Cumhuriyet mitinglerinin 5.si bu pazar günü İzmir’de yapılacak. Cumhuriyet mitingleri şimdiye kadar sırasıyla Ankara Tandoğan, İstanbul Çağlayan, Çanakkale ve Manisa’da yapılmıştı. Mitingin organizasyonunda büyük emeği olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan SAYLAN bu mitinge katılımın diğer mitinglerden de yüksek olacağını öngörüyor. Ben de bu mitinge katılmayı çok istiyorum, Çağlayan mitinginde vatana olan borçlarımdan bir kısmını daha ödediğime inanıyorum.
Goddess Artemis, blogunda Cumhuriyet Mitingleri hakkında çok önemli ve mutlaka okunması gereken bir yazı yazdı. Yazdıklarını okuyunca şaşıracaksınız.
Türkan Saylan hakkında siyasi islam savunucusu olan medya, hem gazeteleri hem de televizyonlarıyla, üstüne bir de internet siteleriyle ciddi bir karalama kampanyası başlattı. Bu karalama kampanyasında Türkan Saylan’ın din düşmanı olduğundan tutun da hristiyanlık savunucusu ve hatta misyoner olduğuna dair saçmasapan iddialara da yer veriliyor. Ben de bu siyasi islam savunucusu medyanın ortaya koyduğu islami misyonerliğin irdelenmesi gerektiğine inanıyorum.
Az evvel Kanal D’de 32. Gün’e rastladım. Mehmet Ali Birand, birkaç uzmanla birlikte bir araştırma sunuyor. Araştırmada sorulan soruların yetkinlik derecesi bana göre oldukça düşük ve taraflı sorulardan oluşuyor.
İktidar partisi AKP’nin Türkiye’de demokrasiyi ve laik cumhuriyet rejimini yıpratmak için sarfettiği çaba mide bulandırıcı bir hal alalı uzun zaman oldu. Bu partinin yaptıklarına dense dense bindiği dalı kesmek denir. Bindikleri dal da demokrasidir. Onları tek parti iktidarına laik ve bağımsız cumhuriyet Türkiye’si taşımıştır.
Bugünlerde yaşanan tartışmalar bir yönüyle beni çok üzüyor. Türkiye’de siyasi konularda çok seslilik, çoğulcu demokrasi, halkın yönetime katılımı yerine ikilik yaratmak isteyenler her kimler ise bu isteklerini yerine getirmekte olduklarını gözlüyorum. Birbirimize düşüyoruz.
Gönlümden geçen, 13 Mayıs 2007′de İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda halkın demokratik tepkisini daha da yükselen bir sesle dile getirmesi. Bağımsız, demokratik, laik bir Türkiye Cumhuriyeti’ne hepimiz destek olmalıyız. Din ve vicdan hürriyeti, yani inanç özgürlüğünü korumanın da tek yolu sivil demokratik katılımlardır. Bugün laik, yani dini açıdan tarafsız bir Türkiye Cumhuriyeti’ne destek vermeyen herkes yarın inançlarına karışılmasına göz yummuş olacaktır.
Tüm blog yazarlarına sesleniyorum: Gelin, hakim medyanın “ya darbe ya şeriat” şeklinde dayattığı oyuna “ben bu oyunda yokum” diyelim. Bağımsız bir Türkiye için elimizden her geleni yapalım, yaptıralım. Bizleri birbirimize düşürmelerine müsaade etmeyelim.
Benzer yazılar:
- Belediyeden Mayo Reklamı Yasağı
- Milyonlar Toplanmış Sen Hala Tek Kişinin Peşindesin
- Halk daima haklıdır
- Savaş görmüş bir Türkiye ile savaş görmemiş bir Türkiye arasındaki fark

Pazar günü bir çok arkadaşım ile beraber Gündoğdu Meydanında olacağız. Katılımın 2 milyona yakın bir sayı olması bekleniyor.
Tandoğan, ÇAğlayan, Manisa, Çanakkale, İzmir…
Metin, Ali, Feyyaz diye başlayan bir tezahurat vardı, bilmem hatırlar mısınız?
Dün gibi hatırlıyorum valla.
Ben oradaydım ve gerçekten muhteşem bir kalabalık vardı. Özellikle deniz kıyısında yapılması birçok insanın fenalaşmasını engelledi. Aklımda kalan sloganlar ise;
” Anamızı aldıkta geldik ” [ Zübeyde Hanım' ın Resmi ]
” Ampülleri söndürmeden tatile çıkmayacağız ”
” Edison pişman ”
” Gavur İzmir Burada ”
” Sen Ne kadar Laiksen bizde o kadar Gavuruz ”
” Çimlere basma Tayyip çimleri eziyorsun kusura bakma Tayyip ampüle benziyorsun ”
Ve Kıbrıs Şehitlerinde bir Cumhuriyet’ in kuruluşunu gören teyzenin balkonunda
1918′ de Türk ordusuna başörtüsüyle silah taşıyan analarımız Müslüman değil miydi? Din sıkmabaşlıların ellerine kaldıysa…
”
Yukarıda bahsettiğim teyze;
http://img376.imageshack.us/img376/6964/galleryimages5cfoto20hawe1.jpg
cumhuriyet mitingi çok güzeldi benim düşüncem bütün solcu partiler birleşsin.(chp-dsp-shp) böyle olursa sağcılar başa geçemez.bu ülkede cumhuriyetçi insan çok.hepsi farklı farklı solcu partilere verip küçücük kücücük oylar alacağına;akp vb. partiler yeneceğine solcu partiler yensin.türkiye laiktir laik kalacak!
TANDOĞAN, ÇAĞLAYAN, GÜNDOĞDU
Bu üç mitingde oluşan insan selinin Atatürk’ün; “Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Devletçilik, Devrimcilik, Laiklik” ilkelerini özde benimseyen insanlar olduğunu hâla anlamayan siyasetçiler olduğunu görüyoruz. O meydanları dolduran insanlara ne istediklerini sormadan, TV başından izleyip köşelerine kendi beklentileri doğrultusunda yazılar döktürerek okuyucularını çileden çıkartan köşe yazarları olduğunu görüyoruz.
Hanımlar, Beyler!
O insanların; 1938’den beri yarım bırakılmış devrimlerin kaldığı yerden devam ettirilmesini istediklerini neden görmek istemiyorsunuz? O insanların ekonomik ve siyasi yönden tam bağımsız Türkiye isteklerini neden görmezden geliyorsunuz?
O meydanlarda, öz veri ile bin türlü zorluğa göğüs gererek toplanan yaşlı-genç, kadın-erkek, AKP’nin ve geçmiş hükümetlerin; AB ve ABD yanlısı tutumuna karşı sloganlar atıyorsa; bu, onların ve AKP’nin “Atatürk Devrimlerini” yıkıp yerine din devleti ve bağımlı Türkiye oluşturma çabalarına dur diyebilmek içindir.
Nasıl siz, O insan selinin ve O meydanlara gidemediği için evlerine bayrak asarak aynı düşünceyi paylaştığını anlatanların düşüncelerini umursamıyorsanız; sizin köşe yazılarınızda dile getirdiğiniz kimi parti liderlerinin birleşmesi ve küçük çıkarlarını, çıkarlarınızı korumaya çalışmanız da O meydanları dolduran insanların umurunda değil. Anlayın artık bunu.
Bakınız; kemikle beslenen bir kuş varmış. Yutacağı kemiği önce kıçında ölçermiş. Çıkartamayacağı kemiği yutmazmış.
Devletler de aynı politikayı izlemez; ödeyebileceğinden çok fazla içe ve dışa borçlanırsa, yediğini çıkartamaz, dış ve iç borç patlaması yaşar.
O meydanlara çıkan insanlar planlı kalkınma; yani yeterli beslenmesini, sağlıklı yaşayabilmesini ve iyi giyinebilmesini sağlayacak kadar bir iş ile başını sokacak bir evi olsun istiyorlar.
Bir zamanlar bir siyasetçimiz “hele bir yetmiş milyon olalım da görür onlar” demişti.
Şimdi yetmiş milyon olduk. Başımız göğe mi erdi? Bu nüfus artışına karşın iş alanları azaldı. Tarım, geçmiş hükümetler ile AKP tarafından desteklenmediği için; tarımda barınan kesim şehre göçüp işsiz kaldı. Çiftçi “anasını da aldı meydana daldı”. İşsizlik sonucu hırsızlık, soygunculuk, kap-kaç, sahtekârlık aldı yürüdü. Sosyal yaşantı bozuldu.
O meydanları dolduranlar; ülkede planlı ve dışa bağımlı olmayan bir tarım, enerji, sanayi politikası olmasını istiyorlar.
Ülkemizin yeraltı, yerüstü kaynaklarının yabancılara ihraç edilecek sanayi ürünleri uğruna peşkeş çekilmemesini istiyorlar.
Demokrasilerde iktidarlar ve hükümetler, şikâyet ve muhalefet etmek değil, bu sorunlara çözüm üretme, sorun çözme aygıtlarıdırlar. Mesajı ya doğru okuyun ya da yerinizi doğru okuyanlara bırakınız. Hoş kalın.
Halil Çelikkıran
BCP Osmaniye İl Bşk.
cumhuriyet mitinglerine katılanlar çök üzgün televzonlard an izleyenler rektörlerin öğretim üyelerinin aydın insanların hakırışını görmedi mi aziz nesin yerden göğe kadar haklıymış seçimlerin sonucu bunu kesin olarak gösterdi .a.k.p. ye oy verenler aynı zamanda p.k.k.ya mermi verdiler A.B.D. P.K.K. Barzani Talabani A.B Kıbrıslı Rumlar numaralı cumhuriyetçiler şeriat özlemcileri seçim sonuçlarına göbek atıyor Şimdi yeniden Samsuna çıkma zamanı içimizdeki Mustafa Kemal Atatürk ateşi hiç sönmeyecek