Monthly Archives: January, 2008
Türkiye Cumhuriyeti Türk Halkı’na sesleniyor
Gündeme bakıyorum, bir şeyler yazmak istiyorum. Yazamıyorum midem kaldırmıyor. Onun yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Halkı’na ithafen bir şarkı söylediğini hayal ettim aniden. Buyrun şarkı burada, sözlere dikkat, özellikle de şu bukleye: “Neyin bildin ki değerini benimkini bileceksin bunu da tabii mahvedeceksin.” Düşünün bakalım.
Yaşam işe bulaşmalı, iş yaşama değil
Oldum olası yadırgarım. Amerikan kültürü kaynaklı bir dizi söylem der ki, profesyonellik bir yaşam tarzıdır. Profesyonel tarz ve tavırlarınız sadece iş saatleriniz için geçerli olmamalı, bütün yaşamınızı kaplamalı.
Peki kaplasın, eyvallah. Ama neden ustaca bir yaşam değil de profesyonel iş hayatının 24 saate yansıması? Neden kişinin hedefi mutlu ve verimli bir hayat değil de profesyonel bir [...]
Liderlik doğruyu söylemek ve yapmak değildir
Zaman zaman aklımıza takılır: Hükümetler, başbakanlar, bakanlar, parti liderleri, patronlar, takım kaptanları, şefler ve benzeri pozisyonlarda bulunan birçok insan yalan söyler ve doğru olmayan işler yapar.
Bu söz ve eylemlerin ne kadarı yalan olarak adlandırılabilir, ne kadarının yanlışlığına hükmedilebilir orası çok tartışmalı bir konu. Benim gündeme getirmek istediğim kısmı ise bu durumun toplum tarafından nasıl kabul [...]
Baklayı ağzımdan çıkarıyorum; yaşam koçu bir tür terapisttir
Bir süredir bunu açık seçik yazmak istemiyordum. Mesleğe başlayalı bir hayli zaman oldu benim için. Yeteri kadar birikim ve vizyon geliştirdim. Başlangıçta vardığım kanı ise aynen doğruluğunu koruyor benim için.
Daha evvel yaşam koçluğunun tekniklerini kaçınılmaz olarak ‘cognitive psychotherapy’den aldığını söylemiştim (bilişsel terapi). Koçluk kuramı son derece Rogerian (kişi odaklı terapi, kısa terapi), son derece bilişsel [...]
12 Eylül darbesinin suçunu 80 kuşağına yıkmak
75 doğumlu bir ademoğlu olarak 80 kuşağı sayılıyorum. Özal Türkiye’sinde büyüdüm. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin bütün olumsuzluklarını, bunların birer olumsuzluk olduğunu bilemeden büyüdüm. CHP geleneğiyle yetiştim, Amerikan gelenekleriyle yoğrulmuş bir topluma itildim. Önüme Amerika’nın tüm dünya için belirlediği yoldan başka bir yol konmadı. Ancak yıllar sonra, otuzlarıma gelince hanyayı konyayı, amerikayı avrupayı, osmanlıyı romayı [...]
Savaş görmüş bir Türkiye ile savaş görmemiş bir Türkiye arasındaki fark
Türkiye’de sınır ötesi operasyon konusu üzerine yazılıp çizilenleri gösterge alarak böyle bir şey düşündüm. Türk Halkı savaş görmüş nesil ve savaş görmemiş nesil olarak ikiye ayrılıyor.
Geçmişte savaş görmüş bir nesil vardı ve bu nesil daha kişilikliydi. Dış politikada daha kararlı ve daha ‘assertive’ davranıyordu. Devlet adamları tam anlamıyla devlet adamı gibiydi. Türk Halkı da Türkiye [...]
21. Yüzyıl Türkiye’sinde büyük adam olmak
Günümüz Türkiye’sinde büyüyünce olunacak kişi örnekleri geçmişe nazaran çok tuhaf, kriterleri çok enteresan bir dizi adam ve kadından oluşuyor. Aklıma gelen kabataslak bir liste var, bu isimlerin tamamı olamaz tabii asla ama belirgin örnekler:
Şansal Büyüka, Erman Toroğlu, Ali Atıf Bir, Erdal Acar, Kaya Çilingiroğlu, Sibel Can, Bülent Ersoy, …
Bu yukarıda adı geçenler günümüz Türkiye’sinde en [...]
Haberler (Yorumsuz)
Az önce yaşanmış bir yazışmadır.
me: audacity ile skype konuşmalarını kaydetme olayna girdim sonuç vermiyo
ya beni kaydediyo sadece ya karşı tarafı
ikisi birden çıt yok
tansugunay: olm
ben düşündüm
düşündüm
biz gtalkdan tezt chat yapıp yayınlasak daha hastası olur
text*
me: arama motorları açısından daha iyi olur tabi
tansugunay: Bence her türlü daha iyi olur
me: evet bana da bi heyecan [...]
Teknik Notlar
Bir süredir teknik konulara değinmedim, bir özet geçmek istiyorum kabaca.
İşletim sistemini yeniledim, Ubuntu 7.04′ten (Feisty Fawn) Ubuntu 7.10′a (Gutsy Gibbon) geçtim. Herhalde 2007 bilgisayar dünyasının kabus yılı olduğundan olsa gerek Gutsy Gibbon’da irili ufaklı bazı sorunlar var. Bende teknik açıdan ciddi bir sorun çıkmadı. İki önemli meseleyi gözledim. Biri ses sisteminin kendini kapatması. Yaklaşık ikinci [...]
İnsana anlayış göstermek, insanı savunmak
Şimdiye dek bu blogda pek ortaya çıkmamış bir yüzümü göstermek istiyorum. Sakladığım bir şey olduğundan değil, tesadüfen denk gelmediğinden ortaya çıkmamış bir yön.
Arkadaşlarımın çoğu kadınları aşırı savunduğumu söyler. Bu durum okuldayken hocalarımdan Nilüfer Göle’nin de dikkatini çekmiş olacak ki kendisi bana “postmodern feminist” derdi.
Oysa ben sadece insanı savunduğuma inanırım. Bunun içerisinde kadınlar erkeklerden daha fazla [...]
Şimdiki zaman ve gerçeklik
Yine şuur (bilinç) üzerine yazacağım.
Bazen hepimizin aklını alan bir soru var; gerçek nedir? Bu soru karşımızda çeşitli formlarda çıkar. Ben kimim sorusu bu sorunun maskelerinden biridir. Tarihe duyduğumuz merak bu sorunun türevlerinden biridir. Fiziğe duyduğumuz merak da bu sorunun türevlerinden biridir. Birçok klinik psikolog, psikiyatrist, felsefeci, sosyolog bu sorunun ardından giderken bu dallara bulaşmıştır.
Gerçeği anlamak [...]
Bilgisayar dünyasının kabus yılı 2007
Vista’nın piyasaya sürülmesiyle başlayan kabus 2008′e doğru yoluna devam ediyor. Yıl boyunca bilgisayar değiştiren her arkadaşımdan ortalama sekiz gün içinde “bu bana ses kartın yok diyor”, “bu bana network kartın yok diyor” gibi telefonlar alıyorum. Sonra bu arkadaşlarımdan “işi biraz bilenler” xp yüklemeye karar verip oraya yöneliyorlar ama o da bir sorun çünkü xp yeni [...]
Son yorumlar