Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Blog Furyası: Bir Web Sitesinden Çok Daha Fazlası

15 Aralık 2006 Cuma 04:15, Osman Seyit Börütecene

Bloglar da, elbette birer web sitelerdir ancak alıştığınız anlamda bir web sitesinden çok daha fazla özelliğe sahiptir.

Teknolojinin nasıl yayıldığına bir bakalım; dijital ekranlar ilk kez NASA tarafından kullanılmıştı, uzay araştırmalarında daha hafif nesnelerle çalışabilmek için bu ekranlar üretilmişti. Yıllar sonra bu ekranlar daha makul maliyetlerle gündelik tüketim hayatına girdiler.

Bugün WordPress gibi ücretsiz olarak edinebileceğiniz blog yazılımları bundan birkaç yıl öncesine kadar ancak büyük şirketlerin işin uzmanlarına yaptırdıkları, yerine göre yüzbinlerce dolar masraf ettikleri türde yazılımlardır. Günümüzde bu teknoloji yaygınlaşmıştır ve ayağınıza kadar gelmiştir. Bu nedenle bir blog sahibi olmak, komşunuzun oğluna yaptırdığınız bir web sitesine sahip olmaktan birkaç kat daha farklıdır.

Sürekli güncelleme, sürekli eklenen yeni yazılar, içerdikleri kelimeler arasında sık geçenlerle sizleri arama motorlarında ilgili olduğunuz konularda daha yüksek sıralara çıkartacaktır.

Bir blog yarattıktan sonra fazladan bütçe ayırmaya ihtiyaç duyabileceğiniz tek şey bloguınuza özel bir tasarım yaptırmak. Bunu yapmaya mecbur değilsiniz çünkü WordPress’in yüzlerce hazır tasarımı zaten var.

Eskiden bedavadan bir yayın organı sahibi olmanız rüyalarınızda bile sözkonusu değilken bugün birkaç tık ve birkaç döküman ötenizde duran bu fırsatı kaçırmayın.

Makul Maliyetlerle Sürekli Güncelleme

15 Aralık 2006 Cuma 04:04, Osman Seyit Börütecene

Web sitenizi sürekli güncellemenin ne kadar önemli olduğundan bir önceki yazımda bahsetmiştim. Herşeyi bir yana bırakıp bütün bütçemizi web tasarımcılarına mı ayıralım diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Web siteniz eğer doğru düzgün geliştirildiyse güncellemeyi kendiniz yapabiliyor olmalısınız.

Şirketinizin bir blogu olmalı. Blog yazılımları sürekli güncelleme yapmayı çok kolaylaştıran yazılımlardır. Her sabah sadece beş-on dakikanızı ayırarak web sitenize yeni bir yazı ekleyebilirsiniz, kimseye ödeme yapmadan!

Bu nedenle sizi WordPress ile tanışmaya davet ediyorum. Gerek İngilizce gerek Türkçe olarak geniş bir dökümantasyona sahip olan WordPress’i bir kere kurduktan sonra kimseye ihtiyaç duymadan web sitenizi/blogunuzu sürekli güncelleyebilirsiniz.

Makul maliyetlerle sürekli güncelleme yapmanın en doğru yolu blog sahibi olmak ve iyi bir blog yazılımı kullanmaktır. Ayrıca blog yazılımları birçok güncelleme servisi de içerdiğinden (arama motorlarını her yazıdan sonra otomatik olarak güncellemeden haberdar etmek gibi) arama motorlarında daha üst seviyelere çıkmanıza da yardımcı olurlar.

Sürekli Güncelleme İle Hayatta Kalmak

15 Aralık 2006 Cuma 03:56, Osman Seyit Börütecene

İnternet kullanıcılarının (yani sokakta gördüğünüz her 5 kişiden en az birinin) internetten en çok faydalandıkları alanlardan biri ürün ya da hizmet satın almadan önce bu konuda araştırma yapmak. Bu araştırma ise genellikle başta google olmak üzere arama motorlarına başvurarak yapılıyor. Aranan kelimeler genellikle “uçak bileti, conta, tekstil, kumaş, pantolon-gömlek, sigorta, hukuk, avukat, sağlık, vs.” gibi kelimeler. Yani ürün ya da hizmet arayan kişi belli bir sektör adını ya da belli bir ürün/hizmet adını kullanarak arama yapıyorlar.

Şimdi bu yazıyı okumaya ara verin ve google’a girin. Kendi iş alanınızda bir arama yapın bakalım kendinizi bulabiliyor musunuz?

Geldiniz mi? Eğer ilk 30 sırada kendinizi bulduysanız bu yazıyı okumak için daha fazla zaman harcamayın. İnternet görünürlüğünüz gayet sağlam demektir. Kendinizi ilk 10 içerisinde görmek istiyorsanız o ayrı, bir mail atın görüşelim.

Eğer internette kendinizi bulamıyorsanız web siteniz arama motorları için iyi ayarlanmamış olabilir. Web sitenizin teknik açıdan arama motorlarını hoş karşıladığından eminseniz o zaman çok büyük bir ihtimalle sorun web sitenizin uzun süredir güncellenmemiş olmasından kaynaklanıyor.

Google, ve diğer arama motorları, ziyaretçilerine aradıkları konularda en alakalı sonuçları gösterme çabasının yanısıra en güncel sonuçları da göstermeye çalışıyorlar. Dahası, konunun tek yönü güncellik de değil. Sizden daha fazla güncelleme yapan rakipleriniz doğal olarak içinde daha fazla gerekli anahtar kelimeler geçen metinlere sahipler çünkü sitelerine sürekli yeni metinler ekleniyor.

Ne yapmalısınız?

Web sitenizi güncelleyin. Haftada iki üç güncelleme, arama motorlarında daha üst sıralarda yer alabilmeniz için yeterli olacaktır. Güncellemelere hemen başlayın ve sabredin. Bir iki ay içinde arama motorları web sitenizi ayda birden daha sık ziyaret etmeye başlayacaklar. Bunun doğal bir sonucu olarak da siteniz daha üst sıralarda yer alacak.

WordPress.com Tasarımını Yenilemiş

14 Aralık 2006 Perşembe 23:51, Osman Seyit Börütecene

Ve görmeye değer olmuş!

Bir HP Sorunu

14 Aralık 2006 Perşembe 18:23, Osman Seyit Börütecene

Eloy HP teknik servisi ile önemli ve ciddi bir sorun yaşıyor.

Blog Yazılımları: Masaüstü Uygulamaları

14 Aralık 2006 Perşembe 17:45, Osman Seyit Börütecene

Dostum Menguzar konu hakkında kedi tasması‘nda güzel bir derleme yapmış.

Açık Kaynaklı Tasarım Süreci

14 Aralık 2006 Perşembe 16:56, Osman Seyit Börütecene

Mehmet Doğan Altı Üstü Tasarım adlı sitesinde açık kaynaklı tasarım sürecini tartışıyor.

Blog Furyası: Neden WordPress Kullanmalısınız?

14 Aralık 2006 Perşembe 16:51, Osman Seyit Börütecene

WordPress, ücretsiz olarak dağıtılan bir içerik yönetim sistemi yazılımı. Büyük ölçüde blog amaçlı kullanılıyor. Önceden hazırlanmış yüzlerce kullanışlı teması/şablonu var. Yazılarınızı idare etmeniz çok kolay. Bunun dışında WordPress sadece bloglar için tasarlanmış bir yazılım değil. WordPress, sıradan bir günlük gazetenin internet sitesini oluşturabilecek ve karmaşık tasarımları kaldırabilecek güçte.

Bir yandan da plugin (eklenti) adını verdiğimiz parçalarla WordPress’e yeni özellikler de katabilirsiniz. Özellikle son aylarda gittikçe daha popüler olan WordPress Sidebar Widgets ile blogunuzun/sitenizin sağ ya da sol sütununu istediğiniz türde ve çoklukta bilgi ile donatabilirsiniz.

WordPress, salt blog yazılımları hakkında fikri olmayabilecek günlük bilgisayar kullanıcısına hitap etmekle kalmıyor. Bir başka açıdan baktığınızda WordPress, php kullanmayı bilenler için de bir içerik yönetim sistemi işlevleri kütüphanesi olarak görev yapabilir. bu nedenle web tasarımı ve geliştirme ile ilgilenen herkesin mutlaka göz atması gereken; kullanması, kullandırması gereken çok başarılı bir yazılım.

Web yayıncılığı için ilk denemeniz gereken WordPress, php ve mysql ile bunları kullanabileceğiniz bir hosting hizmeti hakkında giriş seviyesinde bilgi sahibi olmaktan başka birşey değil.

Web Sitesi Nedir, Nasıl Yapılır? 2

14 Aralık 2006 Perşembe 14:40, Osman Seyit Börütecene

Bu yazı, Web Sitesi Nedir, Nasıl Yapılır? adlı yazının devamıdır.

Geçen sefer bir web sayfasının ana yapısından ve basit bir web sayfası yapmayı niçin bilmeniz gerektiğinden bahsetmiştim. Şimdi birazcık daha derine inip sayfamıza içerik ekleyelim.

Örneğimiz şöyle;
basitsayfa.png

Burada kullandığımız tag’lerden bazılarını önceki yazımızdan hatırlayabilirsiniz ancak bu kez içerik de ekledik. “h1″ tagleri arasına yazdığımız şey sayfada başlık büyüklüğünde görünecek. “p” tagleri arasına yazdığımız şey ise bir adet paragraf, istediğiniz kadar yazı ekleyebilirsiniz oraya.

Şimdi bakalım yaptığımız şey bir browserda nasıl görünüyor? Bu kodu bir text dosyasına yazıp dosyayı web-sitem.html adıyla kaydederseniz bu dosyanın üzerine çift tıkladığınızda kullandığınız browserda açılır ve sonuçları görebilirsiniz. Tabi resim.jpg’in de görüntülenebilmesi için web-sitem.html dosyası ile aynı klasörde yer alacak resim.jpg adında bir resim olmalı. Bunun için herhangi bir resmi o klasöre atıp adını resim.jpg olarak değiştirebilirsiniz.

Şimdi biraz daha önemli bir konuya gelelim, birçok ofis yazılımı yarattığınız dökümanları web sayfasına otomatik olarak çeviriyorken biz neden html hakkında bilgi sahibi olmak zorundayız? Çünkü ofis yazılımları dökümanlarınızı web sayfasına çevirirken bu işi bizim az evvel yaptığımız kadar sade yapamıyorlar. Başta Microsoft Office ailesi olmak üzere herhangi bir ofis yazılımında yarattığınız belgeyi web sayfası olarak kaydetme opsiyonunu kullanarak kaydedin ve sonra onu bir metin editöründe açın, mesela notepad’de. Göreceksiniz ki her birkaç satırda bir font tipi, font rengi, arkaplan rengi, vb. her satırda gerekmeyen detaylar kodun içine yerleştirilmiş. Bu nedenle bazı basit web sayfalarını elle yapmak, bunu hazır yazılımlar kullanarak yapmaktan daha kolaydır.

Peki sonuçta görüntü aynı görüntü, kodlar karmaşık olsun ya da olmasın sonuç alabildiğimize göre neden sade ve basit bir kodlama tercih ediyoruz? Çünkü arama motorları sizinle aynı kanıda değil. Web sayfanıza fazladan yerleştireceğiniz her “table”, h1, h2, h3, vs. yerine başlıklarınızı belirtmek için kullanacağınız her “b” (bold) tag’i, sizi arama motorlarında sonuç elde etmekten biraz daha uzaklaştırıyorlar. Bizim burada gösterdiğimiz örnekler, arama motorlarına ya da internette benzeri görev yapan diğer robotlara yazdığımız yazının içinde neyin nerede olduğunu anlatıyor. Yani biz robotlara diyoruz ki “şimdi sen bu yazıyı endeksleyeceksen ve veritabanına atacaksan, bu yazının başlığı bu, içeriği de şu”. Diğer türlü robotlar yazımızın başlığını içeriğinden ayırdedemezler.

Madem öyle niçin ofis yazılımları böyle sorunlu kodlar üretiyor? Sizin de takdir edebileceğiniz gibi bu sorunun muhatabı ben değilim, yazılımınızı satın aldığınız yere danışın.

Sanırım rahat bir çizgide devam edebilmemiz için bugünlük bunlar yeterli olmuştur. Internet ve web okur yazarlığı hakkındaki yazılarıma ilerleyen günlerde devam edeceğim.

Arşiv Sayfası

13 Aralık 2006 Çarşamba 15:58, Osman Seyit Börütecene

Sitedeki yazı sayısı 20′nin üzerine çıktı. Dolayısıyla bir arşiv sistemi devreye sokmak şart oldu. Şu anda faal halde bir arşiv sayfam var ancak tamamını türkçeleştirmedim, biraz idare edebilirseniz durumu, en kısa zamanda tamamen türkçe olacak.

Flash Intro Karizması Üzerine

13 Aralık 2006 Çarşamba 15:51, Osman Seyit Börütecene

Zihninizde şöyle bir sahne canlandırın: Ürün ya da hizmetiniz her ne ise bunu tanıtmak için bir fırsat yakaladınız ve 10 dakikalık bir tanıtım hazırladınız. Tanıtımınıza başladınız, ama o da ne! Birinin ürününüze ya da hizmetinize çok ihtiyacı var ve hemen şimdi satın almak istiyor. Ne yaparsınız?

a) Ürün ya da hizmetin satışını gerçekleştirirsiniz.

b) Satın almak isteyen kişiye tanıtımınızı sürdürmek konusunda ısrar edersiniz.

Bugün, web tasarımcılarından flash intro (evet feci bir tanım ancak böyle anılıyor tüm yurtta ve dış temsilciliklerde) isteyen her kişi ya da kurum “b)” şıkkını işaretlemiş demektir.

Acilen sizinle ya da şirketinizle irtibata geçmek isteyen, ürünleriniz hakkında bilgi sahibi olmak isteyen (öğrenecek ki satın alacak) insanları kapınızda bekletiyorsunuz, ne uğruna? Ne kadar cool olduğunuzu göstermek için mi?

Ayrıca Flash tasarımların arama motorlarında listelenmemek gibi bir dezavantajı da var. Bazı uygulamalarda flash içeriğin metin olarak bir kopyası yorum biçiminde html kodun içine yerleştirilse de arama motorları buna güvenemezler.

Özellikle marka olarak çok çok iyi tanınan, yani insanların bir kerede adres satırına web sitenizin ismini tahmin ederek yazabildikleri bir kurum değilseniz arama motorlarına ihtiyacınız var demektir. bu durumda onlardan saklanmaya çabalamanız kadar büyük bir lüks olamaz.

Satın almaya hazır potansiyel müşteriden kaçmak, ne kadar işinize gelir?

Bunları düşünerek flash intro konusunda ısrar etmekten hemen şimdi vazgeçin ve flash teknolojisini çok daha faydalı amaçlarla kullanın. Örneğin bir ürünün uygulamalı örneğini hareketli olarak sunmak için. Örnekler çoğaltılabilir.

Web Sitesi Nedir, Nasıl Yapılır?

13 Aralık 2006 Çarşamba 09:35, Osman Seyit Börütecene

Web sitesi, 21. yüzyılın döküman biçimidir. Geride bıraktığımız 500 yıl için kağıt, mürekkep, matbaa ne ise internet ve web siteleri de günümüz için odur.

Gündelik ofis işlerinde bilgisayarlarla çalışıyorsanız hergün birçok döküman yaratıyor ve kullanıyor olmalısınız. Web siteleri de birer bilgisayar dökümanı ya da dökümanlar topluluğu olarak adlandırılabilir. Farkları ise bizim günlük olarak kullandığımız bilgisayarlardan farklı türde bilgisayarlar üzerinde saklanmalarıdır. Bu bilgisayarların farkı üzerlerindeki dökümanlara daha fazla sayıda erişim sağlayabilmeleridir. Yani evdeki ya da işteki bilgisayarınız üç beş kişinin okuyabileceği bir kitapken web siteleri kütüphaneler gibi yüzlerce, binlerce, onbinlerce kişiye hizmet sunarlar. Tabii ki web siteleri alıştığımız kütüphanelerden farklı olarak milyonlarca kişiye hizmet verebilir.

Web siteleri, bahsettiğimiz bu dökümanları bir bilgisayar üzerinde hazırlayıp bunları çok sayıda kişiye hizmet verme özelliği olan bilgisayarlar üzerine yükleyerek yapılır. Bir web sitesinin arka planında şu yapı bulunur:

text.png
(Internet Explorer 6 ve daha düşük bir sürüm kullanıyorsanız üstteki yazının arkaplanı turkuaz ya da benzeri bir renk görünebilir. Bunun nedeni Microsoft Internet Explorer’ın png resim formatını tam olarak anlayamaması ve kullanamamasıdır. Internet Explorer 7′yi indirebilir ya da gerçek bir browser kullanabilirsiniz)

“head” kısmı, sayfanın hangi dilde olduğuna, kim tarafından yaratıldığına, arama motorlarının bu sayfaya karşı nasıl davranmaları gerektiğine, eğer varsa sayfanın CSS linkine ve benzeri konulara dair bilgiler içerir.

“body” kısmı ise sayfanın içerik kısmıdır. Şu anda okuduğunuz bu yazı, bulunduğunuz web sitesinin “body” kısmında yer almaktadır.

Web sayfası hazırlamayı yeni öğrenenler için içerik kısmı daha çok önem taşımalıdır. Aslında sayfanın en değerli yeri burasıdır. Bir sonraki aşama ise, sayfaya yani içeriğe, font seçimi, renk seçimi, biçimler gibi özellikleri kazandıracak olan “style sheet (CSS)” kısmını öğrenmek ve uygulamak olmalıdır.

Web sayfası hazırlamayı öğrenmeye ihtiyaç var mı?

Birden fazla açıdan yaklaşılması gereken bir soru bu. Birincisi, yazının en başında belirttiğim gibi, yazının icadından bu yana kadar okuma yazma bilmek ne ise bugün bilgisayarları ve interneti kullanabilmek de aynı anlama gelmektedir. Nasıl ki matbaanın icadı sonrası tüm dünyada kitaplar ve böylelikle bilgiler ve fikirler daha hızlı yayılır oldularsa, günümüzde de internet ve bilgisayarlar sayesinde bu hız yüzlerce hatta binlerce kata ulaşmıştır. Böyle bir dünya üzerinde basit bir web sayfasını hazırlamak ve yayına sokabilmek birçok ofis yazılımını kullanmaktan daha kolayken bu donanıma sahip olmayı gözden çıkaramazsınız. Elbette kimse sizden bir Google, bir Yahoo inşa etmenizi beklemiyor ancak basit bir özgeçmişi ya da basit bir makaleyi başlıklarıyla paragraflarıyla linkleriyle html formatında biçimleyebilmenizin değeri okuma yazma bilmek kadar önemlidir.

Bir diğer açıdan bakarsak, günümüzde WordPress gibi son derece profesyonel yazılımları bedavaya edinmek ve kullanmak mümkün olduğundan, fazla birşey öğrenmenize gerek kalmadan internet üzerinde ustaca yayıncılık yapabilirsiniz. Ancak yine de bazı detaylara vakıf olabilmeniz için ya wordpress sidebar widgets gibi eklentileri kurmanız ve yönetmeniz ya da kullandığınız şablonları html bilginizle elle düzeltmeniz, eklemeler ve çıkarmalar yapmanız gerekecektir.

Yani her açıdan 21. yüzyıl için geçerli olan okuma-yazma bilen kişi konumuna erişmenizde fayda var.

Neyse ki bu konuda yardımsız değilsiniz. İnternet bu konuda tonlarca döküman ve örnekle dolu. Bunun yanısıra ben de bu sitede konu hakkında öğreten yazılar yazmayı sürdüreceğim.

WordPress’te Statik Anasayfa Yapmak

10 Aralık 2006 Pazar 19:15, Osman Seyit Börütecene

Diyelim ki www.ornek.com adresinde kurulu bir wordpress blogunuz var ve siz blog adresinizin www.ornek.com/blog biciminde olmasını istiyorsunuz. Anasayfanıza da başka bir içerik yerleştirmek istiyorsunuz.

home.php adında bir dosya yaratın. Bu dosya sizin anasayfanız olacak. Bu dosya varoldukça WordPress açılışta index.php den önce bu dosyayı arar. Eğer varsa index.php yerine bunu gösterir. Bu dosyanın halihazırda kullandığınız Theme’in anadizininde olması gerekiyor, tıpkı theme’e ait olan diğer php dosyaları gibi. Yani: www.ornek.com/wp-content/themes/theme_adi/home.php

Eğer anasayfanızın görünümünün ve özellikle de baş (header) ve son (footer) kısımlarının diğer sayfalarınızla uyumlu olmasını istiyorsanız yaratacağınız home.php dosyasının şöyle bir yapıda olması gerekiyor:

<?php get_header(); ?>
/*header’ı getiriyoruz. Bu sizin her zaman kullandığınız theme’in eğer varsa menülerinizi de içeren, blog adını içeren ve açıklama kısmını içeren baş bölümü*/

// bu kısım artık sizin, burada ne isterseniz yapabilirsiniz.

<?php get_sidebar(); ?> //sidebar’ı anasayfada da istiyorsanız bu satırı da eklemeliyiz.
<?php get_footer(); ?>//bu da kullandığınız theme’in son kısmını ekleyecek.

Şimdi her zamanki blogunuzun görüntüleneceği sayfayı hazırlayalım, blog.php adında bir dosya yaratıyoruz ve içinde şunlar bulunuyor:

<?php
/*
Template Name: Blog
*/
?>

<?php query_posts(’cat=-0′); //alıştığınız eski blog anasayfasını getirmek için
load_template( TEMPLATEPATH . ‘/index.php’); //eski anasayfa theme ve/ya da template’ini yüklemek için
?>

Evet şimdi hazırsınız. Dikkat etmeniz gereken birşey de eğer sidebar’ı da ekliyorsanız ki özellikle sidebar widgets kullanıyorsanız eklemek isteyebilirsiniz, bu sırada açık kalmış bir div tag’i bulunmaması.

Şimdi wordpress kontrol panelinize girin ve yeni bir sayfa yaratın, yarattın sayfanın template’i olarak da blog.php gösterin.

İşte bu kadar.

Kaynak: http://codex.wordpress.org/Pages

Daktilodan Kalma Alışkanlıklarımız

10 Aralık 2006 Pazar 07:53, Osman Seyit Börütecene

Günümüzde metin belgeleri hazırlamak için bilgisayarları ve ilgili yazılımları kullanıyoruz. Bunları kullanırken alışkanlıklarımızdan sıyrılmak ve birçoğumuz için hala yeni olan bu yönteme ve hayat tarzına ayak uydurmak kolay değil. Bir yandan da, hiç farıkında olmadan yaptığımız bazı hatalar ve bunlardan kaynaklanan uyumsuzluklar var. Bu hatalardan bir tanesinden yola çıkarak bu konuyu biraz aydınlatmaya çalışacağım. Hatalı konumuz ise size basit görünecek belki; bilgisayarda yazı yazarken “enter” tuşunu lüzumsuz yere satırbaşı yaratmak için kullanmak.

Bilgisayarlarda kullandığımız kelime işlemciler (mesela OpenOffice Writer, Abiword, Microsoft Word, vb.) yazdığımız yazıları satır olarak değil paragraf olarak değerlendirirler. Oysa daktilolar zamanında böyle yapmazdık, satır başına gelince silindirimizi yeniden satır başına götürmek için elle bir hareket yapmamız gerekirdi. Buradan kalma alışkanlıkla bilgisayarlarda yazı yazarken sonuna geldiğimize inandığımız bir satırı atlayıp yeni bir satıra geçmek için “enter” tuşunu kullanıyoruz. Hata şurada; yeni bir satır olduğuna karar verdiğiğmiz şey satırbaşı değil. Daktilodayken önümüzde A4 boyutunda bir kağıt vardı ve yeni bir satıra geçmemiz gerektiğinden emindik ama elektronik ortamlarda bunu bilemeyiz. Çünkü yazdığımız yazının nasıl bir ekranda görüneceğini bilmiyoruz. Biri bunu cep telefonundan internet üzerinden de okuyor olabilir, genişliği evdeki televizyonunuzdan daha büyük olan bir monitorde de okuyor olabilir.

İşin doğrusu;

Bu bir paragraf. Paragrafta satır başına gerek yoktur.

Bizim enter’ladığımız yazı;

Bu bir paragraf. Paragrafta
satır başına gerek
yoktur.

İkincide satırların nerede başlayıp nerede biteceğine karar vermeye çalıştık ama oysa yapmamız gereken paragrafın başına ve sonuna dikkat etmekti.

Şimdi bilgisayarda yazdığınız dökümanları basarken yaşadığınız görsel tuhaflıkları hatırlayın. Mesela bazen dökümanı basarsınız ve fazladan boş bir sayfa çıkar, tanıdık geliyor mu? İşte o boş sayfalar fazladan bastığınız enter’lardan oluşuyor. Ya da paragraflar arasında boşluk farklılıkları görüyorsanız, bunlar da o fazladan enter’lardan oluşuyor.

Sanırım biraz fazla teknik bir anlatım oldu ama deneyerek alışılabilecek bir şey bu.

Yeni WordPress Teması Shonfonfe

7 Aralık 2006 Perşembe 19:29, Osman Seyit Börütecene

Genel kullanıma yönelik yeni WordPress teması hazırladım. WordPress Sidebar Widgets uyumlu.

Shonfonfe’yi kullanımda görebilirsiniz:
http://jefe.hayatkisa.com/(İlk kişisel blogum)

Shonfonfe’yi indirin ve kullanın
zip olarak
tar.gz olarak

Shonfonfe Theme

Template büyük ölçüde WordPress Classic üzerine kurulu. Phu Ly‘nin Treba teması da bu tema’nın css’sini hazırlarken bir hayli yardımcı oldu. Elbette en büyük ilham kaynağı National geographic dergisinin yüz yıldan fazla zamandır değişmeyen sarı çerçevesi idi.

CSS dosyası üzerinde rahatça çalışabilir durumda, yeteri kadar açıklama içeriyor. Zaten çok büyük de değil, 250 satırın biraz üzerinde.

TemaCC Attribution-Share Alike 2.5 License ile lisanslı.

Teknik sorularınızı, bulduğunuz bug’ları vs. yi bu post altına yorum olarak yazabilirsiniz. Tema’nın ana sayfası ise visnum.com/shonfonfe adresinde (ingilizce).

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar