde buluyorum. Blog [...]
Son yorumlar